4. Hukuk Dairesi 2009/14751 E. , 2010/390 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... Sendikası vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 17/08/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/09/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafında…
**4. Hukuk Dairesi 2009/14751 E. , 2010/390 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... Sendikası vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 17/08/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/09/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nısfetle hüküm vereceği Medeni Kanun’un 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu yayının içeriği ve yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen 15.000,00 YTL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 5.000,00 YTL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin 1 nolu bendinde “…15.000,00…” biçimindeki sayıların silinerek yerine “…5.000,00…” sayılarının yazılmasına; taraflar yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin 2-a ve b nolu bentlerinde yer alan “…1.800,00…” biçimindeki sayıların ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile ”…600,00…” sayılarının yazılmasına; harç alınmasına ilişkin 3 nolu bendinin tümden silinerek yerine 3 nolu bent olarak “3-Peşin alınan 675,00 YTL harçtan alınması gereken 270,00 YTL harcın indirilerek artık 405,00 YTL harcın karar kesinleştiğinde isteği durumunda davacıya geri verilmesine,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; yargılama giderlerine ilişkin 5 nolu bendinde yer alan “…675…” ve “…17,43…” biçimindeki sayıların ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…270,00…” ve “…6,00…” sayılarının yazılmasına; davacının tüm, davalıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/01/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (M) (M) KARŞI OY YAZISI Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hükmü, taraflar temyiz etmiştir. Davacı vekili; ... Gazetesinin 17 Mayıs 2007 tarihli nüshasında, “Ulusalcı sendika, cemaatle namaza da karşı” başlığı ile yayınlanan yazıda müvekkilinin fotoğrafı ve ismi de kullanılarak din ve dini değerlere düşman olarak gösterilmesi suretiyle, kendisinin ve ailesinin can güvenliğinin tehlikeye atıldığını, mesleki ve sosyal çevresinde toplumun kin ve husumetine maruz bırakılıp, telafisi imkânsız zarara uğratılmasına neden olunduğunu ileri sürerek, manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalılar vekili; haberde, ... Sendikası ... Şube Yöneticilerinin 16 Mayıs 2007 tarihinde ... Gazeteciler Cemiyetinde düzenledikleri basın toplantısında yaptıkları açıklamanın birebir yer aldığını, gazetecilik gereklerinin yerine getirildiğini, kamuoyunu bilgilendirme amacının güdüldüğünü, kamu yararı, toplumsal ilgi, güncellik, konu ile yazı arasında düşünsel bağlılık ilkelerine sadık kalındığını, yazının bütününe bakılması gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece; dava konusu yazı ile davacının din düşmanı gibi tanıtıldığı, hedef gösterildiği böylece kişilik haklarına saldırının oluştuğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Dairemiz sayın çoğunluğunca yerel mahkeme kararı hükmedilen tazminat miktarı yönünden düzeltilerek onanmıştır. Davacının başkanı olduğu ... Sendikası ... İl Temsilciliği yetkilileri, ... ... ... Yatılı Bölge Okulu’nda, din kültürü ve ahlâk bilgisi öğretmeni tarafından “Dinin Direği Namaz” isimli kitabın dağıtımı nedeniyle 16 Mayıs 2007 tarihinde ... Gazeteciler Cemiyetinde basın toplantısı ve açıklaması yapmıştır. Dava konusu haber ise, 17 Mayıs 2007 tarihli ... Gazetesinde yayımlanmıştır. Basın özgürlüğü Anayasa’nın 28. maddesinde ve 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 1 ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir.Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Yerel mahkemenin gerekçesine ve Dairemizin sayın çoğunluğunun görüşlerine katılmamız mümkün değildir. Şöyle ki; haber gerçektir.Günceldir.Ekleme yoktur.Kamu yararı vardır.Özle biçim arasındaki denge bozulmamıştır. ... Sendikası ... Şubesinin, ”Basına ve Kamuoyuna” başlıklı açıklamasında; ulusalcı anlayıştan yoksun olduğu vurgulanan adı geçen kitaptan alıntılara yer verildikten sonra değerlendirmeler bölümünün 5. bendinde; “Namaz ibadetinin, temiz ve uygun olan her yerde yapılabileceği göz ardı edilmektedir.Kesinlikle camide ve cemaatle kılınması gerekliliği vurgulanmaktadır. …” ifadeleri yer almıştır. Kamuoyuna duyurulması amaçlanarak basın toplantısı ile bu açıklama yapıldığına göre davacının isim ve fotoğrafının kullanılmasının doğal karşılanması icap eder.Okuyucunun ilgisini çekecek şekilde başlık ve üslup kullanılmıştır. Konunun hassasiyeti dikkate alınarak toplumun tepki gösterebileceği davacı tarafından basın toplantısı öncesinde öngörülmesi gerekirdi.Tüm bu hususlar bilinerek ... Gazeteciler Cemiyetinde basın toplantısı-açıklaması yapılmış ve fotoğraf çektirilmiştir.Bundan sonra yazmayın ve fotoğrafı yayınlamayın demek işin gereğine ve tabiatına aykırıdır. Şu durumda, Türk Medeni Kanunu’nun 24. Borçlar Kanunu’nun 49. maddeleri ile teminat altına alınan kişilik haklarına saldırı ve hukuka aykırılık gerçekleşmemiştir.Tüm bu sebeplerle davanın tümden reddi düşüncesinde olduğumuzdan, kısmen kabulü yönündeki yerel mahkeme kararını düzelterek onayan sayın çoğunluğun görüşlerine katılamıyoruz.21/01/2010