11. Hukuk Dairesi 2023/956 E. , 2024/4338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.hukuk Dairesi SAYISI :2020/2173 Esas, 2022/1482 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2019/106 E., 2020/152 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esast
**11. Hukuk Dairesi 2023/956 E. , 2024/4338 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.hukuk Dairesi SAYISI :2020/2173 Esas, 2022/1482 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2019/106 E., 2020/152 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; çiftçilik yapan müvekkilinin yetiştirdiği meyvelerin davalı tarafından tarım sigortası ile teminat altına alındığını, bu meyvelerin teminat altında olduğu dönemde meydana gelen don olayı nedeniyle hasar gördüğünü, davalıya yaptıkları başvurunun sonuçsuz kaldığını, sigorta eksperlerinin gerekli hasar tespitini yapmadıklarını, kendisinin ilçe tarım müdürlüğüne hasar tespitini yaptırdığını belirterek kayba uğrayan ürünleri için 100.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bilahare verdiği ıslah dilekçesi ile talebini 131.275,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yaptığı müracaat üzerine davacıya ait bahçede yapılan incelemede meydana geldiği belirtilen don olayından kaynaklanan bir hasarın olmadığının tespit edilmediği, davacının narenciye bahçeleri için yaptığı ihbarlardan vazgeçtiğini, aynı ürünler hakkında yapılan dolu hasarı için gereken ödemenin yapıldığını, teminat dışı sebeplerden kaynaklı verim düşüklüğünden dolayı poliçeler zeyil edilerek sigortalıya prim iadesi yapıldığını, Tarsim Sigortasının sadece dolu ve don hasarlarını teminat altına aldığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkeme ilk istinafa konu 31.01.2018 tarihli kararında özetle; davacının ürünlerinin sigorta teminatı kapsamında olduğu 2014-2015 döneminde Ocak 2015 ayından sonra meydana gelen don olayı neticesinde, alınan bilirkişi raporu kapsamında toplam 131.272,00 TL hasar meydana geldiği, ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığı ve davalının usulüne uygun olarak zamanaşımı def'inde bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 100.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Kararın davalı tarafça istinafı üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesinin 22.03.2019 tarihli kararında özetle; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davaya konu muz ürünlerinde oluşan hasarın don yüzünden mi yoksa düşük sıcaklıktan mı olduğunu belirlemenin mümkün olmadığı belirtildiği halde toplam muz hasarının 131.275,00 TL olduğunun belirtildiği, mahkemece davaya konu hasarın sigorta teminatı kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmediği gibi bu yönde her hangi bir araştırma da yapılmadığı, zarar miktarı belirlenirken de poliçelerde yer alan muafiyet oranlarının dikkate alınmadığı; yine mahkemece davalılardan Ziraat Sigorta AŞ. ye karşı açılan davada davacının Ziraat Bankası hakkındaki davadan feragat edildiğini bildirmesine rağmen bu yönde her hangi bir hüküm kurulmadığı tespitinden sonra;Mahkemece davanın davalı Tarsim Tarım Sigortaları Havuzu İşletmesi AŞ. ile birlikte Ziraat Sigorta AŞ'ye karşı açılmış ve davacı vekili tarafından Ziraat Bankası hakkındaki davadan feragat ettiklerini bildirilmesi sebebiyle davacı vekilinden hakkındaki davadan feragat ettikleri davalının Ziraat Sigorta AŞ. olup olmadığı sorulup belirlendikten sonra feragat beyanı ile ilgili gereken kararın verilmesi, Meteoroloji kurumundan bölgedeki hasar tarihi itibariyle sıcaklık durumunun bildirilmesi istenilerek, yine davalı tarafça bir kısım sigorta tazminatı ödemesi yapıldığı ve zeyledilen poliçelerin bulunduğu bildirildiğinden bu hususlar da araştırılarak dosyanın, Tarsim Sigortaları konusunda uzman üç kişilik ziraat mühendisi heyetine dosyanın tevdi ile