Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5170 E. , 2024/857 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5170 Karar No : 2024/857 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla İli, Bodrum İlçesi, ...…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5170 E. , 2024/857 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5170 Karar No : 2024/857 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla İli, Bodrum İlçesi, ... Mahallesinde bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazın ahşap iskele, yürüyüş yolu, fayans zemin ve wc yapmak suretiyle 22/07/2011-17/08/2015 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle 280.749,60-TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile anılan ecrimisil ihbarnamesine karşı yapılan itirazın zımmen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı belediye tarafından ecrimisil ihbarnamesine karşı süresi içinde itiraz edildiğinden ve itiraz hakkında henüz (zımnen değil açıkça) bir karar alınmadığından, bu aşamada ecrimisil alacağının tahsil edilebilir hâle geldiğinden ve idarî davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekli icraî bir işlemin ortaya çıktığından söz edilemeyeceği, bu durumda; davacı adına 280.749,60-TL ecrimisil bedeli tahakkuk ettirilmesine dair Bodrum Millî Emlâk Müdürlüğünün ... gün ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile buna yapılan itirazın zımnen reddi yolundaki işlemin iptali istemiyle açılan davanın esasının bu aşamada incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemlerin kesin ve yürütülebilir nitelikte olduğu, mahkemece eksik inceleme neticesinde karar verildiği, söz konusu işgal alanı ile ilgili yapılan tespitlerin hatalı olduğu ve fuzuli şagil olmadıkları ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinin 1. fıkrasında; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanun'un 9'uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz.'' hükmü yer almıştır. Anılan Kanun'un 74. maddesine dayanılarak çıkarılan ve 19/06/2007 günlü, 26557 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 85. maddesinin 1. fıkrasında; "Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde "Taşınmaz Tespit Tutanağı"na dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil tespit ve takdir edilir" hükmü, aynı maddenin 2. fıkrasında; "Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. İşgalin şekli, Hazine taşınmazının konumu ve taşınmazdan elde edilen gelir gibi unsurlar itibarıyla asgari ecrimisil tutarlarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir" kurallarına, 86. maddesinde; takdir edilen ecrimisilin, takdir tarihinden itibaren onbeş gün içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile elden veya iadeli taahhütlü mektupla tebliğ edileceği; ecrimisil işlemine karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili idareye dilekçeyle müracaat edilerek düzeltme talebinde bulunulabileceği, düzeltme taleplerinin, talep tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde bu amaçla oluşturulacak komisyonlarca karara bağlanacağı ve sonucun karar tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde düzenlenecek ecrimisil düzeltme ihbarnamesi ile ilgilisine tebliğ edileceği, 87. maddesinde de ecrimisilin; ecrimisil ihbarnamesinin, düzeltme talebinde bulunulmuş ise ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde muhasebe birimlerine ödeneceği hükme bağlanmıştır. 2886 sayılı Kanunun 75. maddesi ve Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte yer alan ve yukarıda hükümlerine yer verilen düzenlemelerden anlaşıldığı üzere, ecrimisil ihbarnamesine karşı yapılacak itiraz ile ilgili olarak, itiraz mercii ve itirazın tabi olacağı süre yönlerinden "özel" bir idari itiraz usulü düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile kendilerine ecrimisil ihbarnamesi tebliğ edilen kişilere var olan dava açma haklarının yanında, bahse konu işlemin değiştirilmesi, kaldırılması veya yeni bir işlem tesis edilmesini sağlamak amacıyla itiraz (düzeltme) talebinde bulunma hakkı da tanınmış, itiraz yoluna başvurulması halinde ise itiraz merciine, konuyu değerlendirmesi ve sonuçlandırması için itiraz dilekçesi, karar ile eklerinin kendisine intikalinden itibaren en çok 30 günlük bir süre verilmiştir. Bahse konu itiraz yolu, ecrimisilin kesinleşmesi için tüketilmesi gerekli zorunlu bir yol değil ise de; bu yola başvurulması durumunda tesis edilen işlemin yeni bir işlem olduğunun kabulü gerekir. Bir başka ifadeyle, idare nezdinde yapılan itirazın sonuçlandırılmasıyla, dava açma süresinin de yeni işlemin tebliğ tarihinden itibaren başlatılması gerekir. Ecrimisil ihbarnamesi üzerine itiraz yolu mutlak olarak tüketilmesi gereken bir yol olmamakla birlikte, ilgililerin bu yola başvurarak düzeltme isteminde bulunması halinde, idarenin bu istemi öngörülen süre içerisinde görüşerek karara bağlaması ve ilgiliye sonuçla ilgili olarak ecrimisil düzeltme ihbarnamesini yine öngörülen süre içerisinde tebliğ etmesinin zorunlu olduğu ve her ne kadar idareye, düzeltme istemini görüşme ve alacağı kararı ilgilisine tebliğ etme konusunda belirli süreler tanınmış ise de, bu süreler idarenin süreci hızlı yürütmesini sağlamak için getirilmiş olup, 2577 sayılı Kanunda yer alan dava açma süresiyle ilgili hükümleri bertaraf edici mahiyette ve ilgililerin aleyhine sonuç doğurucu şekilde uygulanması mümkün olmamakla birlikte, dava açma süresi içerisinde bir işlem tesis edilmemesi halinde, ecrimisil ihbarnamesinin esasen tesis edildiği tarihten itibaren kesin ve yürütülebilir nitelikte iptal davasına konu edilebilecek bir işlem olduğuna da şüphe bulunmamaktadır. Uyuşmazlıkta; ecrimisil ihbarnamesinin 12/10/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından 10/11/2017 tarihinde ecrimisil ihbarnamesine karşı itiraz edildiği, davalı idare tarafından itiraza herhangi bir cevap verilmediği ve itirazın zımnen reddedildiğinden bahisle 11/12/2017 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmakta olup; açılan bu davanın ecrimisil ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 60 günlük süre içinde açıldığı ve bu haliyle vaktinden önce açılmadığı gibi, itiraz sonucu beklenmeden açılmış bir dava olarak da nitelendirilemeyeceği kuşkusuzdur. Bu durumda; davanın esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, idarî davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekli icraî bir işlem olmadığı gerekçesiyle davanın esası incelenmeksizin reddine yönelik İdare Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 13/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz.