6. Ceza Dairesi 2022/4316 E. , 2024/726 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2525 E., 2020/974 K. SUÇ : Nitelikli yağma İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetk
**6. Ceza Dairesi 2022/4316 E. , 2024/726 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2525 E., 2020/974 K. SUÇ : Nitelikli yağma İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ A.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/38746 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi gereğince cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır. B.İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.03.2019 tarihli ve 2018/472 Esas, 2019/112 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsubuna ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. C.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Ceza Dairesinin 05.06.2020 tarihli ve 2019/2525 Esas, 2020/974 Karar sayılı kararıyla; sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafii Temyiz Sebepleri 1.İsnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığı, 2.Suçun teşebbüs aşamasında kaldığı ve suça konu malın değerinin azlığı göz önünde bulundurulmadan karar verildiği, 3.Mağdur ve tanığın kovuşturma aşamasında dinlenilmeyerek 5271 sayılı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasına aykırı olduğu, 4.Şüpheden sanığın yararlanarak beraatine karar verilmesi gerektiği, 5.Haksız tahrik altında ve korunmak amaçlı tokat atıldığından ceza verilmemesi gerektiği, 6.Eksik araştırma ile karar verildiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Gece 03.00 sıralarında sanığın, parkta bulunan şikayetçinin yanına sokularak kendisi ile tanıştığı ve şikâyetçinin nereli olduğunu ne iş yaptığı gibi bir takım sorular sormasından sonra şikayetçinin boynundaki kolyeyi sorduğu, onun parasal kıymetinin ne olduğunu sorması üzerine şikayetçinin de değerli olduğunu beyan ettiğini, akabinde şikayetçiden bakmak maksadı ile kolyesini boynundan çıkartıp vermesini söylediği, bunun üzerine şikayetçinin de boynundaki kolyesini çıkartıp sanığa bakmak ve iade etmek maksadı ile verdiği, bunun üzerine sanık kolyeyi alıp baktıktan sonra kendi boynuna takacağı sırada şikayetçinin müdahale ederek iadesini geri vermesini istediği sanığın ise vermeyerek şikayetçiyi ittiği ve aralarında çıkan tartışma neticesinde sanığın şikayetçiye ait kolyeyi vermemek için direttiği ve bu sebeple şikâyetçiye yumrukla vurduğu ve yere düşürdüğünü, bu esnada şikayetçi sanığın elindeki kolyesini kaptığı ve polis diyerek bağırmaya başladığı ve kaçtığı anlaşılmıştır. 2.Şikâyetçinin yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ölçüde olduğunun tespit edildiği 19.06.2018 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu dava dosyasında bulunmaktadır. 3.Sanığın olay yerine 100 metre mesafede kolluk tarafından yakalanması üzerine şikayetçi ve görgü tanığının şüpheli şahsın bu şahıs olduğunu belirtmesi üzerine yakalamasının yapıldığının belirlendiği 03.06.2018 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur. 4. Görgü tanığı T.D.'nin olayın sıcaklığı ile alınan 03.06.2018 iddiaları doğrulayan ifadesi dava dosyasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, sabıka kaydında tekerrüre esas alınabilecek ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre cezanın infazına karar verilmesi gerektiğini içeren ilam bulunmasına rağmen, aleyhe istinaf talebi bulunmaması nedeniyle bozma sebebi yapılmadığına ilişkin eleştiriler dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır IV. GEREKÇE 1.Şikâyetçinin rızası ile sanığa verdiği kolyeyi istemesi üzerine sanığın şikayetçiye cebir uygulayarak kolyeyi iade etmekte direndiği ancak şikayetçinin sanığın elindeki kolyesini geri aldığı ve polis diye bağırması üzerine sanığın kaçması şeklinde gerçekleşen eylemde şikayetçinin direnci kırılarak, kolyenin sanığın hakimiyet alanına geçmediğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suçun tamamlandığının kabulü ile yazılı şekilde fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Şikâyetçinin ifadesinde kolyesinin değerini belirtmediği gibi değer tespitinin de yapılmadığının anlaşılması karşısında öncelikle şikayetçiye ulaşılarak alınmaya çalışılan kolyenin değeri sorularak malın değerinin azlığı hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı bakımından araştırma yapılması, mağdura ulaşılamadığı taktirde ise değerin sanık lehine düşünülerek 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin uygulanması gerekeceğinin düşünülmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.06.2020 tarihli ve 2019/2525 Esas, 2020/974 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 18.01.2024 tarihinde karar verildi.