11. Ceza Dairesi 2007/9877 E. , 2010/6860 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : VUK'nun 359/a-2 ve 359/b-1. maddelerine göre mahkümiyet 16.05.2005 gün ve 25817 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanununun 33. maddesi uyarınca, diğer mevzuatta defterdara ve defterdarlığa yapılmış atıfların ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına…
**11. Ceza Dairesi 2007/9877 E. , 2010/6860 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : VUK'nun 359/a-2 ve 359/b-1. maddelerine göre mahkümiyet 16.05.2005 gün ve 25817 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanununun 33. maddesi uyarınca, diğer mevzuatta defterdara ve defterdarlığa yapılmış atıfların ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına yapılmış sayılacağının belirtilmesi ve bu hükme uygun olarak 04.04.2007 gün ve 26483 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5615 sayılı Kanunun 20. maddesiyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 367. maddesinin 1. fıkrasında bulunan “defterdarlığın veya gelirler bölge müdürlüğünün” ibaresinin “vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın” şeklinde değiştirilmesi karşısında; Vergi Dairesi Başkanı imzalı, T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı, Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü’nün, 17.10.2005 gün ve B.07.1.GİB.4.26.15.02/28-10-73/763 sayılı yazısının, 213 sayılı Kanunun 367. maddesinde belirtilen ve dava şartı olan mütalaa niteliğinde bulunduğundan tebliğnamedeki bu hususa yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 1- Vergi Suçu ve ekindeki vergi tekniği raporuna dayanılarak düzenlenen iddianamede sanığın gerçek mal ve hizmet karşılığı olmayan sahte faturalar düzenleyerek 2004 ile 2005 yıllarında vergi kaçakçılığı suçunu işlediğinin iddia olunmasına, sanığın 2004 takvim yılında Selami Öner,2005 yılında İbrahim Çiçek adına tarih ve miktarı anılan raporda belirtilen faturaları sahte olarak düzenlediğinin, sigortalı işçi çalıştırmadığının, çevreden yapılan araştırmada ticari faaliyetinin olmadığının, muhasebecisinin bulunmadığının, 31.12.2004 tarihinde işini terkettiği,defter ve belgelerin temin edilememesi nedeniyle incelemenin tarh dosyası üzerinde yapıldığının bu sebeplerle faaliyetlerinin gerçek alım satıma dayanmadığının belirtilmesi,sanığın faturalarını kayıp ettiğini,adına fatura düzenlenen kişileri tanımadığını,mal satmadığını,fatura düzenlemediğini savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi ve sanığın hukuki durumunun tayini bakımından öncelikle sanığın düzenlediği faturaları kullanan anılan kişiler tanık sıfatıyla dinlenerek faturalara konu malları kimden aldıklarının sorulması gerektiğinde yüzleştirme yapılıp suça konu faturalardaki yazı,rakam ve imzalar açısından inceleme yapılarak vergi tekniği raporundaki tespitlerle birlikte bir bütün halinde değerlendirilip sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi, 2-Ceza Genel Kurulu’nun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında açıklandığı üzere, her takvim yılının ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu ve aynı takvim yılında değişik vergi dönemlerinde çok sayıda sahte fatura düzenlenmesi suçunun cezasının zincirleme işlenmesi nedeniyle arttırılması ve faturaların adet ve tutarlarına, zararın miktarına, kastın yoğunluğuna ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiği gözetilerek her bir takvim yılı için ayrı hüküm kurulması yerine tek suç kabul edilerek yazılı şekilde tek hüküm kurulması yasaya aykırı, 3-5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; 16.06.2009 tarihli 5904 sayılı Yasanın 23. maddesi ve 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 276.maddesiyle değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/a-2. maddesi uyarınca takdir ve değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.