11. Hukuk Dairesi 2010/12771 E. , 2012/18078 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.04.2010 tarih ve 2008/119-2010/164 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.11.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin in
**11. Hukuk Dairesi 2010/12771 E. , 2012/18078 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.04.2010 tarih ve 2008/119-2010/164 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.11.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ithal ettiği emtianın gümrük işlemleri için davalının vekil olarak tayin edildiğini, teslim edilen belgelere aykırı şekilde davalının ithal edilen plastikten mamul emtiayı işlemlerde kauçuk muayene eldiveni olarak belirtmesi nedeniyle müvekkiline gümrük vergi farkı, KDV cezası ve gümrük vergi cezası tayin edildiğini, 30 gün içinde ödeme yaptığından cezanın 1/4 oranında indirildiğini, davalının görevini gereği gibi yerine getirmediğini ileri sürerek, 21.233.25 YTL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkiline öncekilerde olduğu gelen emtianın GTİP’te yer alan muayene eldiveni olduğunun yazılı ve sözlü olarak belirtildiğini, CE belgesi gönderildiğini, yönetmeliğe uygun davranıldığını, ayrıca küşat yetkisi verilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının gümrük işlemlerinin yapılması bakımından davalıya vekaletname verdiği, 29.11.2007 tarihli serbest dolaşım giriş beyannamesi ile beyan edilen eşyanın tanımı, tek parmak eldivenler, koruma eldiveni ve diğerleri olarak yapıldığı, beyannameye de fatura, navlun makbuzu, sigorta poliçesi, banka yazısı, kıymet bildirim formu, eşya listesi gibi belgelerin eklendiği, beyannamede eşyanın GTİP tanımlanmasına uygun yapılmadığı, ancak muayene sırasında beyan edilen eşya ile ithal edilen eşyanın farklı olduğunun belirlendiği, küşat yetkisi verilmediğinden davalının resen muyayene yapma imkanının olmadığı, bu nedenle davacının vergi farkı ve vergi cezası ödediği, gümrük müşavirlerinin Gümrük Kanunu’nun 5 ve 225. maddelerine uygun şekilde kanun ve mevzuata uygun şekilde hareket etmesinin gerektiği, davacının, öncekilerden farklı emtia olduğu yönünde uyarıda bulunmadığı, CE belgesini sunması nedeniyle CE’ye tabi eşya olduğu kanısı doğmasına neden olduğu, davalının da ek bilgi almadığı, eşya faturasını iyi tetkik etmediği, çıkan sonuçtan yarı oranda kusurlu oldukları, davacı tarafından ödenen cezadan vergi farkının düşüldüğü, bakiyesinin yarısından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5.898.12 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, vekalet sözleşmesinin geregi gibi ifa edilmemesi nedeniyle ödenen vergi cezasının rucuan tazmini istemine ilişkindir. Davacının ithal ettiği emtiaların gümrük işlemlerini yerine getirmesi için davalıyı vekil olarak atadığı, taraflar arasındaki ilişkinin önceden beri devam ettiği, davacının ithal ettiği tıbbi eldiven emtiasının vasfının gümrük idaresine yanlış bildirilmesi nedeniyle gümrük vergi cezası ve KDV vergi cezası ödediği, beyanname verme dahil gümrük işlemlerini davalının yerine getirdiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Çekişme, vergi cezalarının tahakkukuna neden olan işlemler bakımından davalının bir kusurunun olup olmadığı ve kendisine rucu imkanı bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Mahkemece, vergi cezasına neden olan işlemlerde tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacının, ithal ettiği eldivenlerin vasfının öncekilerden farklı olduğu yönünde davalıyı uyarmaması ve yanlış kanı uyanmasına neden olacak şekilde CE belgesi göndermesi bakımından bir kusuru mevcut ise de ithal edilen emtianın faturası, sigorta poliçesi ve diğer belgelerin davalıya önceden gönderildiği, anılan belgelerde emtianın vasfının açıkça yazıldığı dikkate alındığında, gümrük müşavirliği alanında faaliyet gösteren ve tacir olan davalının, bu hizmeti yerine getirirken özenli davranmadığı, belgeleri iyi tetkik etmediği, buna göre beyanname vermediği, dolayısıyla vergi cezası ödenmesini gerektiren işlemde davacıya nazaran daha fazla kusurlu olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 3-Ayrıca, davacı taraf kendisinin ödemekle mükellef olduğu ek gümrük vergisi ile ek KDV dışında, süreye uymak suretiyle indirimli olarak ödemiş bulunduğu vergi cezalarının tahsili bakımından işbu davasını açtığı dikkate alınmadan, dava ettiği tutar içinde kendisinin sorumlu olduğu vergi tutarları da varmış gibi mahsup yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması da yanlış olmuş, kararın bu yönüyle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 267,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.