11. Hukuk Dairesi 2009/7119 E. , 2011/547 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/12/2008 tarih ve 2008/140-2008/510 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 12.680 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkik…
**11. Hukuk Dairesi 2009/7119 E. , 2011/547 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/12/2008 tarih ve 2008/140-2008/510 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 12.680 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 1950'li yıllarda alınmış nama yazılı hisse senedi ile davalı bankanın ortağı olduğunu, bankanın anayasa ve uluslararası sözleşmeler ile TTK hükümlerine aykırı şekilde yönetilerek müvekkilinin kâr payı almak ve sermaye artırımına katılmak haklarının engellendiğini, mülkiyet hakkının ancak anayasa ile sınırlandırılabileceğini, genel kurul çağrılarının usulsüz yapılarak sermaye artırımına katılma ve rüçhan hakkının kısıtlandığını, 30 yıldan uzun süre kâr payı dağıtılmayarak bir kısmının Hazine'ye aktarıldığını bir kısmının ise şirketin mali yapısının güçlendirilmesinde kullanıldığını ileri sürerek, müvekkilinin sermaye artırımına katılarak rüçhan haklarını kullanmasının ve kâr payını almasının yasaklanıp yasaklanmadığının, temettülerin davalı bankaya ve Hazineye ödenip ödenmediğinin, 1969-2008 yılları arasındaki genel kurul çağrılarının ve ana sözleşme değişikliklerinin TTK hükümlerine aykırı yapıldığının tespitine, müvekkilinin sermaye artırımından katılma olanağı verilmesi halinde elinde olması gereken hisse senedi miktarının tespitine, pay defterine tesciline bu talep yerinde görülmezse şimdilik 6.450,00 TL ile şimdiye kadar ödenmemiş kar paylarına mahsuben 50,00 TL temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sermaye artırımı ile genel kurul çağrılarının yasa ve ana sözleşmeye uygun yapıldığını savunarak,davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin ortağı olduğu, davalı şirketin davaya konu yıllar itibariyle kar payı dağıtım kararı almadığı, anonim şirketlerde genel kurulca kârın dağıtılması kararı alınmadıkça kâr payının dava yoluyla istenmesinin olanaklı olmadığı, davacının, genel kurul gündemine kâr dağıtımı konusunda gündem maddesi konulmasını teklif etmediğini, anılan yollara başvurmayan davacının doğrudan doğruya kâr payını bu şekilde tespit ve tazminat davasıyla talep hakkı bulunmadığı, kâr payı dağıtılmayacağına dair genel kurulların iptalini sağlamak üzere gerekli işlemlerin yerine getirilmediği ve bu konuda açılacak dava için aranan yasal sürelerin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.