7. Hukuk Dairesi 2012/6039 E. , 2012/9681 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 71 parsel sayılı 49184,99 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davacı ...'ün zilyetliğinde olduğu, ancak Kadastro Komisyonunca tespit edilen mera krokisinde kaldığından söz edilerek mera niteliğiyle sınırlandırı
**7. Hukuk Dairesi 2012/6039 E. , 2012/9681 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 71 parsel sayılı 49184,99 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davacı ...'ün zilyetliğinde olduğu, ancak Kadastro Komisyonunca tespit edilen mera krokisinde kaldığından söz edilerek mera niteliğiyle sınırlandırılmıştır. Davacı ... tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 102 ada 71 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davacı tarafça dayanılan tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı gerekçe gösterilerek hüküm verilmiş ise de, mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı ...'ün tutunduğu Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1971/37-79 Esas-Karar sayılı tescil ilamıyla oluşan 14.06.1973 tarih 48 sayılı tapu kaydının gayri sabit sınırlı olup miktarıyla dava dışı 102 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gördüğünün saptanması karşısında dava konusu taşınmazı kapsadığının kabulü olanaksızdır. Öte yandan dava konusu taşınmazın ve dava konusu taşınmaza komşu 72 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılması, zirai bilirkişi raporunda ise tarım arazisi olduğunun belirtilmesi gözönüne alındığında taşınmazın meradan kazanılıp kazanılmadığının bir başka deyişle geleneksel mera araştırmasının somut olayda araştırılması zorunludur. Zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma da yetersizdir. Özellikle zilyetliğe ilişkin keşif tutanağına yansıyan anlatımlar maddi olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu gibi tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenmemiştir. O halde sağlıklı bir sonucu ulaşılabilmesi için mahkemece davada yararı olmayan komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi ve tanıkların beyanlarına başvurularak dava konusu taşınmazın geleneksel biçimde kullanıla gelen kamu malı mera olup olmadığı taşınmaz başında yapılacak keşifte sorulup saptanılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında ayrı ayrı zilyetlik konusunda somut maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin değerlendirilmesinde komşu parsellerin tutanak örneği ve belgelerden yararlanılmalı, davacıların dayandığı ve komşu 2 ve 3 parsele revizyon gören tapu kaydı ile komşu 4 parsele uygulanan tapu kaydının dava konusu taşınmaz yönünü kayalık okuduğu gözönüne alınarak imar-ihyanın gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeli ve gerektiğinde uzman bilirkişiye başvurulmalı, tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenmeli, taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanılagelen mera olup olmadığı duraksamasız belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.