10. Ceza Dairesi 2023/15918 E. , 2024/25783 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KANUN YARARINA BOZMA Bursa 21. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 20.10.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bak…
**10. Ceza Dairesi 2023/15918 E. , 2024/25783 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KANUN YARARINA BOZMA Bursa 21. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 20.10.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.07.2023 tarihli ve 2023/11010 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/88664 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/88664 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Her ne kadar Bursa 21. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında verilen Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05/07/2021 tarihli ve 2020/99442 soruşturma, 2021/1051 karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve uyuşturucu madde kullanmak suçundan tedavi ve denetimli serbestliğine karar verildiği, bu kararın sanığa 06/09/2021 tarihinde usulüne uygun tebliğinden sonra, 20/10/2021 tarihinde çıkarılan çağrı kağıdına sanığın uymaması üzerine 02/11/2021 tarihli uyarı yazısının sanığa 12/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği, 10/11/2021 tarihli 31655 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 44/3 maddesi hükmünün infaza ilişkin ve yürürlüğe girdiği anda yürütülen tüm denetimli serbestlik dosyaları açısından uygulanması gerektiği halde, inceleme konusu olayda; sanığa bir kez uyarılı çağrı kağıdı çıkarılması üzerine, ikinci kez uyarılı çağrı kağıdı çıkarılmaksızın denetimli serbestlik dosyasının kapatılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş olduğundan bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/4-a maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmediği değerlendirilerek sanık hakkında açılan kamu davasının durmasına karar verilmişse de; 10/10/2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 31655 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Tebligat" başlıklı 41. maddesinin konuyla ilgili 1, 2 ve 3. fıkralarının ; "(1) Denetimli serbestlik kararlarının kaydedilmesinden itibaren yükümlülere üç iş günü içerisinde yapılacak yazılı veya elektronik tebligatta, tebliğden itibaren on gün içerisinde müdürlüğe başvurulması gerektiği belirtilir. (2) Düzenlenen tebligatta, yükümlünün haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen bir mazereti olmadan müdürlüğe gelmemesi veya hakkında belirlenen yükümlülüklerin gereğini yerine getirmemesi halinde, denetimli serbestlik kararının niteliğine göre ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebileceği, seçenek yaptırım veya tedbirin hapse çevrilebileceği ya da koşullu salıverilme kararının geri alınabileceği gibi gelmemenin hukuki sonuçları yükümlüye bildirilir. (3) Usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen yükümlü on gün içerisinde müdürlüğe müracaat etmezse uyarı ve tekrar tebligat yapılmaksızın komisyonun onayından sonra kayıt kapatılarak infaz dosyası Cumhuriyet başsavcılığına geri gönderilir." şeklinde, Anılan Yönetmeliğin "Yükümlülerin uyarılması" başlıklı 44. maddesinin konuyla ilgili 1, 2 ve 3. fıkralarının ise ; "(1) Yükümlülüğün yerine getirilmesi için uyulması gereken kurallar ile karara uygun olarak hazırlanan programa ve denetimli serbestlik personelinin bu kapsamdaki uyarı ve çağrılarına uyulmaması yükümlülüğün ihlali sayılır. Yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda vaka sorumlusunun teklifi üzerine yükümlü, komisyon tarafından veya Kanunda yazılı hâllerde komisyonun önerisi üzerine infaz hâkimi tarafından uyarılır. (2) Uyarı bir yazı ile yükümlüye tebliğ edilir. Gerektiğinde yükümlü, müdürlüğe davet edilerek yükümlülüklerine ilişkin hususlar ve ihlalin sonuçları vaka sorumlusu tarafından kendisine sözlü olarak da açıklanır. Yükümlünün gelmemesi durumunda daha önce yapılmış olan yazılı uyarı yeterli sayılır. (3) Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. Suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından ise yükümlünün bir yıl içerisinde üçüncü kez uyarılmasının ardından bir yıl içinde dördüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır." şeklinde düzenlendiği, Bu düzenlenlemelere göre, denetimli serbestlik kararı hükmedilen yükümlünün adı geçen Yönetmeliğin 41. maddesine istinaden müdürlüğe başvurması için çıkarılan çağrıya uymaması halinde anılan Yönetmeliğin 41/3. maddesine göre hükümlünün uyarı ve tekrar tebligat yapılmaksızın komisyonun onayından sonra kaydın kapatılmasına karar verileceği, yükümlünün çağrı yazısına UYAP denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat ederek tedavi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerinin uygulanmasına başlandıktan sonra yükümlülük ihlalinde bulunması halinde ise anılan Yönetmeliği'nin 44/3 maddesine göre işlem yapılacağı, Somut incelemeye konu dosyada, Şüpheli hakkında, 20/03/2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 05/07/2021 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ayrıca “yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması” halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edilmesine karar verildiği, verilen kararın 06/09/2021 tarihinde tebliğ edilerek 22/09/2021 tarihinde infaz edilmesi için Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Bursa Denetimli Serbestlik müdürlüğü tarafından 20/10/2021 tarihinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması hususunda usulüne uygun olarak çağrı kağıdı çıkarıldığı, sanığın çağrı kağıdına uymaması üzerine 02/11/2021 tarihli uyarı yazısı ile sanığın uyarılmasına karar verildiği ve bu kararın usulüne uygun olarak 12/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği, Bu haliyle, Denetimli Serbestlik Müdürlüklerince kayıt işlemi yapıldıktan sonra yükümlünün ilk müracaatı için yükümlüye, on gün içerisinde müdürlüğe başvurulması, haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen bir mazereti olmadan müdürlüğe gelmemesi halinde kaydın kapanacağına ilişkin gelmemenin hukuki sonuçlarını içeren uyarılı çağrı yazısının tebliğ edilmesi gerektiği, somut olayda, adı geçen şüpheliye usulüne uygun olarak çıkarılan ilk müracaatını içerir çağrı yazısından sonra 21/11/2021 tarihinde tebliğ edilen uyarı yazısı bizzat kendisine tebliğ edilmesine rağmen, haklı ve geçerli bir mazereti olmaksızın 10 gün içerisinde müdürlüğe başvurmayarak şüphelinin kendisine yüklenen yükümlülüklere uymadığı cihetle yargılamaya devamla işin esasına ilişkin hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 20.03.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2021 tarihli ve 2020/99442 Soruşturma, 2021/1051 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, merci ve itiraz süresinin usulüne uygun şekilde gösterildiği, kararın 06.09.2021 tarihinde bizzat kendisine tebliğ edildiği, tedbirin infazı için 22.09.2021 tarihinde Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2021 tarihli ve 2020/99442 Soruşturma, 2021/37949 Esas, 2021/27691 sayılı iddianamesi ile Bursa 21. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Bursa 21. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.09.2022 tarihli ve 2022/31 Esas, 2022/653 Karar sayılı kararı ile, sanığa 20.10.2021 tarihinde çağrı yazısının 12.11.2021 tarihinde de uyarı yazısının tebliğ edildiği, 10.11.2021 tarihli 31655 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 44/3. maddesi hükmünün infaza ilişkin ve yürürlüğe girdiği anda yürütülen tüm denetimli serbestlik dosyaları açısından uygulanması gerektiği halde inceleme konusu olayda sanığa bir kez uyarılı çağrı kağıdı çıkarılması üzerine, ikinci kez uyarılı çağrı kağıdı çıkarılmaksızın denetimli serbestlik dosyasının kapatılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, Anlaşılmıştır. D. 10.11.2021 tarihinde 31655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin "Yükümlülerin uyarılması" başlıklı 44. maddesi düzenlemesi, " (1) Yükümlülüğün yerine getirilmesi için uyulması gereken kurallar ile karara uygun olarak hazırlanan programa ve denetimli serbestlik personelinin bu kapsamdaki uyarı ve çağrılarına uyulmaması yükümlülüğün ihlali sayılır. Yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda vaka sorumlusunun teklifi üzerine yükümlü, komisyon tarafından veya Kanunda yazılı hâllerde komisyonun önerisi üzerine infaz hâkimi tarafından uyarılır. (2) Uyarı bir yazı ile yükümlüye tebliğ edilir. Gerektiğinde yükümlü, müdürlüğe davet edilerek yükümlülüklerine ilişkin hususlar ve ihlalin sonuçları vaka sorumlusu tarafından kendisine sözlü olarak da açıklanır. Yükümlünün gelmemesi durumunda daha önce yapılmış olan yazılı uyarı yeterli sayılır. (3) Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. Suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından ise yükümlünün bir yıl içerisinde üçüncü kez uyarılmasının ardından bir yıl içinde dördüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. (4) Uyarı için yapılan tebligatta, bir yıl içerisinde suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından dördüncü kez, diğer yükümlüler bakımından üçüncü kez ihlal durumunun tespit edilmesi halinde tekrar bir uyarının yapılmayacağı, dosyanın kapatılması ile ilgili sürecin başlatılacağı ve dosyanın ilgili yargı merciine gönderileceği yükümlüye ihtar edilir." şeklinde olup, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; 10.11.2021 tarihinden sonraki infaz dosyalarında, çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurmayan yükümlüye uyarılı çağrı yazısı tebliğ edilmesine rağmen yine müdürlüğe başvurmaması halinde infaz dosyasının kapatılmasına karar verileceği, bu durumda ısrar şartının gerçekleşmiş sayılacağı, yükümlülüklerin bir yıl içerisinde üç defa ihlal edilmesi şartının ise yükümlünün çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurması halinde aranacağı, somut olayda şüpheliye çağrı yazısının usulüne uygun şekilde 20.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği, şüphelinin başvurmaması üzerine, uyarı yazısının 12.11.2021 tarihinde bizzat kendisine tebliğ edildiği ancak yapılan uyarıya rağmen 10 günlük süre içerisinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvuruda bulunmadığı, bunun üzerine denetimli serbestlik dosyasının kapatılmasına karar verildiği, buna göre ısrar şartının gerçekleştiği anlaşıldığından yargılamaya devamla esas hakkında karar verilmesi yerine durma kararı verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bursa 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2022 tarihli ve 2022/31 Esas, 2022/653 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.