T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:31/05/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakim…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:31/05/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin konteyner ve panel üretimi yapıp satarak ticari faaliyette bulunduğunu, panelin ham maddesi olan sacın Çin' den satın alarak ... Limanından müvekkilinin firmasına nakledildiğini, müvekkili şirketin 485.843,55.-TL bedel ile satın almış olduğu 27500kg rulo sacın Serik' e sevk edilmek üzere nakliyat işiyle uğraşan ... isimli kişi ile anlaşıldığını, ...' ın ... plakalı çekici ve çekiciye takılı olan ... plakalı römorka yüklenen sacların ... Şoförlüğünde yola çıktığını, yolda meydana gelen kazada rulo sacların araçtan devrilerek hurda olduğunu, sigorta şirketinin 200.000,00.-TL hasar bedelini müvekkiline ödediğini, sacların bir kısmının da hurda olarak satıldığını, hurdaya dönen malın ziyan olmasından kaynaklı olarak şimdilik 59.000,00.-TL maddi tazminatın, müvekkilinin bu malı işleyemeyerek fabrikasını çalıştıramadığı zamanda uğradığı kazanç kaybı olarak şimdilik 1.000,00.-TL olmak üzere 60.000,00.-TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkillerinin kusuru bulunmadığından açılan davanın reddi gerektiğini, kazanın belediyenin çimleri sulaması ve yerin kaygan olması nedeniyle aracın kayması sonucu meydana geldiğini, müvekkillerinin ihmali bulunmadığını, kusur tespiti yapılması gerektiğini, taşınan malın kaza tarihi itibariyle bedeli ve kaza sonrası uğramış olduğu bedelin yeniden bilirkişi tarafından tespit ettirilmesi gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Her ne kadar davacı taraf ayrıca kar kaybını da talep etmiş ise de TTK'nın 883. Maddesinin son cümlesi uyarınca başkaca zararların karlanmayacağına dair emredici hüküm karşısında davacının kar kaybına yönelik taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilleri ...'ın ve aracın sürücüsü diğer davalı ...'ın kusurunun bulunmadığını, 03/08/2021 tarihinde ...'ın kullandığı tırın, yasak yerde yolcu indiren bir şehirlerarası otobüs nedeniyle sol şeride geçmek zorunda kaldığını, fren yaptığında ise belediyenin çimleri sulaması ve yerin kaygan olması nedeniyle aracın kayarak yola devrildiğini, müvekkilin yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusur ve ihmalinin olmadığını, yolun sulanması, kaygan olması, uyarı bulunmaması ve otobüsün durmanın yasak olduğu yerde durmasının kazaya neden olduğunu, bu hususların illiyet bağını kestiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca araç işletenin sorumlu tutulabilmesi için uygun illiyet bağının bulunması gerektiğini, kazanın bulunduğu yerdeki mobese güvenlik kamera görüntülerinin dosyaya alınması talepleri olmasına rağmen bu hususta araştırma ve inceleme yapılmadığını, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasındaki kusur raporunda tır sürücüsü ...'ın trafik kuralını ihlal ettiğinin belirtildiğini, ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı Alanya Sulh Ceza Mahkemesi'ne yapılan itiraz hakkında bir karar verilmeden müvekkil ...'ın kusurunun sabit görülmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin kusurun tespiti yönünden keşif ve bilirkişi incelemesi yapmadan karar vermesinin hatalı olduğunu, davacı tarafından taşınan rulo sacın bedelinin yüksek gösterildiğini, kaza sonrası ise çok düşük gösterildiğini, mahkemece zarar gören rulo sacların değerinin ve kaza sonrası zarar görmüş değerinin tespiti yapılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin fatura bedelini kabul ederek ve davacının araştırmasını yeterli görerek karar vermesinin, yeterli araştırma ve bilirkişi incelemesi yapılmadan verilmiş bir karar olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 882. maddesine göre taşıyıcının sorumluluğunun gönderinin tamamının veya bir kısmının değerini kaybetmesi durumunda net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğunu, bilirkişi incelemesi yapılmadan taşıma konusu malın bir kısmının mı yoksa tamamının mı zarar gördüğünün tespit edilip TTK'nın 882. maddesine göre doğru bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil tarafından kabul edilmeyen ekspertiz raporuna göre karar verilmesinin doğru olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, taşımacılık işinden kaynaklı zararın ( hasar bedeli ve kar kaybı) tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın hasar bedeli yönünden kabulüne, kar kaybı talebi yönünden reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, kendisine ait sacların davalı ...’ye ait araç ile, davalı sürücü Metin tarafından taşındığı, taşıma esnasında 03.08.2021 tarihinde meydana gelen tek taraflı kaza sonucu sacların tamamının hasarlandığını, faturada yazılı malın bedelinin 485.843,55 TL olduğunu, hasarın 200.000,00 TL’sinin davalıların sigorta poliçesinden karşılandığını hurda olarak satılan kısmın 143.818,50 TL bedel sağladığını, bakiye 142.025,05 TL hasar bedelinin davalılarca karşılanması gerektiğini ileri sürmektedir. Mahkemece dosya kapsamında ayrıca kusur ve zarar konusunda herhangi bir inceleme yapılmamış, bu konuda açılmış bulunan soruşturma dosyasında kusura ilişkin düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dilekçesi ekindeki bilgi ve belgeler doğrultusunda karar verilmiştir. Davalıların kabul etmemesi karşısında dosyada ayrı bir kusur raporunun alınmaması, ve hatta soruşturma dosyasında alınan raporun davalılara tebliği sağlanarak bu konuda kendilerine savunma imkanı sağlanmaması hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olup, mahkemenin eksik incelemeyle karar vermesi isabetsiz bulunmuştur. Diğer taraftan sigorta şirketinden celp edilen hasar dosyasının davalıların aracının hasarına ilişkin olduğu, davacının taşımacılıktan dolayı uğradığı zarar için oluşturulan hasar dosyasının celp edilmediği görülmüş, davalı tarafça kabul edilmemesine rağmen Mahkemenin zarar konusunda dava dilekçesine ekli belgeler ile yetinerek inceleme yapıp karar vermesi doğru görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin istinaf başvurusu kabul edilmiştir. Mahkemece yapılacak iş, öncelikle sigorta şirketinden davacının zararına ilişkin hasar dosyasının celp edilmesi, savcılık soruşturma dosyasında verilen takipsizlik kararının kesinleşip kesinleşmediği konusunda bilgi alınması, akabinde dosyanın bir trafik uzmanı, bir taşımacılık uzmanı ve bir de konteyner panel saclarının zararından anlayan uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek, kusur ve zarar konusunda objektif kriterlere dayalı rapor alınması ile oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesidir. Sonuç olarak, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 31/05/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalılara İADESİNE, 5-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...