8. Ceza Dairesi 2021/3987 E. , 2023/7178 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/469 E., 2015/565 K. SUÇ : Sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla uygulanan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bu…
**8. Ceza Dairesi 2021/3987 E. , 2023/7178 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/469 E., 2015/565 K. SUÇ : Sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla uygulanan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan dava açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve2013/469 Esas, 2015/565 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz istemi, sanığın suça konu kredi kartını mağdurun bilgisi ile aldığı ve kullanmaya başladığı, sözleşmede bulunan imzanın kart sahibine ait olup olmadığı araştırılmadan, varsayımla hareket edilerek karar verildiği, dava açıldıktan sonra katılan zararının karşılandığı halde indirim uygulanmadığı, kart sahibi mağdurun akli dengesinin yerinde olmadığı, sanık hakkında haftada en az 2 kere karakol ya da savcılıklara suç duyurusunda bulunduğu, kart sahibi ve tanıklar dinlenmeden karar verildiği, sanığın eşi ve mağdurun kızı olan Nihan Yıldırım'ın babası tarafından kartın çıkarıldığı ve babasının bilgisi dahilinde kendisi ve eşi tarafında kullanıldığına dair yazılı beyanları olduğu, eksik inceleme ve araştırma ile usûl ve Yasa'ya aykırı karar verildiği ve benzerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın görme engelli ve aynı zamanda kayınpederi olan mağdura ait nüfus cüzdanı fotokopisi ile 29.06.2011 tarihinde mağur adına kredi kartı başvurusunda bulunduğu ve sözleşme imzaladığı, başvurunun 12.07.2011 tarihinde onaylandığı ve 18.07.2011 tarihinde mağdura teslim edilen kredi kartı ile mağdur bilgisi dışında birçok kez harcama yaptığı sanığın böylece sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. ... T.A.Ş. vekilinin 31.12.2012 tarihli dilekçe ile Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek müşterileri olan ... adına damadı ... tarafından kedi kartı başvurusunda bulunularak teslim almak ve kullanmak suretiyle banka zararına sebebiyet verdiğinden bahisle şikayetçi olması üzerine soruşturma başlatılmıştır. 3. ... T.A.Ş. Tarafından görevlendirilen müfettiş tarafından yapılan incelemede mağdur ... adına iki adet fiziki başvuru yapıldığı, 29.06.2011 tarihinde sanığın mağdur adına kredi kartı başvurusunda bulunduğu ve sözleşme imzaladığı, başvurunun 12.07.2011 tarihinde onaylandığı ve 18.07.2011 tarihinde mağdurun kendisine teslim edildiği, 30.06.2011 tarihinde ikinci başvuruda bulunulduğu, ancak kartın teslim edilememesi nedeniyle iptal edildiği, mağdura tahsis edilen 4355\*\*\*\*\*\*4667 nolu kredi kartı teslim tutanağı ve gönderi izleme ekran görüntüsünden kredi katının 18.07.2011 tarihinde müşteri ...'ın kendisine teslim edildiği, ancak teslim tutanağı üzerindeki imza ile müşterinin borca itirazında kullandığı imza ve başvuru formlarındaki imzalar ile uyuşmadığı, her iki başvuru formunda aynı iş yeri ve ev adreslerinin verildiği, her iki kart başvuru formlarındaki imzaların çıplak gözle birbirine benzerlik gösterdiği, ancak mağdurun 26.07.2012 tarihli borca itiraz dilekçesindeki imza ile benzerlik göstermediği, 4. Mağdur adına yapılan her iki başvuru için müşteriden kimlik fotokopisi alındığı, üzerine aslı gibidir ibaresi ile başvuru alan personel tarafından paraf atıldığı, ilgili Banka yetkililerince Fatih İlçe Nüfus Müdürlüğü ile