T.C. DİYARBAKIR BAM 10. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/3187 - 2026/219 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. HUKUK DAİRESİ Dosya No : 2025/3187 Karar No : 2026/219 Karar Tarihi : 12/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki yapılan yargılamada ilk derece mahkemesince verilen ve yu…
T.C. DİYARBAKIR BAM 10. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/3187 - 2026/219 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. HUKUK DAİRESİ Dosya No : 2025/3187 Karar No : 2026/219 Karar Tarihi : 12/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki yapılan yargılamada ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla; 6100 sayılı HMK m.352 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A)Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait Seat Leon 2017 model ......plakalı aracın 27.05.2023 tarihinde,...... bulvarı üzerinde Seyrantepe istikametinde giderken, davalı sigortacıya sigortalı ......'ın maliki bulunduğu Skoda Superb 2017 model .....plakalı aracın seyir, halindeki müvekkili .....'a ait ..... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasının kaza tespit tutanağının içeriği dikkate alındığında davalının %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, aracın davalı şirketçe sigortalı tarafın %100 kusuru sebebiyle gerçekleşen kazada hasarlandığını, günlerce onarım gördükten sonra tamamlandığını, bu onarım sırasında alt karlık, ön tampon, motor kaputu, ön panjur, ön panel ön cam, ön çamurluk sağ, far komple sağ, ön tampon demiri, ön çamurluk davlumbazı sağ, sis lambası ön sağ, motor kaput kilidi, motor kaput menteşesi sol-sağ, ön tampon spoyleri, ön far çerçevesi sağ, ön tampon braketi sağ, çeki demir kapak ön, park sensörü ön, park sensörü kapağı ön, motor kaput kilit karşılığı, far bağlantı braketi, kablo soketi, ön çamurluk davlumbazı sağ, park sensör kapağı ön, far bağlantı braketi, park sensör kapağı ön, ön tampon spoylerinin değiştirildiğini ve tamiri gereken parçaların ise boyandığını, müvekkiline ait aracın hiçbir kusuru olmadan kazaya karışmış olduğundan aracın artık ''kazalı araç'' durumuna düştüğünü, kazadan sonra araç değerinin azaldığını, araç ne kadar profesyonelce onarılmış olsa da, kural olarak onarılmış değerinin, aynı nitelikte hasarsız bir aracın değerinden düşük olacağını, zararı tazminle yükümlü olan davalı şirketin, tazmin borcunu doğuran eylemin meydana gelmesinden önceki durumu iadeye mecbur olduğunu, bu ilkenin zarar ister haksız eylemden doğsun ister sözleşmeye aykırı hareketten meydana gelsin aynen uygulanması gerektiğini, araçta meydana gelen hasar sebebiyle, müvekkiline ait araçtaki değer kaybının bilirkişi raporuyla da belirleneceği üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taraflarına net olarak hesaplanmamakla birlikte 1.000,00-TL tutarında olduğunu, bu zarardan davalı sigorta şirketin, kusurlu aracın Trafik Sigortacısı olduğunu ve 3. kişilere verilen zararı teminat altına aldığını, bu sebeple davalı Trafik Sigortacısının da Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları ve Karayolları Trafik Kanunu gereği değer kaybı zararından müteselsil olarak sorumlu olduğunu, araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarının ne kadar olduğunun mahkemece seçilecek uzman bilirkişi yardımı ile hesaplanabileceğini, iş bu nedenlerle müvekkiline ait araçta meydana gelen hasara binaen değer kaybı masraflarının tahsili amaçlı huzurdaki davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu belirterek; açıklanan nedenler ve yargılama safhasında belirlenecek durumlar karşısında fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; davalarının kabulüne, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybının karşılığı olan 1.000,00-TL'nin ( fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirkete gönderilen dava dilekçesi ekinde zarara ilişkin hiçbir bilgi ve belgenin yer almadığını, bu nedenle dava konusunu, talebi, delilleri görüp değerlendirmeden davaya yanıt verebilmelerinin mümkün olamayacağını, öncelikle bu hususların saptanabilmesi, davanın esasına ve usule ilişkin itirazlarını sunulabilmeleri için dava dilekçesi ve tüm delillerin taraflarına ibrazı gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesi ile birlikte delil ve belgelerini göndermemiş olması nedeniyle HMK 121 md. gereğince delillerin müvekkili şirkete tebliği gerektiğinden esasa ilişkin diğer cevap ve delil sunma haklarını saklı tuttuklarını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin ancak ve ancak teminat limiti miktarı kadar sorumlu olabileceğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kazanın oluşumunda kusur oranlarının tespiti gerektiğini, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tek başına kusurlu olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesindeki teminat limiti ile birlikte sigortalının kusur oranıyla sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olacağından ve taraflar arasındaki asıl ihtilaf kusur durumuna ilişkin olduğundan öncelikle kusur tespiti için dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine sevki ile tarafların kusur durumuna ilişkin rapor alınmasını talep ettiklerini, davacı tarafından müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine davacıya hasar bedeli olarak 45.000,00 TL ödediğini, yapılan bu ödemeler bağımsız ve tarafsız eksper tarafından düzenlenen rapor çerçevesinde yapılmış olup, yapılan ödeme sebebi ile davacının talebinin haksız olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı miktarının bilirkişi incelemesi ile tespiti gerektiğini, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği gibi temerrüdünün de söz konusu olmadığını, bu nedenle faiz taleplerinin haksız olduğundan reddinin gerektiğini belirterek; öncelikle dava şartları yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, eğer buna rağmen yargılamaya devam edilecekse haksız davanın esastan reddine, yargılamaya devam edilecekse bilirkişi raporuna itirazlarının kabulü ile yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına, yargılama harç ve giderleri ile ücreti-i vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. B)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 25/04/2025 tarihli kararla; "...Dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, tespit edilen değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur ancak yapılan hasar ödemesi sonrasında bakiye poliçe limitinin 75.000,00 TL olması nedeniyle sigorta şirketinin değer kaybı olarak bu bedeli ödemekle sorumlu olduğu değerlendirilmiş ve talep artırım dilekçesi dikkate alınarak 75.