Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/5826 E. , 2025/1211 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/5826 Karar No : 2025/1211 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 21/11/2019 tarih ve E:2015/4640, K:2019/12022 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilme…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/5826 E. , 2025/1211 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/5826 Karar No : 2025/1211 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 21/11/2019 tarih ve E:2015/4640, K:2019/12022 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Burdur ili, Gölhisar ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, ... ada, ... sayılı parseli kapsayan alana yönelik 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama ilave-revizyon imar planlarının kabulüne ilişkin ... tarih ve ... sayılı Gölhisar Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu parsellerin plansız alanda kalıyor iken dava konusu imar planlarıyla ilk kez yapılaşmaya açılıp konut alanında ve imar yollarında bırakıldığı, değişen ve gelişen koşullarda Gölhisar ilçesi için yeni bir imar planı yapılması zorunlu ve gerekli olmakla birlikte dava konusu imar planında öngörülen plan yapım şartlarının belirsiz bırakılması ve plan yapımına ilişkin gerekçelerin belirtilmemesi nedeniyle plan yapım tekniğine uygun olmadığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu gelişme alanlarına ilişkin olarak plan açıklama raporunda iki ve üç kat denildiği ancak, plan paftasında dört kat yapılaşma öngörüldüğü, dolayısıyla yapı ve nüfus yoğunluğuna esas bina yükseklik bölgelemesi kararları açısından planda bütünlük ve tutarlık bulunmadığı, alanın üst 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planda "tarım alanı" olarak işaretli olmasına rağmen dava konusu planlarda üst ölçek plan kararlarına aykırı olarak yapılaşmaya açıldığından mekânsal ve işlevsel kullanım kararlarının arazi kullanım kararları bakımında plan hiyerarşisine ve planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olmadığı, ulaşım sistemi açısından da çevre düzeni planının 5.15. sayılı plan hükmünde yer alan “bu planın onama tarihinden önce onaylanmış ve bu plan kararlarına uymayan tüm nazım imar planı ve uygulama imar planları bu plan kararları doğrultusunda revize edilecektir.” düzenlemesi esas alındığında tarımsal alanların yerleşime açılması yönüyle uygun ve tutarlı olmadığı, Gölhisar yerleşmesi bütününde sosyal ve teknik altyapı donatılarının dengeli oluşturulmadığı ve kentsel donatı dengesinin kurulamadığı, sağlık ve eğitim tesis alanları gibi temel donatıların yetersiz, diğer donatıların ise gereğinden fazla oluşturulduğu anlaşıldığından dava konusu 1/1000 ölçekli ilave revizyon uygulama imar planında mevzuata, kamu yararına, planlama esaslarına ve şehircilik ilkelerine uygunluk görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Burdur ili, Gölhisar ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, ... ada, ... sayılı parseli kapsayan alanda, Gölhisar Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama ilave-revizyon imar planlarının kabul edilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Yasasının 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinde; "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hakimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi, idari yargı mercilerinde açılan davalarda, İdare Mahkemelerinin davacının talep sonucu ile bağlı olmasını ifade etmekte olup, bu ilkenin sonucu olarak Mahkemece istemin genişletilmesine, daraltılmasına veya talep edilmeyen bir konuda karar verilmesine olanak bulunmamaktadır. Uyuşmazlıkta, dava konusu imar planının davacının mülkiyetinde bulunan parsele ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi istemiyle dava açılmış, İdare Mahkemesince dava konusu imar planının, hem planın geneline ilişkin hususlar yönünden, hem uyuşmazlık konusu parsel bakımından değerlendirilmesi sonucunda iptaline karar verilmiştir. İptal davalarında, davanın niteliği ve hukuki sonuçları ile hukuki yarar kavramı kapsamında olay ele alınarak davacıların bakılan davayı açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve belirlenen bu kapsamda karar verilmesi gerekmektedir. Dairemizin 11/02/2021 tarihli, E:2019/15857, K:2021/1733 sayılı kararında da belirtildiği gibi usul hukuku gereğince hukuki yarar; davacının mahkemeden hukuksal korunma istemekte bir çıkarının olması ve dava sonucunda verilecek olan kararın ortaya çıkan ihlâli bertaraf edecek nitelikte olması, diğer bir ifade ile, davacının hakkını elde edebilmesinin veya menfaatini temin edebilmesinin, bu dava sonucunda verilecek karara bağlı olmasıdır. Ayrıca kişinin hakkına ulaşmak için bir mahkeme kararına ihtiyacı yoksa hukuki yarardan söz edilmesi de mümkün değildir. (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes, Muhammet, Medeni Usul Hukuku, Ankara 2011, s.297). "Taleple bağlılık" ilkesi uyarınca mahkemenin tarafların talepleriyle bağlı olduğu, talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremeyeceği göz önünde bulundurulduğunda, davacının dava açma sebepleri de dikkate alınarak, dava konusu imar planının iptali istenilen kısmına yönelik inceleme yapılması ve uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekirken, imar planının tamamına yönelik hukuka aykırılıkların dava konusu parsel bakımından da hukuka aykırılık sonucu doğuracağı gerekçesiyle ve talep sonucunu aşacak biçimde dava konusu imar planının iptaline karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Bu durumda, taleple bağlılık ilkesi uyarınca dava konusu imar planının uyuşmazlık konusu parsele ilişkin kısmına yönelik değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, planın tamamına yönelik değerlendirmelerden yola çıkarak davacı parseli bakımından işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. Uyuşmazlıkta, davacı tarafından; taşınmazın büyük kısmının yol alanı olarak planlandığı, planlama alanındaki bazı parsellere ayrıcalıklı haklar tanındığı, daha önce mevzuata uygun şekilde yapılaşan bazı yapılar korunmayacak şekilde plan kararları üretildiği ve imar adalarının çok büyük tutulduğu ve dava konusu imar planlarında hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek dava açılmıştır. İdare Mahkemesince, dava konusu taşınmazı kapsayan alanın, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında "tarım alanı" olarak işaretli olmasına rağmen üst ölçek plan kararlarına aykırı olarak yapılaşmaya açıldığından dava konusu planların mekânsal ve işlevsel kullanım kararları bakımında plan hiyerarşisine ve planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olmadığı, gerekçesiyle iptallerine karar verilmiştir. Somut olayda davacı tarafından, imar planı kararları ile parselin yapılaşmaya açılmasına yönelik herhangi bir itirazının bulunulmadığı, aksine parselin büyük kısmının yolda kalması nedeniyle eşitliğe ve hakkaniyete aykırı davranıldığının ileri sürüldüğü ve yapılaşmaya uygun imar planı kararlarının üretilmesine ilişkin istemlerde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının talebi doğrultusunda uyuşmazlık konusu taşınmazın 15, 12 ve 10 metre en kesitli yol alanında kalan kısımlarının planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olup olmadığının, Dairemizin 21/11/2019 tarih ve E:2015/4640, K:2019/12022 sayılı bozma kararı da dikkate alınarak değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 06/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.