yapılan görüşmede söz konusu kimlik belgesi üzerindeki bilgilerin geçerli ve doğru olduğu, 15.11.2000 tarihinden sonra şahıs için herhangi bir nüfus cüzdanı düzenlenmediğinin teyit edildiği, başvuru formları üzerindeki cep telefonu numarasının ..., işyeri telefon numarasının ... olduğu, 5. Suça konu kredi kartı ekstre içeriğinden kartın 18.07.2011 ila 27.07.2011 tarihlerinde farklı tarihlerde kullanıldığı, kredi kartına herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine 23.10.2011 tarihinde ....Noter kanalıyla ihtarname ve 10.07.2012 tarihinde İstanbul 18.İcra Müdürlüğü kanalıyla ödeme emri gönderildiği, mağdurun 26.07.2012 tarihli İstanbul 18.İcra Müdürlüğüne hitaben yazdığı kredi kartı başvurusunda bulunmadığı, herhangi bir sözleşme imzalamadığı ve kart kullanmadığına dair dilekçe ile borca itiraz ettiği anlaşılmıştır, 6. Banka tarafından görevlendirilen müfettiş incelemesinde, kredi kartı şifresinin çağrı merkezi aracılığıyla oluşturulduğu ve alışverişlerin şifre kullanılarak yapıldığı, müşteri ... adına çağrı merkezinin arandığı tespit edilen ... nolu cep telefonu numarası arandığında sanık ...'in telefonu yanıtladığı, yapılan görüşmede, başvuru formunda bildirilen adres ile bildirilen cep telefonu ve iş yeri telefon numaralarının kendisine ait olduğunu, kendisine ayrıca ... nolu GSM hattından ulaşılabileceğini ifade ettiği, yine çağrı merkezi ses kayıtlarında ... adına 16.08.2011 tarihinde yapılan görüşmede ... nolu GSM hattının kuryenin kendisine ulaşabilmesi amacıyla verildiği, bahse konu GSM hattı ile yapılan aramada ...'ın banka inaktif müşterisi olduğu adresinin suça konu kredi kart başvuru formu üzerinde ev adresi olarak gözüken Fatih ilçesi, ... caddesi, ... sokak, no:6/1 olduğu tespit edilmiş ve tespitlere konu evrak örnekleri yazı ekinde sunulmuştur. 7. 24.08.2012 tarihli sanık ... imzalı evrak içeriğinden sanığın kayınpederi ... adına, mağdur ait evrak ile kredi kartı başvurunda bulunduğu, kredi kartını evde kızının teslim aldığını, kartı kendisinin kullandığını ifade ettiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanığın, mağdura ait kimlik fotokopisini kullanarak ve sözleşme imzalayarak mağdur adına kredi kartı çıkarılmasını sağladığı anlaşılmakla sahte kredi kartını ürettirme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması mümkün görülmüştür. Mağdur adına çıkartılan kredi kartının değişik zamanlarda birden fazla kullanıldığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Olay ve olgularda belirtilen hususlar dikkate alındığında sanığın mağdura ait kimlik fotokopisi ile mağdur adına kredi kart başvurusunda bulunarak teslim aldığı kredi kartı ile farklı tarihlerde harcama yapmak suretiyle zincirleme şekilde atılı suçu işlediği anlaşılmakla yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 23.11.2015 tarihli dekont içeriğinden karar tarihinden sonra katılan banka zararının giderildiği anlaşılmakla etkin pişmanlık indirim şartlarının oluşmadığı, vefat eden mağdurun 26.07.2012 tarihli İstanbul 18.İcra Müdürlüğüne hitaben yazdığı kredi kartı başvurusunda bulunmadığı, herhangi bir sözleşme imzalamadığı ve kredi kartını kullanmadığına dair borca itiraz dilekçe içeriğinden bilgisi ve onayı ile kart başvurusunda bulunulduğu ve kartın kullanıldığına dair sanık müdafİin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2013/469 Esas, 2015/565 Karar sayılı kararında sanık müdafİi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.