1. Ceza Dairesi 2011/4841 E. , 2011/4353 K. "İçtihat Metni" TEBLİĞNAME : 6-B/2011/99050 Adam öldürme suçuna iştirak ve yağma suçlarından sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak TCK.nun 37/1, 82/1-h, 62 ve 149/1-a-c, 62 maddeleri gereğince hükümlülüklerine dair (...) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.12.2009 gün ve 257/522 sayılı kararın Yargıta
**1. Ceza Dairesi 2011/4841 E. , 2011/4353 K.** **"İçtihat Metni"** TEBLİĞNAME : 6-B/2011/99050 Adam öldürme suçuna iştirak ve yağma suçlarından sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak TCK.nun 37/1, 82/1-h, 62 ve 149/1-a-c, 62 maddeleri gereğince hükümlülüklerine dair (...) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.12.2009 gün ve 257/522 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile hükümlüler Adem, Mükremin ve Hakan müdafii taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi. TÜRK MİLLETİ ADINA 1-a) Hükümlülerden ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün temyiz edilmediği ve re’sen de temyize tabi bulunmadığı anlaşıldığından inceleme dışı bırakılmıştır. b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17.04.2007 gün ve 2007/1-32-97 sayılı kararı uyarınca, Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlarda 765 sayılı TCK.nun 68-77. maddelerindeki ilkelere göre hürriyeti bağlayıcı cezaların toplanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, bu hususta infaz aşamasında karar verilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. 2- Hükümlüler ..., ..., ... hakkında 765 Sayılı TCK.nun 450/7, 59, 31, 33, 497/2, 522, 59, 31, 33, 73, hükümlü ... hakkında 765 Sayılı TCK.nun 450/7, 59, 31, 33. maddeleri gereğince kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümlerden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesi gereğince, yeniden duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucu bozma üzerine kurulan hükümlerde eleştiri ve düzeltme nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden, hükümlü ... müdafiinin 765 Sayılı TCK. hükümlerinin lehe olduğuna, hükümlü ... müdafiinin beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, hükümlü ... müdafiinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak; Uyarlama kararı ile kesinleşmiş hüküm tüm sonuçlarıyla ortadan kalktığından, yeniden verilen hükümde yargılama giderlerine, iadeye ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; hüküm fıkrasının mahsus bölümündeki “yargılama gideri vesaire gibi konularda daha önce verilen karar kesinleşip infaza verildiğinden mükerrer infaza neden olmamak açısından bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına” ibaresinin çıkartılarak yerine kesinleşen hükümdeki "adli emanetinin 2002/1736 sırasında kayıtlı maktule ait giysilerin suçla ilgisi olmadığı anlaşıldığından karar kesinleştiğinde katılanlara iadesine, emanetin 2002/2629 sırasında kayıtlı araç içerisinden alınan kan örnekleri ve şüpheli şahıslara ait kan örneklerinin dosyada delil olarak saklanmasına, katılanlar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden 550 TL maktu vekalet ücretinin hükümlülerden eşit olarak alınarak katılanlara verilmesine, 150 TL yargılama giderinin hükümlülerden eşit olarak alınmasına" ibarelerinin eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), hükümde yer alan ceza miktarına ve cezaevinde geçirilen süreye göre hükümlüler Adem, Mükremin ve Hakan’ın infazın durdurulması talebinin reddine, 11.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.