11. Hukuk Dairesi 2022/5894 E. , 2024/4282 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/557 Esas, 2022/1211 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2028/450 E., 2019/356 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mah…
**11. Hukuk Dairesi 2022/5894 E. , 2024/4282 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/557 Esas, 2022/1211 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2028/450 E., 2019/356 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında ... adlı dizi film projesine ilişkin 18.09.2017 tarihli oyuncu sözleşmesi imzalandığını, müvekkili ile yayıncı kuruluş arasında yapımcılık sözleşmesine istinaden dizi film projesinin yapımcılığının müvekkili şirket tarafından yürütülürken devir protokolü ile projenin yapımcılığının üçüncü kişilere devredildiğini, müvekkilinin yapımcılık bedelini ödemeyen yayıncı kuruluşun, dizi oyuncularını toplayarak "Oyunculuk bedelleri ... Yapım Ltd. Şti. tarafından ödenmezse tarafımızdan ödenecektir" yönünde açıklamalarda bulunulması karşısında, haksız rekabet hükümlerine ve sözleşmeye aykırılık teşkil eden bu eylemlerin durdurulması hususlarının ihtar edildiğini ancak yayıncı kuruluşun ödeme yükümlülüğünü, oyuncu ve menajerleri devir sürecinde oluşabilecek hukuki boşluktan, karmaşadan, belirsizliklerden uzak tutma yönünde uğraş verdiğini, 11.01.2018, 12.01.2018 ve 23.02.2018 tarihlerinde oyunculara Whatsapp üzerinden bildirimlerde bulunarak, taraflarca feshedilmeyen oyunculuk sözleşmesinin yürürlükte olduğu vurgusuyla oyunculuk bedelinin bakiye tutarının ödeneceği ve sözleşmelerin karşılıklı ibra ile fesh edileceği hususlarını ihtar ederek oyunculara çağrıda bulunulduğunu, buna rağmen davalı tarafça oyunculuk sözleşmesinin sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmü, sözleşme kapsamındaki hak ve vecibelerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, temlik ve ciro edilemeyeceği yönünde devir yasağına ilişkin 7/(i) ve 8/2 hükmü ve sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı yönündeki 10/(d) bendi hükmünün dava dışı yapımcıdan ödeme kabul etmek ve devirden sonra yeni yapım şirketi ile oyunculuk ilişkisini devam ettirmek suretiyle ihlal edildiğini ileri sürerek davalının cezai şart ihlal sayısının tespit edilerek cezai şart alacaklarının miktar olarak tespitini, fazlaya ilişkin hakları ile diğer hakları saklı olmak üzere şimdilik (kısmi dava olarak) 100,00 TL cezai şartın temerrüt tarihinden işleyecek her bir cezai şartın temerrüt tarihini belirlemek suretiyle ilgili tarihten itibaren hesaplamak kaydıyla avans faizi oranında ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı ile kanal arasında 01.11.2017 tarihinde ... adlı dizi projesinin yapımı için sözleşme imzalandığını ve 18.09.2017 tarihinde oyunculuk sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin eki olarak müvekkillerinden kanala devredilmek üzere mali hak devir beyanı ve muvafakatname alındığını, davacı, kanal ve dava dışı Baba Yapım şirketi arasında 20.12.2017 tarihinde imzalanan yapım sözleşmesi ek protokolü ile yapım işlerinin Baba Yapım şirketine devredildiğini, oyunculuk sözleşmesinin tarafının devralan Baba Yapım şirketi olduğunu, taraflar arasında halefiyet yoluyla ilişki kurulduğunu, yeni sözleşme imzalanmasının bir öneminin bulunmadığını, müvekkillerinin dizi projesinde üzerlerine düşen edimleri yerine getirdiğini, davacı tarafından müvekkillerinin sanatının eksik veya hatalı icra etmesiyle alakalı herhangi bir taleplerinin olmadığını, müvekkillerinin yapım işi devredilene kadar ödemeleri davacıdan aldığını, oyunculuk sözleşmesinin ödemelere ilişkin 8 inci ana başlığına göre oyuncu ödemelerinin kanaldan gelecek ödemelere bağlı olduğunu, müvekkillerinin oyunculuk edimlerini yerine getirmekle hak ettiği ücreti davacı ... şirketinden alabileceği gibi kanaldan da alabileceğini, müvekkillerinin söz konusu dizi projesinde yer aldıkları süreçte herhangi farklı bir dizi film projesinde yer almadıklarını, müvekkillerinin sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerin ifşa edildiği iddia edilse de bu gizli bilgilerin ne olduğunun kimlere söylendiği ve zararın ne olduğu hususunda açıklık olmadığını, müvekkillerine isnat edilen cezai şartın doğumuna neden olan herhangi bir kusurun bulunmadığını, cezai şartı oluşturan bir eylem olmaması bakımından davacıların bu davayı açmakta hukuki yararlarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taraf olduğu devir sözleşmesi dikkate alındığında, hem sözleşmeyi imzalayıp hem de bu sözleşmeden kaynaklı olarak bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında tahsilat yapan davalılara (davacının sorumlu olduğu ilk 8 bölüme ilişkin dahi olsa) sözleşmeye aykırılık iddiasında bulunulmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu, yine davalıların bir kısım bakiye ödemeleri dava dışı 3 üncü kişilerden tahsil etmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabulünü gerektirir bir durum olmadığı gibi haksız rekabet olarak kabulünün mümkün olmadığı, zira ek protokolde 3 üncü bölümden 8 inci bölüme kadar bakiye kalan ödemeler yönünden mahsuplaşmanın dikkate alınacağının kabul edildiği, davacının isticvap taleplerinin davanın konusuyla ilgili olmadığı, davacının 3 üncü kişiye bakiye ödemeleri kimlerin söylediği, kimlerden bu durumun yayıldığına ilişkin iddia ve taleplerin esasen davanın konusu olmadığı gibi davacının 3 üncü kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, sözleşmesel sorumluluklarının olduğu dolayısıyla davacının davalıların sözleşmeye aykırı davrandıkları iddiasına dayalı cezai şart talebinin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada çözümlenmesi gereken en önemli hususun, oyuncuların yayıncı kuruluştan aldığı ödemelerin nasıl, ne şekilde, kimin talebiyle yapıldığının tespiti olduğunu, davalılar vekilince bu soruya cevap verilmediğini, davalı asilin bizzat dinlenilmesini talep ettiklerini, birinci ihtimalde oyuncunun gidip yayıncı kuruluştan ödeme talep etmiş olması halinde, oyunculuk sözleşmesinin sır saklama ve gizliliği ihlal etmeme yükümlülüğünün düzenlendiği 10/d bendinin ihlal edilmiş olacağını, çünkü oyuncunun en asgari kabulle, müvekkili yapımcının ödemeleri yapmadığını söyleyerek yalan söylemiş ve müvekkilini itibarsızlaştırmış ve oyunculuk sözleşmesi 10/d maddesinde gizli bilgi olarak tanımlanmış bir bilgiyi ifşa etmiş yani sözleşmeyi ihlal etmiş sayılacağını, ayrıca üçüncü kişilerden ödeme alarak alacağını devretmiş, temlik etmiş sayılacağını, oyunculuk sözleşmesinin 7/i bendinde düzenlenen temlik yasağını da ihlal etmiş olacağını, davalıların uymakla yükümlü olduğu sözleşmeye göre davalıların müvekkilinden başka kimseden ödeme kabul edemeyeceklerini, İlk Derece Mahkemesinin bu hususu irdelemesi ve aydınlatması gerekirken bu hususu ilgisiz bularak isticvap talebini reddettiğini, davalıların bir kısım bakiye ödemeleri üçüncü kişiden almasının haksız rekabet olarak kabul edilemeyeceğine ilişkin gerekçenin hatalı olduğunu, ek protokolde 3 üncü bölümden 8 inci bölüme kadar bakiye kalan ödemeler yönünden mahsuplaşmanın dikkate alınacağının kabul edildiği açıklanmışsa da, davalı ile müvekkili arasında böyle bir protokol bulunmadığını, müvekkili yapımcı ile davalı oyuncu arasında sözleşme imzalandığını, dava açma nedeninin oyuncunun sözleşmedeki şartlara riayet etmemesi olduğunu, oyunculuk sözleşmesinin hiçbir şekilde devredilmediğini, müvekkilinin herhangi bir kişiye halefiyet ve muvafakat vermediğini, devredilenin dizinin yapımcılığı olduğunu, yapımcılık sözleşmesinin devir protokolünde oyuncuları bağlayıcı bir hükme imza atmadığını, oyunculuk sözleşmesinin yapımcılık sözleşmesinden bağımsız bir sözleşme olduğunu, sözleşmenin 5/a maddesinde; “OYUNCU, işbu sözleşmenin imza tarihi itibariyle yürürlüğe gireceğini ve KANAL ile YAPIMCI arasında imzalanan TV dizisi Yapım Sözleşmesinde yer alan SEZON boyunca yürürlükte kalacağını, gayrikabili rücu olarak kabul etmektedir, Sözleşme hangi sebeple