7. Hukuk Dairesi 2013/15398 E. , 2013/23331 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi vekili Av.... Dava Türü : Alacak Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik gö
**7. Hukuk Dairesi 2013/15398 E. , 2013/23331 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi vekili Av.... Dava Türü : Alacak Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalıya ait işyerinde 17.09.2008-31.05.2010 tarihleri arasında muhasebe elemanı olarak çalıştığını, son aylık brüt ücretinin 1.131,44 TL olduğunu, Cumhuriyet Bayramı dışında tüm resmi tatillerde ve dini bayramların 1. günü dışında tüm dini bayramlarda çalıştığını, haftanın 6 günü olmak üzere yaz aylarında 08:00-19:30, kış aylarında 08:00-19:00 saatleri arasında çalıştığını ileri sürerek fazla mesai ücreti ile ulusal bayram genel tatil ücretinin ödetilmesini talep etmiştir. Davalı, davacıya işçilikten doğan tüm haklarının ödendiğini, tüm bordroların imzalı olduğunu, işçinin kendi insiyatifiyle işlerini bitirmek için yaptığı çalışmanın fazla çalışma sayılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının fazla mesai alacağına hak kazanıp kazanamadığı uyuşmazlık konusudur. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, yıllık ikiyüzyetmiş saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. Somut olayda; taraflar arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 3-b maddesinde fazla çalışma ücretlerinin ücrete dahil olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmış olmakla yukarıda açıklanan ilke kararı gereğince davacının fazla çalışma ücreti hesabında yıllık 270 saatle sınırlı olarak iş sözleşmesinin geçerli kabul edilmesi, varsa 270 saatin üzerinde kalan çalışmalarının hesaplanması gerekirken söz konusu iş sözleşmesi hükmü dikkate alınmadan yapılan hesaplamaya itibarla sonuca varılması hatalı olup bozma nedenidir. 3-Davacı vekili dava dilekçesinde açıkça davacının Cumhuriyet Bayramı dışında tüm resmi tatillerde ve dini bayramların 1. günü dışında tüm dini bayramlarda çalıştığını belirterek ulusal bayram genel tatil ücreti talep etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının dini bayram günleri hariç diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek ulusal bayram genel tatil ücreti hesap edilmiş ve mahkeme bu miktarı hüküm altına almıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde ulusal bayram genel tatil ücretine ilişkin talebini Cumhuriyet Bayramı dışındaki genel tatil günleriyle sınırlandırdığı halde 6100 sayılı HMK'nun 26. maddesine aykırı biçimde talep aşılarak yapılan hesaba itibarla ulusal bayram genel tatil ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozma nedenidir. O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 25.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.