hasarın dolu yada don iklim elemanlarınca gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, dava konusu sigorta teminatı kapsamında kalıp kalmadığı, hasarın sigorta teminatı kapsamında kaldığı kanaatine varıldığında; dosya içerisinde mevcut poliçe örnekleri göz önüne alınarak muafiyet oranlarının dikkate alınması, yine davalı tarafça yapıldığı belirtilen bir kısım sigorta tazminatı ödemesinin varlığı ve zeyledilen poliçelerin bulunduğunun tespit edilmesi halinde sigorta tazminatı ödemeleri ve prim iadelerinin belirlenecek sigorta tazminatından mahsubu yapıldıktan sonra bir sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı üzerine alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hasarın don olayına bağlı olarak oluşmadığı, sıcaklığındaki ani değişiklikler nedeniyle meydana gelen renk bozuklukları ve değer eksilmelerinin teminat dışında kaldığı, davacı tarafından mahkeme kanalı ile yapılmış bir tespitle davacının zararının teminat kapsamında kaldığını ispatlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından önce yapılan keşif üzerine alınan bilirkişi raporunda; değişen iklim koşulları sonucu bölgede don olayı ve dolu yağışının meydana geldiği, poliçenin dolu ve don risklerini teminat altına aldığı, davacı çifçinin gerekli tedbirleri/önlemleri aldığının tespit edildiği, meydana gelen hasarın don olayına bağlı olduğu cigar and rot hastalığının bahçede ilk kez görüldüğü, bölgedeki hava sıcaklığının 0,4 ("0") dereceye düştüğü hususunun sabit olduğu, bu sıcaklıkta don olmamasının imkansız olduğu, 27.02.2017 tarihli bilirkişi raporunda da muzlarda cigar and rot denilen hastalık görülmediği, zararın bu hastalığa bağlanamayacağı zira Verticillium theobromae mantarının sebep olduğu bu hastalığın tekrar görülmesi gerektiğini belirttiği; muzlardaki kararmanın don olayına bağlı olarak geliştiğinin açık olduğu, kaldı ki Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve D.A.E. Meteoroloji Laboratuvarı'nın sitesinde de paylaştığı ve açıkladığı üzere "...Geniş alanlarda sıcaklık 0 santigirat derecenin üzerinde olduğu halde topoğrafi yapının elverişli olması nedeniyle don olayı meydana gelebilir." denildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece kaldırma kararı üzerine Meteoroloji müdürlüğüne müzekkere yazılarak hasar tarihi itibarıyla sıcaklık durumunun sorulduğu, bundan sonra dosyanın üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edildiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda özetle; davacının Ziraat sigorta aracılığı ile TARSİM'e muz bitkisi için sigorta yaptırdığı, poliçenin don ve doludan kaynaklanan riskleri teminat altına aldığı, don alayının sıcaklığın 0 C derecenin altına düşmesi ile oluştuğu, donan meyvenin sadece uç kısmında değil tümünde kararma olacağı, muz bitkisinin sıcaklığın 10 C derecenin altına düşmesi halinde üşüme sitresine maruz kalacağı, beneklenme, iç kararması, öz kararması, yumuşak iç bozukluğu ve olgunlaşma bozukluğunun üşüme sitresinin muhtemel sonuçları olduğu; 2015 yılı ilk yarısında Ocak ayı itibarıyla en düşük sıcaklığın 0,4 C derece olduğu, bunun don olayının olmadığını gösterdiğini, bu durumda üşüme zararının meydana geleceği, önceki bilirkişinin de don olayı meydana geldiğini belirtmediği, hava sıcaklığındaki ani değişmelerin renk bozulması ve değer eksilmesine sebep olabileceği bunun da teminat dışında kaldığı, sonuç olarak teminat dönemi itibarıyla don olayının meydana gelmemesi, üşüme zararı ve sigara ucu yanıklığı gibi hastalıkların ise teminat kapsamında olmadığının belirtildiği, davalı Türkiye (Ziraat) Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın ayrıldığı ve Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/88 esasına kaydedildiği ve feragat nedeniyle 11.04.2016 gün ve 2016/340 karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.