Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/1051 E. , 2024/910 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1051 Karar No : 2024/910 TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR) : 1- ...Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- ...Kaymakamlığı KARŞI TARAF (DAVACI) : SS ...Nolu ...Yolcu Taşıma Kooperatifi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, davalı taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜ…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/1051 E. , 2024/910 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1051 Karar No : 2024/910 TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR) : 1- ...Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- ...Kaymakamlığı KARŞI TARAF (DAVACI) : SS ...Nolu ...Yolcu Taşıma Kooperatifi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, davalı taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bitlis ili ile Adilcevaz ilçesi arasında yolcu taşımacılığı yapan davacı kooperatif tarafından, SS ...Yolcu Taşıma Kooperatifi'ne Bitlis ile Adilcevaz arasında güzergah ve D4 yetki belgesi verilmesinin uygun olduğuna dair Adilcevaz İlçe Trafik Komisyonu Başkanlığının ...tarih ve ...sayılı kararının onaylanmasına ilişkin Bitlis Valiliği İl Trafik Komisyonu Başkanlığının ...tarih ve ...sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davalı Kaymakamlık tarafından, Güzergâh ve D4 Yetki Belgesi verilmesi için Adilcevaz ilçesi ile Bitlis ili arasında hali hazırda yolcu taşımacılığı yapan davacı Kooperatif haricinde yeni bir yolcu taşıma kooperatifi ve araçlara gerek olup olmadığının araştırılması amacıyla, Alt Trafik Komisyonu oluşturulduğu; anılan Komisyon tarafından da ilgili içtihatlarda belirtildiği gibi ihtiyaç, yolcu sayısı, güzergahta çalışan mevcut kooperatife ait araçların kapasitesi, yolcu potansiyeli ve yoğunluğu gibi hususlara ilişkin güncel gözleme dayalı araştırma yapıldığı ve yapılan araştırma sonucunda, "Adilcevaz / Bitlis yol güzergâhı ve D4 yetki belgesi verilmesi talebinin, Karayolları Taşıma Yönetmeliğinin Taşımacılıkta Genel Kural başlıklı 8. maddesi (Taşımacılık faaliyetleri; ekonomik, seri, elverişli, güvenli, çevreye kötü etkisi en aza indirilecek, fert, toplum ve çevre sağlığı ile bunlarin güvenliğini olumsuz yönde etkilemeyecek ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest rekabet ortamında gerçekleştirilir.) gereği uygun olduğu değerlendirilmektedir." görüşüne varıldığı, diğer yandan Adilcevaz İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekiplerce 08/02/2022 tarihinde yapılan yol kontrollerinde, davacı kooperatife kayıtlı 13 J 2014 plaka sayılı araç üzerinde yapılan kontrollerde aracın maksimum kapasitesinin 16(Onaltı) kişi olduğu, ancak araç içerisinde 26 kişinin bulunduğu görüldüğünden, Karayolları Trafik Kanunu'nun 65/1-A(Taşıma Sınırı Üstünde Yolcu Almak) maddesi gereği ...tarih ve ... sayılı kararıyla Trafik İdari Para Cezası cezalandırılmasın karar verildiği, bu itibarla, Bitlis ili ile Adilcevaz ilçesi arasında yolcu taşımacılığı yapmakta olan 5 araç bulunduğu, yolcu sayısı ve araçların kapasitesi dikkate alındığında özellikle sabah ve akşam saatlerinde araç sayısının yetersiz kaldığı ve araç sayısının artırılması gerektiği, bu kapsamda davacı tarafından da 29/07/2022 tarihli dilekçesiyle Bitlis ili Adilcevaz ilçesi arasında yolcu taşımacılığı yapmak için 2(İki) araç için daha güzergah ve D4 Yetki Belgesi talebinde bulunduğu görülmüşse de; anılan araçlar için aktifleştirme yapılmayıp dava konusu güzergah ve D4 yetki belgesi verilmesine ilişkin işlem tesis edilmesinin (anılan güzergahta sadece tek bir kooperatifin olması tekelleşmeye neden olduğundan) serbest rekabet ortamının gerçekleştirilmesine yönelik olduğu, davacı tarafından, yıllar itibariyle ilçenin nüfusunun azaldığı ve zaman zaman yolcu azlığı bile yaşandığını ileri sürülmüşse de, davalı idare tarafından taşıma faaliyetine yönelik arz/talep dengesine göre, (araç sayısı vb hususlarda) yeniden düzenleme yapılabileceği, serbest rekabet ortamınında gerçekleştirilmesine yönelik olarak tesis edilen dava konusu SS ...Yolcu Taşıma Kooperatifi'ne Bitlis ile Adilcevaz arasında güzergah ve D4 yetki belgesi verilmesinin uygun olduğuna dair işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; davacı SS ...Nolu ...Yolcu Taşıma Kooperatifi tarafından, Bitlis İl Trafik Komisyonu Başkanlığı'nın ...tarih ve ... sayılı kararının iptalinin istenildiği, bu kararın SS ...Yolcu Taşıma Kooperatifi'nin üyelerine güzergah ve D4 yetki belgesi verilmesi taleplerinin uygun görülmesine ilişkin olduğu, verilecek karar nedeniyle menfaatleri etkilenebileceğinden davanın re'sen ihbarı için gerekli koşulların oluştuğu, bu durumda; İdare Mahkemesince, davanın sonucundan menfaatinin etkileneceğinin açık olması nedeniyle (...MERSİS Numaralı) Sınırlı Sorumlu ... Yolcu Taşıma Kooperatifine davanın re'sen ihbar edilmesi gerekirken, ihbar yapılmadan davanın esası hakkında karar verilmesinde usul hükümlerine uyarlık bulunmadığı, bu yüzden; istinaf konusu kararda yargılama usûlü kuralına uygunluk görülmediği, öte taraftan; işbu karar doğrultusunda yeniden yapılacak yargılamada, dava konusu işleme dayanak alt komisyon raporunun bilimsel ve teknik olup olmadığı, anılan komisyon raporundan başka bir komisyon raporu olup olmadığı, anılan işlem tesis edilirken nüfus, arz-talep dengesi, rekabetin sağlanması vb. hususlarının gözetilip gözetilmediğinin araştırılması, bu kapsamda dava konusu işlemin eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup olmadığı ve bu yüzden dava konusu işlemin şekil ve sebep/konu unsurları yönünden