11. Hukuk Dairesi 2010/7204 E. , 2011/17615 K. MAHKEMESİ : İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/01/2010 tarih ve 2007/202-2010/4 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe,…
**11. Hukuk Dairesi 2010/7204 E. , 2011/17615 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/01/2010 tarih ve 2007/202-2010/4 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin “şanlı delikli-kapsikumlu kaplanlı” markası ile tescil ettirdiği “yakı” tabir edilen ürünü olduğunu, davalının müvekkilinin tescilli ürününün sahtesini üretip piyasaya sürmeye hazırlanırken yakalandığını, davalının eyleminin müvekkilinin piyasadaki tercih edilirliğine, ticari altyapısı ve itibarına gölge düşürdüğünü ileri sürerek 5.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, haksız fiil mahkemesi olan Adana mahkemelerinin yetkili olduğunu, arabasında ele geçirilen ürünlerin .....tarafından emanet olarak yollandığını, husumetin ona yöneltilmesi gerektiğini, ürünlerin ambalaj olup mamul mal olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, ceza soruşturmasında yapılan aramada davalının aracında yirmi koli ve bir çuval içerisinde üzerinde “şanlı delikli yakısı” ve kaplan resmi ile “kapsikumlu” ibaresi bulunan zarfların ele geçerildiğini, her ne kadar ceza mahkemesince beraat kararı verilmişse de verilen beraat kararının mahkemeyi bağlamayacağını, olay tarihi itibariyle taklit markalı ambalajların ticari anlamda bulundurma eyleminin marka tecavüzü oluşturduğunu, davalının aracında ele geçirilen 120.000 adet sahte ürünlerin kendisine ait olmadığını iddiasını ispatlayamadığını, bilirkişi raporu ile de davacının davalı ile lisans sözleşmesi yapmış olsaydı yoksun kalacağı kazancının 9.720.00 TL olduğunu belirtmesi sonucu davacının da davasını ıslah ettiğini, tecavüzün varlığının sabit olduğu gerekçesiyle 9.720.00 TL maddi, 3.000.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 565,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.