(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/10412 E. , 2007/15005 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... Kasabası, ... Mahallesi 155 ada 115 parsel sayılı 13.923,17 m2 yüzölçümündeki ta…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/10412 E. , 2007/15005 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... Kasabası, ... Mahallesi 155 ada 115 parsel sayılı 13.923,17 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine , dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır. Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama karar vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazda buğday ekili olduğu, aralarda zeytin, akçakesme, sakız ve defne gibi maki türleri bulunduğu, 1952 tarihli hava fotoğrafından elde edilen topoğrafik memleket haritasında ve 1959 yılına ait hava fotoğraflarında koyu renkli taşlık çalılık alan olarak gözüktüğü, %5 eğimli olduğu, orman sayılmayan yerlerden olduğu ifade edilmiş ise de, taşınmazın eğiminin neye göre belirlendiği açıklanmamıştır. Bilindiği üzere, 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşıt kavramından % 12’den fazla eğimli fundalık ve makilik yerler orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığından bilimsel olarak da orman sayılır. Çekişmeli taşınmazın üzerinde de halihazırda maki türü ağaçlar bulunduğuna göre, taşınmazın eğiminin belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Kaldı ki; orman bilirkişi raporu ekindeki aplikeli memleket haritasında çekişmeli taşınmazın işaretlendiği yerdeki renkler ve rumuzlar net olarak gözükmemektedir. Bu durumda, orman bilirkişi raporu yetersiz olup bu rapora dayanılarak karar verilemez. Diğer taraftan; Hazine, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açtığı halde 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri gereğince imar-ihya ve zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşulları yeterince araştırılmamıştır. Bunlardan ayrı, çekişmeli taşınmazın bir bölümünde halihazırda taşlık, kayalık ve makilik alanlar bulunmakta olup bu yerlerde 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi anlamında imar ve ihyanın tamamlandığı, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemez. Mahkemece bu durum dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.