8. Ceza Dairesi 2020/19604 E. , 2023/648 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinc…
**8. Ceza Dairesi 2020/19604 E. , 2023/648 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın, katılana iftira ettiğinden bahisle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267. maddesinin birinci ve dokuzuncu fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir. 2. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, dayanak uygulama maddesi gösterilmeksizin beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, suçun sabit olduğuna dairdir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın gazetede kaleme aldığı haber metninde, katılan hakkında yolsuzluk yaparak öğrencilerden fazla para topladığı beyan etmek suretiyle iftira ettiği iddiasına ilişkindir. 2. Cumhuriyet gazetesinin 26.02.2015 tarihli sayısının 16 ncı sayfasında, "Minik Balerinler Yolsuzluğu" başlığıyla kaleme alınan yazı içeriğinde, "... Devlet Opera ve Balesi (DOB) Genel Müdürlüğü’nün, 'geleceğin sanatçılarını yetiştirmek' amacıyla her yıl açtığı çocuk balesi ve çocuk korosu kurslarında yolsuzluk yapıldığı öğrenildi. ... ... Çocuk ve Gençlik Sahnesi Yöneticisi, opera sanatçısı ve DOB Genel Müdür Yardımcısı ...’in eşi ... ...’in, “DOB Çocuk Balesi - Çocuk Korosu Kursları Yönergesi”ne aykırı bir şekilde, minik balerin ve koro sanatçılarının velilerinden “öğretmen aidatı” adı altında para topladığı tutanaklarla ortaya çıktı. ... 9 Mart 2014 tarihli tutanağa göre, ..., ... ... Çocuk ve Gençlik Korosu’na ait, Ocak 2014’te 160 TL, Şubat 2014’te de 1000 TL olmak üzere, toplam 1160 TL’yi “kurs aidatlarının öğretmen parası” adı altında alıyor. 9 Nisan 2014’teki tutanakta da 20 öğreci velisi, “öğretmen ücreti” adı altında, yönergeye aykırı olarak, ...’e 880 TL veriyor. 5 Mayıs 2014 tarihli bir başka tutanakta ise ...’in yine aynı şekilde 20 öğrenci velisinden 780 TL aldığı görülüyor. 2 Haziran 2014 tarihli tutanakta da bu tutar 760 TL olarak belirtiliyor." şeklinde ibareler yer almaktadır. 3. Dosya içerisinde mevcut bilgisayar ekran görüntüsü çıktılarından, aynı içerikli yazının, gazetenin internet sitesinde de yer aldığı görüldü.