6. Ceza Dairesi 2010/31977 E. , 2013/25772 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, Tehdit HÜKÜM : Kısmen beraat, Kısmen mahkumiyet, Kısmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, Kısmen düşme Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: O Yer Cumhuriyet Savcısının 10.11.2008 günlü temyiz dilekçesi içeriğine göre, sanık ... hakkında hürriyetten yoksun kıl
**6. Ceza Dairesi 2010/31977 E. , 2013/25772 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, Tehdit HÜKÜM : Kısmen beraat, Kısmen mahkumiyet, Kısmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, Kısmen düşme Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: O Yer Cumhuriyet Savcısının 10.11.2008 günlü temyiz dilekçesi içeriğine göre, sanık ... hakkında hürriyetten yoksun kılma ile TCK'nın 106/1.1.cümlesi uyarınca tehdit suçlarından kurulan hükümler ve sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında senet yağması ve TCK'nın 106/1.2.cümlesi uyarınca tehdit suçlarından kurulan hükümleri temyiz ettiği, sanık ... savunmanının 07.11.2008 günlü temyiz dilekçesi içeriğine göre ise, sanık hakkında TCK'nın yağma ve 106/1.1.cümlesi uyarınca tehdit suçlarından kurulan hükümleri temyiz ettiği anlaşılmakla yapılan incelemede; I-Sanık ... hakkında TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesi uyarınca tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: 5271 sayılı CMK’nın 231/5.maddesi gereğince verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı itiraz yolu açık olup, temyizi olanaklı bulunmadığından; O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık ... suvunmanının bu konudaki isteminin, 5271 sayılı CMK’nın 231/12 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, 5271 sayılı CMK’nın 264/1. maddesi uyarınca, yasa yolu ile merciinde yanılma, başvuru hakkını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fikrasına göre, itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmek üzere dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE; II-Sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Sanığın yağma eylemini silahla, gece vakti ve konutta gerçekleştirdiği halde, 5237 sayılı TCK'nın 149/1. maddesinin (a-h) bendlerinin yanısıra (d) bendi ile de uygulama yapılması gerektiği gözetilmemiş ise de, bu husus karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; sanık ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, III-Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kurulan hüküm ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında senet yağması ve TCK'nın 106/1. maddesinin son (2.) cümlesi uyarınca tehdit suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde: Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık ...'ın 17.01.2007 tarihindeki yağma eylemi sırasında bıçak tehdidiyle ve yumruklayıp evinin yatak odasına soktuğu ve üzerinden parasını zorla aldığı yakınanı odada bırakıp kapıyı üzerinden kilitleyerek anahtarını da alıp “buradan bir yere gitme, döndüğümde seni bulamazsam doğrarım” şeklinde tehdit ettiği ve yaklaşık yarım saat sonra geri gelerek yakınanı odadan çıkardığı, Sanık ...'ın yağma eylemiyle ilgili dava için 04.04.2007 günü saat 09:30 sıralarında sanık ...'in telefon ile yakınanı arayıp “taksisiyle adliyeye gelmesini, parayı kendisinin vereceğini” söylediği, yakınanın taksiyle geldiği adliyenin dış kapısının önünde sanıklar ..., ..., ... ve ...'in beklediği, sanık ...'in yakınandan “duruşmada sanık ... lehine şikayetinden vazgeçip ifadesini değiştirmesini istediği” yakınanın ise duruşmada şikayetinin devam ettiğini beyan ederek duruşmadan çıkıp yaya olarak yürüdüğü esnada sanıklar ... ve ... arkasından yetişip “enişten seni parkta bekliyor, seni parka götüreceğiz, dedikleri”, yakınanla birlikte çay bahçesinde beklemekte olan sanıklar ..., ... ve ...’un yanına gittikleri, sanık ...’in “Sen bugün işe gitmiyorsun, hava kararana kadar bizimle kalacaksın, biz sana yapacağımızı biliriz, senin cebine esrar, eroin koyarız, seni yakalatırız, ...’tan daha fazla yatarsın” şeklinde sözler söyleyip şikayetinden vazgeçmesi için korkuttuğu yakınana, sanık ... vasıtasıyla getirttiği senet olduğu iddia edilen ancak ele geçirilemediği için niteliği belli olmayan boş bir belge imzalattığı, ayrıca yakınandan sanık ... ile ilgili davada sanık lehine ifade değişikliği yapmasını ve şikayetten vazgeçmesini istediği, aksi halde aldığı belgeyi doldurarak avukata vereceğini söylediği, 09.04.2007 günü yakınanın sanık ...'le birlikte mahkemeye giderek şikayetten vazgeçme dilekçesi verdiği, ardından çay bahçesine gidip buluştukları sanık ...'in sanık ... vasıtasıyla şikayetten vazgeçme dilekçesi verildiğini öğrenip cebinden bir kağıt çıkartıp yırttığı olayda; Sanık ...'ın hürriyetten yoksun kılma eyleminin ... olduğu ve TCK'nın 109/2, 109/3-b maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in yakınanın ele geçirilemeyen, niteliği ve hukuki sonuç doğurup doğurmayacağı belli olmayan ve bu nedenle denetlenme imkanı da bulunmayan bir belgeyi imzalamasını sağladıkları, dış dünyaya yansıyan davranışlarına göre, kasıtlarının söz konusu belgeden yararlanma olmayıp, arkadaşları ... hakkında açılan kamu davasında yakınanın şikayetini geri almasını sağlamak için baskı kurmak olduğu ve eylemlerinin bir bütün olarak TCK'nın 106/2-c maddesine uyan birden fazla kişiyle tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yüklenen suçlardan yazılı şekilde beraat ve düşme kararları verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.