hukuka uygun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, gerek görülmesi hâlinde de aralarında Ulaşım Uzmanının da bulunduğu bir teknik heyet marifetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen hususlar doğrultusunda yeniden bir karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesine, temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, serbest rekabet ortamının gerçekleşmesine yönelik tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davanın ihbarına gerek olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı vekili tarafından, istinaf mahkemesi kararının İYUK 46. maddesinde sayılan temyize açık dava türlerinden olmadığından temyiz istemlerinin incelenmeksizin reddi gerektiği, esastan reddi veya onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'UN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde; "1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. 2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. 3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. 5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir. 6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır. 7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz. 8. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz." hükmü bulunmaktadır. Aynı Kanun'un "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun Uygulanacağı Haller" başlıklı 31. maddesinde; "1. Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 5/4/1990-3622/11 md.; Değişik:10/6/1994-4001/14 md.) Ancak, davanın ihbarı (…) Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/22 md.) Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır. 2. Bu Kanun ve yukarıdaki fıkra uyarınca Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa atıfta bulunulan haller saklı kalmak üzere, vergi uyuşmazlıklarının çözümünde Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: ... İdare Mahkemesince davanın esası hakkında inceleme yapılarak davanın reddine karar verildiği, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince ise davanın güzergah ve D4 yetki belgesi onay işleminin iptali istenen dava dışı kooperatife ihbar edilmesi gerektiğinin tespiti ile bu ihbarın ilk derece mahkemesince yapılması ve dava konusu işleme dayanak alt komisyon raporunun bilimsel ve teknik olup olmadığı, anılan komisyon raporundan başka bir komisyon raporu olup olmadığı, anılan işlem tesis edilirken nüfus, arz-talep dengesi, rekabetin sağlanması vb. hususlarının gözetilip gözetilmediğinin araştırılması, bu kapsamda dava konusu işlemin eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup olmadığı ve bu yüzden dava konusu işlemin şekil ve sebep/konu unsurları yönünden hukuka uygun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, gerek görülmesi hâlinde de aralarında Ulaşım Uzmanının da bulunduğu bir teknik heyet marifetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra karar verilmesi gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden bir karar verilmek üzerek dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verildiği görülmüştür. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinde; Bölge İdare Mahkemelerinin istinaf merci olarak inceleyebileceği kararlar, istinafın şekil ve usul şartları, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulduğu halde verebileceği kararlar, ilk derece mahkemesi kararını uygun bulmadığı halde verebileceği kararlar, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı verilebilecek kararlar, İYUK 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararların kesin olduğu, karara katılabilecek hakimlerin niteliği, ivedi yargılama usulünde istinaf yolu bulunmadığına ilişkin düzenlemeler ayrı ayrı belirtilmiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesinin esas hakkında karar verdiği ve Bölge İdare Mahkemesi'nin bu kararı hukuka uygun bulmadığı anlaşıldığından, bu halin düzenlendiği maddenin dördüncü fıkrasının ve ihbar hakkında 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin incelenmesi gerektiği, yukarıda belirtilen mevzuata göre; Bölge İdare Mahkemesi tarafından önce ihbar eksikliği giderilerek işin esasına girilip istinaf kararı gerekçesinde belirtilen komisyon raporundan başka bir komisyon raporu olup olmadığı, anılan işlem tesis edilirken nüfus, arz-talep dengesi, rekabetin sağlanması vb. hususlarının gözetilip gözetilmediğinin araştırılması, bu kapsamda dava konusu işlemin eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup olmadığı ve dava konusu işlemin şekil ve sebep/konu unsurları yönünden hukuka uygun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, gerek görülmesi hâlinde de aralarında ulaşım uzmanının da bulunduğu bir teknik heyet marifetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak bizzat karar verilmesi gerekmektedir. 45. maddenin beşinci fıkrasında; Bölge İdare Mahkemesi tarafından ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu haklı bulunduğunda, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyanın ilgili mahkemeye gönderilebileceği belirtilmiş, yargılamaya konu ihbar hususunun belirtilen iki durumdan biri olmadığı ve ilk inceleme kararı da olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle kanuni düzenlemeye, yargılamanın makul süre içinde ve usul ekonomisine uygun şekilde neticelendirilmesi hedefine uygun çözümün Bölge İdare Mahkemesince işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken aksi yönde dosyayı ilk derece mahkemesine gönderen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 27/02/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bu nedenle, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.