sonu ererse ersin YAPIMCI'nın sözleşme uyarınca edindiği ve edineceği haklar ve yetkiler açısından herhangi bir süre, yer, sayı ve muhteva itibariyle kısıtlanmamış biçimde süresiz olarak yürürlükte kalacaktır." düzenlemesi bulunduğunu, sözleşmenin 7/i ve 10/d maddelerinin ihlal edildiğini, üçüncü kişilerden müvekkilinin sorumlu olduğu bölüm ödemelerini tahsil eden davalıların, ödeme bilgileri, bölüm ücreti, IBAN bilgileri, müvekkilin mali durumu gibi ticari hususları ifşa ederek madde hükmünü ihlal ettiklerini oyuncunun ödeme talep etmiş olması halinde en asgari kabule, bölüm başı ücret, ödeme tarihi, tutarı, hesap bilgileri, müvekkilimin ödemelerini yapıp yapmadığı gibi ticari sır mahiyetindeki hususların davalılarca sözleşmeye aykırı olarak yayıncı kuruluşa ifşa edildiğinin ortaya çıkacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili dava dilekçesinde, sözleşme hükümlerinin davalılarca ihlal edildiğini ileri sürerek, ihlal sayısının tespiti ile, ihlal sayısına göre cezai şart talebinde bulunmuşsa da, iddialarını somutlaştırmadığı, davalıların ne şekilde gizli bilgileri ifşa ettiği, başka bir yapımda yer aldığı, sözleşmeden kaynaklanan edimleri ne şekilde devrettiklerinin açıklanmadığı gibi, bu hususta taraflar arasındaki sözleşmeler ve ihtarnameler dışında da delil sunulmadığı, cevap dilekçesinde iddiaların kabul edilmemesine rağmen, davalının isticvabı ile bu hususları açıklamasının istenilmesinin, ispat yükünün yer değiştirmesi sonucu doğuracağı gibi, usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkemece isticvap talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde, "..." isimli dizi film projesinin yapımcılığının müvekkili tarafından yürütülürken, 20.12.2017 tarihinde devir protokolü ile, projenin yapımcılığının üçüncü kişilere devredildiği beyan ve kabul edildiği, davalı oyuncunun yapım sözleşmesinin tarafı olmasa dahi, oyunculuk sözleşmesinin 10/f maddesinde, yapımcı ile Kanal arasındaki sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu düzenlendiği, yapılan işin niteliği gereği, aynı dizi filmin yapım işinin devri ile dizinin devam eden bölümlerinde aynı karakteri oynayan oyuncunun, yeni yapımcı şirket ile dizinin çekimine devam etmesi, sözleşmenin 6/(c) ve 7/(d) hükmünü ihlal anlamına gelmediği, davacı tarafça oyunculuk sözleşmesinin feshedilmediği, devredilmediği ve 5/a maddesi gereğince tüm hakların süresiz ayakta olduğu ileri sürülmüşse de, davacının yapımcı olduğu ilk 8 bölüm için tarafların hak ve yükümlülüklerinin tespitinde süresiz olarak ayakta olacağı, ancak devamında dava dışı yapımcı şirket tarafından çekilen bölümler yönünden sözleşmenin halen taraflar arasında ayakta olduğu ve yapım sözleşmesinin davacı tarafça devrine rağmen, sözleşmenin devam ettiği gerekçesiyle, başka bir tüzel kişinin yapımında oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki iddiasının dürüstlük kuralına aykırı olduğuna ilişkin İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin yerinde olduğu, davacı tarafça davalının üçüncü kişilerden (yayıncı kuruluştan) ödeme aldığına dair dosya kapsamında delil sunulmadığı, kaldı ki davalı tarafça dizinin yapımcılığının devrinden sonra, 9 uncu bölümden itibaren dizinin çekimlerinde oyunculuk görevine devam edilmesi ve ücretin yayıncı Kanal tarafından ödenmesinin, gizliliğin ihlali (Sözleşmenin 10/(d) maddesi) ve sözleşmedeki hak ve vecibelerin devir ve temliki yasağına (Sözleşmenin 7/(i) ve 8/2 maddesi) aykırılık teşkil etmeyeceği ve sözleşmenin ihlali olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılamanın aşamalarında, istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve ayrıca yapımcılığı baskı ile devredildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 18.09.2017 tarihli oyunculuk sözleşmesinden kaynaklı sözleşmeye aykırılığın tespiti ve sözleşmeye dayalı olarak cezai şart alacağı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesindee ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.