11. Hukuk Dairesi 2009/3572 E. , 2011/2186 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen tarih ve 2008/79-2008/309 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.03.2011 gününde davacı avukatı ... geldi, davalı avukatı davetiye tebliğine rağmen gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde ver…
**11. Hukuk Dairesi 2009/3572 E. , 2011/2186 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen tarih ve 2008/79-2008/309 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.03.2011 gününde davacı avukatı ... geldi, davalı avukatı davetiye tebliğine rağmen gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardan beri ilaç üretimi yaptığını, pantoprazol etkin maddeli yeni bir ilacı piyasaya sürmeyi planladığını, marka tescil başvurusu için yaptığı araştırmada davalı adına tescilli PANTEC markasının bulunduğunu, ancak bu markanın 1998 yılından bu yana kullanılmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli 197525 tescil numaralı PANTEC ibareli markanın iptalini, TPE sicilinden terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 2003 yılında müvekkili aleyhine PANTEC markasının kullanılmaması nedeniyle bir başka şirketin İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2003/817 esas sayılı dosyası ile hükümsüzlük davası açtığını, o davanın mahkemece reddedildiğini, red kararının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davacı şirket ile önceki davayı açan şirketin yönetim kurulu üyelerinin aynı olduğunu ve her iki şirketin ekonomik bütünlük içinde yer aldığını, tarafları sebebi ve konusu aynı olan davanın 2 kez açılamayacağını, ayrıca davacının 556 sayılı KHK’nin 43. maddesine göre bu davayı açma yetkisinin bulunmadığını, öte yandan müvekkilinin bu markayı kullandığını, bu amaçla Sağlık Bakanlığına 24/10/2002 tarihinde ruhsat başvurusunda bulunduğunu, başvuru incelemesinin halen devam ettiğini, markanın kullanılmadığı iddiasının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.