Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2025/354 E. , 2025/742 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2025/354 Karar No : 2025/742 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVACI) ... İç Dış Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacı tarafından yargılama gideri vekalet ücreti yönünden, davalı tarafından esastan temyizen incelenerek bozu
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2025/354 E. , 2025/742 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2025/354 Karar No : 2025/742 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVACI) ... İç Dış Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacı tarafından yargılama gideri vekalet ücreti yönünden, davalı tarafından esastan temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, 2013 ve 2014 yıllarında sahte fatura düzenlediğinden ve kullandığından bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablolarına göre 2016/Mart, Nisan, Eylül ve Kasım dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Dokuzuncu Dairesince verilen bozma kararına uymak suretiyle, olayda, vergiyi doğuran sahte fatura düzenleme ve kullanma fiilleri 2013 ve 2014 yıllarında gerçekleştiğinden, zamanaşımı süresinin, ödenecek verginin çıktığı 2016 yılını izleyen yılın başından itibaren değil, 2013 yılında gerçekleşen sahte fatura düzenleme ve kullanma fiilleri yönünden 2014 yılının başından itibaren, 2014 yılında gerçekleşen sahte fatura düzenleme ve kullanma fiilleri yönünden 2015 yılının başından itibaren işlemeye başlayacağı ve sırasıyla 2018 ve 2019 yıllarının sonunda dolacağının anlaşıldığı, buna göre, dava konusu vergi ve cezaları içeren vergi ceza ihbarnamelerinin davacıya 07/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında, vergi alacağının, en geç 31/12/2018 tarihine kadar tarh ve mükellefe tebliğ edilmesi gereken 2013 yılında gerçekleşen sahte fatura düzenleme ve kullanma fiillerinden doğan kısmının zamanaşımına uğrayarak ortadan kalktığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACININ İDDİALARI: Davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen tarafları aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararın yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir. DAVALININ İDDİALARI: Savunma dilekçelerinde yer alan beyanları doğrultusunda hukuka ve yasalara aykırı olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı adına, 2013 ve 2014 yıllarında sahte fatura düzenlediğinden ve kullandığından bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablolarına göre 2016/Mart, Nisan, Eylül ve Kasım dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesince, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin, olayda, vergiyi doğuran sahte fatura düzenleme ve kullanma fiilleri 2013 ve 2014 yıllarında gerçekleştiğinden, zamanaşımı süresinin, ödenecek verginin çıktığı 2016 yılını izleyen yılın başından itibaren değil, 2013 yılında gerçekleşen sahte fatura düzenleme ve kullanma fiilleri yönünden 2014 yılının başından itibaren, 2014 yılında gerçekleşen sahte fatura düzenleme ve kullanma fiilleri yönünden 2015 yılının başından itibaren işlemeye başlayacağı ve sırasıyla 2018 ve 2019 yıllarının sonunda dolacağının anlaşıldığı, buna göre, dava konusu vergi ve cezaları içeren vergi ceza ihbarnamelerinin davacıya 07/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında, vergi alacağının, en geç 31/12/2018 tarihine kadar tarh ve mükellefe tebliğ edilmesi gereken 2013 yılında gerçekleşen sahte fatura düzenleme ve kullanma fiillerinden doğan kısmının zamanaşımına uğrayarak ortadan kalktığı sonucuna ulaşıldığı, bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince anılan durum göz önünde bulundurularak yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle verdiği bozma kararına uyulmasına karar verildikten sonra ve bozma kararında vergi alacağının yalnızca 2013 yılında gerçekleşen sahte fatura düzenleme ve kullanma fiillerinden doğan kısmının zamanaşımına uğrayarak ortadan kalktığı belirtilmesine karşın, alacağın (2014 yılında gerçekleşen sahte fatura düzenleme ve kullanma fiillerinden doğan kısmı da dahil olmak üzere) tümünün zamanaşımına uğrayarak ortadan kalktığı kabulüyle, istinaf başvurusunun kabulü, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın kabulü yolunda verilen temyize konu kararda bozma kararına uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan, temyize konu bozmaya uyma kararında, taraflarca istinaf isteminde bulunulmasına ve taraflar temyiz istemleri kabul edilerek karar bozulmasına rağmen davalı idarenin istinaf başvurusu hakkında hüküm kurulmadığı "istinaf isteminin kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne" şeklinde hüküm kurulduğu görülmektedir. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince anılan hususlar ve bozmaya uygunluk yönünden karar tümden bozulduğundan davacının yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin iddiaları da yeniden verilecek kararda değerlendirilmek suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Tarafların temyiz istemlerinin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine , 11/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.