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine ve kabul edilen alacağa davalı sigorta şirketine başvuruyu takip eden 8. iş günü sonundan itibaren sigortalı aracın hususi araç olması nedeniyle yasal faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle "1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, A)75.000,00 TL değer kaybı tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," şeklinde karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. C)İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin tazminat talep eden araçta, dava konusu kaza ile meydana gelen hasar bedeline ilişkin ekspertiz incelemesi yapıldığını ve eksper tarafından tespit edilen 45.000,00 TL hasar bedeli miktarını davacı tarafa ödediğini, kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limitinin 120.000,00 TL olup bakiye poliçe teminat limitinin 75.000,00 TL olduğunu, işbu ödeme ile müvekkili şirketin poliçe sorumluluğunu yerine getirdiğini, ilk derece mahkemesince gerekçeli karara dayanak olan bilirkişi raporunda mevcut olan hata ve eksik incelemelere itiraz edilmişse de mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını, gerekçeli kararda ise itirazlarının neden kabul edilmediğine dair gerekçe gösterilmediğini, bilirkişi raporunda ....plakalı aracın kaza tarihinden önce ve sonraki rayiç bedel değerlendirmesinin de hatalı olduğunu, söz konusu raporun Rayiç Bedel Çalışmaları adlı kısımda aracın piyasa rayiç bedelinin yetkili bayii ikinci el birimleri ve internet portalları üzerinden fiyat araştırılması yapılarak tespit edildiğinin belirtildiğini, ayrıca bilirkişinin bu bedeli nasıl belirlediğine ilişkin dosyaya açık bir bilgi ve belge de sunmamış olup, bedelin internet verileri vasıtasıyla belirlendiğini belirtmekle yetindiğini, bu bakımdan raporun denetime elverişli olmadığını, tazminat talep edilen aracın geçmiş hasar sorgusunun eksik ve hatalı şekilde yapıldığı sabit olmakla birlikte aracın hasar kaydının bulunmadığı varsayılarak yapılan piyasa araştırması sonucunda belirlenen piyasa rayiç değerinin de hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı miktarının bilirkişi tarafından hatalı hesaplandığını, öncelikle 45.000,00 TL hasar meydana gelen araçta meydana gelen hasardan fazla değer kaybı olabilmesinin mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araç üzerinde oluşan 45.000,00 TL hasarın araçta 100.000,00 TL değer kaybına yol açtığına yönelik tespitin gerçeklikten uzak ve mesnetsiz olduğunu, bilirkişi raporunun bu yönüyle hükme esas alınamayacak nitelikte olduğunu, sigorta poliçesi düzenleme tarihi 04.12.2021 den sonrası olduğundan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5. maddesinde yer alan hüküm gereği, 04.12.2021 tarihinde yapılan değişiklik dikkate alınarak ek.1 de yer alan formülasyona göre değer kaybı hesaplaması yapılması gerektiğini, gerekçeli karara dayanak alınan bilirkişi raporunda değer kaybına sebep olan veya olmayan hasarlı parçalar adına herhangi bir değerlendirilme yapılmadığını beyanla Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/1183 esas 2025/493 karar sayılı kararının kaldırılmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. D)Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler ve Gerekçe: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre; istinaf incelemesine konu olan ve esas teşkil eden eldeki dava, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan değer kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda, davalı vekili .....'ın 27/01/2026 uyap oluşturma tarihli UYAP üzerinden elektronik imza ile gönderdiği dilekçesinde, istinaf hakkından feragat ettiklerini beyan ettiği, davalı vekilinin vekâletnamesine göre "istinaftan, temyizden, karar düzeltmeden feragat"e yetkili olduğu görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 349/2. maddesine göre; istinaf başvurusu yapıldıktan sonra istinaf talebinden feragat edilirse, dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise istinaf başvurusu feragat nedeniyle reddedilir. Anılan madde gereğince, istinaftan feragat dosya ilk derece mahkemesinde iken yapılmışsa bu mahkeme tarafından şayet dosya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderildikten sonra yapılmışsa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Mahkemesi tarafından istinaf talebinin reddine karar verilecektir. Tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin yapmış olduğu istinaf kanun yolu başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 349.maddesi gereğince feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davalı vekilinin istinaf talebinin, HMK'nın 349/2 maddesi gereğince İSTİNAFTAN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının davalı tarafça peşin yatırılan 1.281,00 TL nispi istinaf karar harcından mahsubu ile artan 549,00 TL nispi istinaf karar harcının istinaf eden davalıya talebi halinde iadesine, 3-)Davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-)Karar tebliği, harç, gider avansı iadesi ve diğer usulî işlemlerin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 302/5 ve 359/4 maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-a hükmü gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. Gerekçeli Karar Yazım Tarihi: 13/02/2026 Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.