11. Ceza Dairesi 2012/2998 E. , 2012/3466 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : -2002 takvim yılı için ; 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek 213 sayılı Yasanın 359/b-1, 765 sayılı TCK.nun 80. maddesi gereği 21 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin. -2003 takvim yılı için ; 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek 213 sayılı Yasanın 359/b-1, 765 sayılı TCK.nun 80. maddesi gereği 21 ay hapis cezası ile cezalandırılması
**11. Ceza Dairesi 2012/2998 E. , 2012/3466 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : -2002 takvim yılı için ; 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek 213 sayılı Yasanın 359/b-1, 765 sayılı TCK.nun 80. maddesi gereği 21 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin. -2003 takvim yılı için ; 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek 213 sayılı Yasanın 359/b-1, 765 sayılı TCK.nun 80. maddesi gereği 21 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin. -2004 takvim yılı için ; 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek 213 sayılı Yasanın 359/b-1, 765 sayılı TCK.nun 80. maddesi gereği 21 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin. Sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün sorgusunda beyan ettiği adrese tebliğe çıkartılıp, anılan adresdeki binanın yıkıldığı ve sanığın da tanınmadığı gerekçesi ile bila tebliğ iadesi üzerine bu kez aynı adrese Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebliğe çıkartıldığı, duruşma gününün tebliğine ilişkin tebligat evrakına verilen şerhten de bu adreste tanınmadığı gerekçesi ile iade edildiği, yakalama kararı üzerine Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından savunması alınan sanığın bu ilçede bir otelde çalıştığının belirlendiği, dosya kapsamından sanığın sorgusunda beyan ettiği adrese daha önce geçerli bir tebligat yapıldığına ilişkin belgeye rastlanılmadığı ve Tebligat Kanununun anılan maddesi uyarınca yapılan tebligat işleminin geçerliliğinin bulunmadığı gibi sanığın sözü edilen tebligat tarihinde bir başka suçtan Güdül Cezaevinde bulunduğu müddetname ve sanığın dilekçesi içeriğinden anlaşılmakla; öğrenme üzerine temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında sanığa yüklenen “2002-2003-2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 2002-2003 yılları ile 10.06.2004 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 14.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.