8. Hukuk Dairesi 2022/346 E. , 2024/4258 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/55 E., 2021/16 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk
**8. Hukuk Dairesi 2022/346 E. , 2024/4258 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/55 E., 2021/16 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacılardan ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Elazığ ili Maden ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 234 ada 10 parsel sayılı 4.729,87 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... 23/07/2009 havale tarihli dava dilekçesinde; Elazığ ili Maden ilçesi Naldöken köyü ... mezrasında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 233 ada 20, 234 ada 10, 195 ada 21 ve 110 ada 1 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tespit edildiğini, ancak söz konusu taşınmazların babadan kalan taşınmazlar olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında davacının vefat etmesi nedeniyle dava mirasçıları tarafından takip edilmiş ve ayrıca İlk Derece Mahkemesince, dava dilekçesinde dava konusu edilen 110 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, başka dava dosyasında da dava konusu olduğu anlaşıldığından bu taşınmaz hakkındaki dava eldeki dava dosyasından tefrik edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen, davacının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 234 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 13.01.2014 tarihli fen bilirkişi raporu ve sınırları gösterir 1 nolu krokide (A) harfi ile gösterilen 4.409,36 m2' lik kısmının kadastro tesbitinin iptali ile tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen 320,51 m2 kısmının tespit gibi tapuya tesciline, davalı ... adına tespit edilen 195 ada 21 parsel sayılı taşınmazın 13.01.2014 tarihli fen bilirkişi raporu ve sınırları gösterir krokide (A) harfi ile gösterilen 45,28 metrekare yüzölçümlü kısmının kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen 485,96 metrekare yüzölçümlü kısmının tespit gibi tapuya tesciline, davalı Hazine adına tespit edilen 233 ada 20 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın reddine ilişkin karar, davalı Hazine tarafından dava konusu 234 ada 10 sayılı parsel sayılı taşınmazın (A) harfli kısmına ilişkin hükme yönelik olarak temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 30.10.2014 tarihli ve 2014/5252 Esas, 2014/8948 Karar sayılı ilamıyla; " temyize konu 234 ada 10 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen kısmın özel mülkiyete konu olacak yerlerden olduğu ve davacı yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu gerekçesi ile davacı adına tesciline karar verilmişse de, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan hüküm kurulduğu, dava konusu taşınmazın sınırında dere olduğu halde, mahallinde yapılan keşifte jeolog bilirkişi dinlenmediği ve dava konusu taşınmazın aktif dere yatağı olup olmadığı araştırılmadığı gibi bu tür yerlerin zilyetlik ve imar - ihya ile kazanılamayacağının düşünülmediği, kuru dere yatağı ise imar - ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği ve ihya işlemi tamamlandıktan sonra geçen sürenin yeterli olup olmadığı hususlarının araştırılmadığı açıklanarak, dava konusu taşınmaz başında jeolog ve fen bilirkişi eşliğinde yeniden keşif yapılarak dava konusu taşınmazın dere yatağında kalıp kalmadığı, dere yatağından kazanılan yerlerden olup olmadığı, normal yağış alan dönemlerde de dere yatağından etkilenip etkilenmeyeceği, imar - ihya edilmiş olup olmadığı, halen ekonomik amacına uygun tarım yapılabilecek nitelikte bir yer olup olmadığı hususlarının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi " gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " davacıların kesin süre içerisinde keşif ücretini yatırmadıkları ve mevcut delillere göre de davalarını ispat edemedikleri " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın reddine hükmedilmiş ise de, verilen bu karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36 ncı maddesinin ispat külfeti kendisine düşen taraf aleyhine uygulanabilmesi için, dosyanın keşfe hazır ... getirilmesinden sonra keşifle ilgili ara kararında keşif gün ve saatinin yanında, hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, taraf tanıkları, uzman bilirkişilere verilecek ücretlerle vasıta parası, ücretin yatırılacağı yapılacak tebligatlarla ilgili masraflar kalemler halinde gösterilip bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul ve belirli bir süre tanınması, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları, taraf tanıkları ve uzman bilirkişilere çıkarılacak davetiye için yine uygun bir sürenin bulunmasına azami özen gösterilmesi gerektiği halde, ilk derece mahkemesince kurulan ara kararda, keşif gün ve saati yazılmadığı gibi, belirlenen keşif ücretinin nereye yatırılacağı da belirtilmemiştir. Bu haliyle söz konusu ara kararın usul ve yasaya uygun olduğundan söz edilemez. İlk Derece Mahkemesince, usulüne uygun şekilde oluşturulmayan ara karara sonuç bağlanmak suretiyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.