11. Hukuk Dairesi 2014/6700 E. , 2014/10491 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.06.2013 tarih ve 2013/199-2013/295 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası
**11. Hukuk Dairesi 2014/6700 E. , 2014/10491 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.06.2013 tarih ve 2013/199-2013/295 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalı ile müvekkili ... arasında işyeri devir sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşme ile işyerinde çalışan işçilerin alacaklarının davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını ancak, işçiler tarafından açılan alacak davasında müvekkillerinin ödeme yapmak zorunda kaldığını, sözleşme hükümleri uyarınca ödenen tazminatın davalıdan rücuen tazmini için başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, işçiler tarafından açılan tazminat davasında her bir işveren açısından ayrı ayrı tazminata hükmedildiğini, müvekkilinin kendi aleyhinde hükmedilen kısım bakımından ödeme yaptığını, işyeri devir sözleşmesinde devir tarihi itibari ile işten çıkarılma hallerinin hüküm altına alındığını, müvekkilinin işçileri devir tarihinde işten çıkarmadığını ve bu haliyle başkaca borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... ile davalı ... arasında 12.11.2008 tarihinde iş yeri devir sözleşmesi imzalandığı ve sözleşmede 01.01.2006 tarihinden beri iş yerinde çalışan ....'ın işine son verilmesi durumunda tazminatının devir alana ait olacağı konusunda özel hüküm bulunduğu, dava dışı ....'ın İlk Adım Çocuk Evi adlı kreşte çalıştığı, devir tarihinden sonra söz konusu çalışanların işlerine son verilmesi nedeniyle her ikisinin de ayrı ayrı Edirne İş Mahkemesi'nde dava açtığı ve lehlerine kıdem tazminatına ve 01.01.2006-13.11.2008 tarihleri arasında davacı ... yanında çalıştıklarından bahisle anılan dönem kıdem tazminatının davacı ...'dan tahsiline karar verildiği, söz konusu kararın icraya konulduğu ve davacıların mahkeme kararına istinaden ödeme yaptığı, davacı ...'ın da işyeri devir sözleşmesine istinaden belirtilen dönemde kıdem tazminatını devralan davalıdan rücuan tahsili için icra takibi yaptığı, borçlu davalının takibe itiraz ettiği, her ne kadar davalı ve davacının taraf olduğu iş mahkemesinde kıdem tazminatına ilişkin kesinleşmiş karar bulunmakta ise de davacı ... ile davalı arasında yapılan sözleşme nedeniyle 01.01.2006-14.11.2008 dönemi yönünden oluşacak tazminat miktarını devralan davalının üstlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 10.384,00 TL asıl, 579,83 TL faiz olmak üzere toplam 10.963,83 TL yönünden davalının Edirne 1. İcra Müdürlüğü'nün 2011/2251 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, bu miktar yönünden takibin devamına, asıl alacağın % 40 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davacı ... yönünden verilen önceki karar kesinleşmiş olmakla yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 561,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 04.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.