Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmaktayken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının davacının ücreti olarak öngörüldüğünü, sözleşme hükmüne göre ücretin her yıl as
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmaktayken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının davacının ücreti olarak öngörüldüğünü, sözleşme hükmüne göre ücretin her yıl asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenmesi gerekirken sözleşmeye aykırı olarak davacının ücretinin asgari ücret seviyesine çekilmek ve bu ücrete %4 zam uygulanmak suretiyle eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek, 2020 Ocak ayı ile arabuluculuk son tutanak tarihi arasındaki dönem bakımından ücret farkı ile 2019 Haziran ayı ile arabuluculuk son tutanak tarihi arasındaki dönem bakımından ikramiye ve ilave tediye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacağının bulunup bulunmadığı ve alacakların hesaplama yöntemi ile talep dönemi bakımından dava konusu alacaklar ile ilgili kesin hüküm dava şartının mevcut olup olmadığına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Bakanlık nezdinde kadroya geçişte yapılan belirsiz süreli iş sözleşmesi ile müvekkilinin ücretinin, asgari ücretin belli oranda fazlası olarak belirlenmiş olmasına karşın sözleşmenin ihlal edilmesi suretiyle eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek fark ücret alacağı bakımından Ocak 2020 tarihinden itibaren, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacakları bakımından ise Haziran 2019 tarihinden itibaren eksik ödenen alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Buna karşın hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının talep dönemlerine dikkat edilmeksizin davalı aleyhine olmak üzere fark ücret alacağı için 18.06.2019 tarihinden itibaren hesaplama yapılmıştır. Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde davacının dava konusu alacaklara ilişkin olarak daha önce açmış olduğu davası ile hüküm altına alınan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen dönem bulunduğu ve bu nedenle aynı döneme ilişkin mükerrer olarak talepte bulunulduğu itirazında bulunmuştur. Dairemizin 2023/20674 Esas sayılı dosyasına kayıtlı olarak temyiz incelemesi yapılan ve 07.03.2024 tarihinde onama kararı verilerek kesinleşen dosyada, davacının Ankara 65. İş Mahkemesinin 2021/628 Esas, 2022/10 Karar sayılı dosyasından 10.09.2021 tarihinde açtığı davada, 2018 yılı 7. ayı ile 2019 yılı 6. ayları arasında askerlik hizmetinin yerine getirildiği belirtilerek Haziran 2019 ile Aralık 2019 arası döneme ilişkin fark ücret talebinde bulunulduğu ve bilirkişi raporunda 01.01.2019-31.12.2019 tarihleri arası dönem için yapılan hesaplama tablosu üzerinden davanın kabul edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu fark ücret alacağı bakımından, dava dilekçesindeki talep dönemi Ocak 2020 tarihinden itibaren olmasına karşın, ıslah dilekçesinde hatalı bilirkişi raporuna göre 18.06.2019- 31.12.2019 arası dönemi de kapsayacak şekilde talepte bulunulduğu görülmektedir. Söz konusu dönemin, daha önce hüküm altına alınarak Dairemizin 2023/20674 Esas sayılı dosyasından 07.03.2024 tarihinde verilen onama kararı ile kesinleşmesi sebebiyle, ilk derece yargılaması sırasında derdestlik ve gelinen aşamada kesin hükmün mevcudiyeti gözetildiğinde 18.06.2019 ile 31.12.2019 arası döneme dair fark ücret alacağı talebinin dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen karar bozmayı gerektirmiştir.