9. Hukuk Dairesi 2016/31121 E. , 2018/6855 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından dü
**9. Hukuk Dairesi 2016/31121 E. , 2018/6855 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin 20.08.2013 tarihli iş sözleşmesi ile kız öğrenci yurdu sorumlu müdür yardımcısı sıfatıyla göreve başladığını, 20/03/2015 tarihinde Vatan Partisi İl Başkanlığı tarafından düzenlenen basın toplantısında görüntüsünün bulunduğu gerekçesiyle ihtar verildiğini, iki ay sonra ise iş akdinin haksız ve geçersiz nedenlerle feshedildiğini, fesih bildirimi tarihinin 12.06.2015 olduğunu, müvekkilinin sosyoloji eğitimi almış olup 15 yıllık çalışma hayatında çeşitli kurumların üst düzey yöneticiliğini yaptığını, TV görüntüleri ile katılımını tespit ettiğini beyan ettiği basın toplantısı hakkında davacının üç maddelik formu cevaplamasını istediğini, 03.03.2015 tarihinde tebliğ edilen form cevaplanarak aynı gün işverenliğe teslim edildiğini, müvekkilinin özetle herhangi bir siyasi partiye üyeliği bulunmadığını ve siyasi amaçlı herhangi bir beyanda bulunmadığını bildirdiğini, 09.04.2015 tarihli yazı ile davacının basın toplantısında bulunması nedeniyle yazılı olarak ihtar edildiğinin bildirildiğini ve devamında görevinizi sürdürmenizi önemle rica ederim dendiğini, ancak iki ay sonra iş akdinin feshedildiğini, feshin haksız ve geçersiz olduğunu ileri sürerek, feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine ve yasal sonuçlarına karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, usul ve yasaya aykırı, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddinin gerektiğini, davacının 19.09.2013 başlangıç tarihli bir yıllık belirli süreli iş sözleşmesi ile müdür yardımcısı olarak göreve başladığını, bu sözleşmenin süresinin sona ermesi üzerine 19.09.2014 başlangıç tarihli yeni bir sözleşme ile görevini sürdürdüğünü, davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını ve iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını, hiçbir şekilde haksız bir fesih söz konusu olmadığını, süreli sözleşmenin süre bitiminde kendiliğinden son bulması hali olduğunu, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, yapılan işlemin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci: Mahkemece, iş sözleşmelerinin belirli süreli olmaktan çok asgari süreli iş sözleşmesi olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı tarafından yazılı fesih bildiriminin yapılmadığı, feshin geçerli olmadığı gerekçesiyle, davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, yasal sonuçlarına hükmedilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Gerekçeli karar başlığında tüzel kişiliği ve davalı sıfatı olmayan "Özel Darrüşşafaka Lisesi"nin davalı olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir. 2-4857 sayılı İş Kanunu'nun 18/1 fıkrasında, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18/1 fıkrasında, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Dairemizin 2014 yılından sonraki uygulamalarında; 5580 sayılı yasa kapsamındaki eğitim personeli için en az bir takvim yılı içi yazılı sözleşme imzalanmaktadır. Eğitim yılı devam ettiğinde eğitim personeli ile yasadan kaynaklanan yeni bir asgari süreli sözleşme imzalanmaktadır. Eğitim ve öğretim devam ederken, takvim yılı içinde ayrılan öğretmen yerine kalan süre için belirli süreli iş sözleşme yapılması olanağı vardır. Bu bir objektif neden kabul edilebilir. Ancak eğitim ve öğretim başına asgari süreli sözleşme yapıldıktan sonra eğitim ve öğretim devam ettiği için belirli süreli iş sözleşmesi yapılması için esaslı ve yenilenmesi içinde objektif neden olmadığı sürece eğitim personeli il yapılan sözleşmenin asgari süreli olarak kabul edilmekte ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanabileceği kabul edilmekteydi. Ancak; 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 Esas - 2018/2 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da "5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş sözleşmelerinin üst üste yenilense dahi yasadan kaynaklandığı ve belirli süreli iş sözleşmesi olması özelliğini koruduğu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına" karar verilmiştir. Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi “İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir. Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş sözleşmelerinin üst üste yenilense dahi yasadan kaynaklandığı ve belirli süreli iş sözleşmesi olması özelliğini koruduğu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına ilişkin Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 Esas - 2018/2sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davalı ... öğretim kurumunda müdür yardımcısı olarak çalışan davacının, davalı yanında, takip eden belirli süreli iş sözleşmeleri ile çalıştığı anlaşılmaktadır. Şu halde, işe iade davası açılabilmesi yönünden iş sözleşmesinin kanun gereği belirli süreli olması sebebiyle 4857 sayılı Kanun'un 18 maddesindeki yasal şartları taşımadığı anlaşıldığından Yerel Mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. 4857 sayılı İş Yasası'nın 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davanın REDDİNE, 3.Alınması gereken 35,90 TL karar- ilam harcından davacının yatırdığı 27,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 8,20 TL karar- ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 180,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kesin olarak 28/03/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.