Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3798 E. , 2024/6803 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3798 Karar No : 2024/6803 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 07/11/2008 tarih ve 27047 sayılı Resmi Gazete'…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3798 E. , 2024/6803 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3798 Karar No : 2024/6803 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 07/11/2008 tarih ve 27047 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 01/10/2008 tarih ve 2008/14227 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Diyarbakır 75. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Diyarbakır ili, Silvan ilçesi, Kıraçtepe mahallesinde yer alan, davacının hissedarı olduğu ... (yeni ... ada, ...), ... (yeni ... ada, ...) ve ... (yeni ... ada, ...) parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundaki tespitlerin değerlendirilmesinden; davacının hissedarı olduğu ... parsel sayılı taşınmaza karşılık tahsis edilen ... ada ... parsel sayılı taşınmaz ile ... parsel sayılı taşınmaza karşılık tahsis edilen ... ada ... parsel sayılı taşınmaz birleştirilerek oluşturulabilecek parselden davacıya tahsis edilme olanağının değerlendirilmediği, eski ... parsel sayılı taşınmaza karşılık tahsis edilen yeni ... ada... parsel sayılı taşınmazın verimlilik esaslarına göre eski parselle eşdeğer olmadığı, eski ... parsel sayılı taşınmazın tamamı işlemeli tarım kültürüne uygun iken yeni ... ada ... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının tarımsal faaliyete elverişli olmayan, eğimli, tepelik ve taşlık olduğu, yapılan toplulaştırma işlemi ile davacıya tek bir yerden yer verilmesi mümkün olduğu halde bu olanağın değerlendirilmediği, dava konusu işlemde toplulaştırma amaç ve ilkelerine aykırı davranıldığından dava konusu toplulaştırma işleminde anılan parseller yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığı, yapılan toplulaştırma işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, dava konusu taşınmazların bulunduğu alanda 2. toplulaştırma çalışmalarına başlanacağı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : ... (yeni ... ada, ...) parsel sayılı taşınmaz yönünden; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. ... (yeni ... ada, ...) ve ... (yeni ... ada, ...) parsel sayılı taşınmazlar yönünden; 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır. Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; Diyarbakır ili, Silvan ilçesi, ... mahallesinde yer alan, davacının hissedarı olduğu eski ... (yeni ... ada ...), ... (yeni ... ada...) ve ... (yeni ... ada ...) parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda; dava konusu arazi toplulaştırma işleminin dağıtım ilke ve esasları ile kamu yararına uygun olup olmadığının tespiti amacıyla mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; ''Dava konusu arazi toplulaştırma işleminin 3083 sayılı Kanun, Uygulama Yönetmeliği ve Teknik Talimatta belirtilen hususlara genel olarak uyulduğu, ancak dava konusu eski ... nolu parsel açısından toplulaştırma teknik talimatında belirtilen "Maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılır" hususunun dikkate alınmadığı, ... nolu kadastro parseline karşılık tahsis edilen ... ada ... nolu parsel ile ... nolu parsele karşılık tahsis edilen ... ada ... nolu parselin topoğrafik yapısı, konumu ve toprak özellikleri yönünden benzer nitelikte olduğu tahsis edilen bu yeni parseller birleştirilerek oluşturulabilecek parselden davacıya tahsis edilme olanağının mevcut olduğu, ancak dava konusu toplulaştırma işleminde bu olanağın değerlendirilmeyerek bu noktada mevzuata aykırı davranıldığı, davacının hissedar olduğu eski ... ve ... nolu parselde ise yapılan toplulaştırma çalışmaları sonrasında davacıya tahsis edilen yeni ... ada ... ve ... ada ... nolu parsellerin hem toprak yapısından hem de topografik yapısından dolayı verimlilik esaslarına göre toplulaştırma öncesi eski ... ve ... nolu parsellerle eşdeğer olduğu, eski ... nolu parselde yapılan toplulaştırma çalışmaları sonrasında davacıya tahsis edilen yeni ... ada ... nolu parsel verimlilik esaslarına göre toplulaştırma öncesi eski ... nolu parselle eşdeğer olmadığı bu noktada mevzuata aykırı davranıldığı, dava konusu toplulaştırma işleminde, toplulaştırma işlemi öncesi eski ... ve... nolu parsel sayılı taşınmazlar müşterekli parsel iken yapılan toplulaştırma işlemi neticesi sonrasında, davacıya tahsis edilen yeni ... ada ... ve ... ada ... nolu parsellerde müstakil olmak üzere yer tahsis edildiği, davacının toplulaştırma öncesi ve toplulaştırma sonrası hissedarı olduğu parsellerin yakınında tarımsal açıdan üretim yapabileceği bir alanda yer verildiği, eski ... nolu parsel sayılı taşınmazda ise yapılan toplulaştırma çalışması neticesinde tahsisi yapılan yeni ... ada ... nolu parsel her ne kadar toplulaştırma öncesi davacının hissedarı olduğu ... nolu parselin yakınında yer verilmiş ise de eski... nolu parselin tamamının işlemeli tarım kültürüne uygun iken tahsisi yapılan yeni ... ada ... nolu parselin bir kısmının tarımsal faaliyete elverişli olmayan, eğimli, tepelik ve taşlık oranı fazla olduğu, eski toplulaştırma öncesi 62 nolu parselle aynı nitelikte olmadığı görülmüş olup davacının bu parsel açısından fiili duruma ve hukuka uygun olmadığı, dava konusu davacının hissedarı olduğu eski ..., ... ve ... nolu parsellerde yapılan toplulaştırma çalışmaları neticesinde tahsisi yapılan yeni ... ada ..., ... ada ... ve ... ada ... nolu parseller toplulaştırma öncesi eski parselleri de kısmen alacak şekilde yakınında yer tahsis edildiğinden dolayı dava konusu toplulaştırma işleminin amacına, mevzuata bu noktada uygun yapıldığı, yapılan toplulaştırma işlemi ile davacıya tek bir yerden yer verilmesinin; 3083 sayılı Kanun, Uygulama Yönetmeliği ve Teknik Talimat hükümleri esas alınarak mevzuata belirtilen hususlara göre mümkün olduğu halde, toplulaştırmayı zorunlu kılan nedenlerden birinin arazi parçalanmasının tarım işletmelerinde işgücü, girdi, sermaye ve üretim kayıplarının arttırılmasına neden olması ve arazi toplulaştırmanın faydalarından birinin de toprakların bölünmesi ve küçülmesini önlemek olması dikkate alındığında yapılan toplulaştırma işleminde bu olanağın değerlendirilmeyerek bu noktada mevzuata aykırı davranıldığı, sonuç olarak dava konusu toplulaştırma işleminin davacı yönünden yukarıda anılan ilgili mevzuat hükümlerine ve toplulaştırma amacına ve ilkelerine uygun olarak yapılmadığı" kanaatinin belirtildiği görülmektedir. Bu durumda; mevzuat hükümleri ve dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davacı eski ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda hisseli malik iken yeni ... ada, ... ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlarda tam malik olarak tahsis yapıldığı, eski taşınmazlar ile yeni taşınmazların toprak yapısı ve topoğrafik yapı yönünden eşdeğer olduğu, yapılan işlemin toplulaştırma ilke ve esaslarına uygun olduğu anlaşıldığından, toplulaştırma işleminin anılan parsellere ilişkin kısmında hukuka aykırılık, aksi yöndeki İdare Dava Dairesi kararında yasal isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, ... (yeni ... ada,...) parsel sayılı taşınmaz ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Anılan İdare Dava Dairesi kararının ... (yeni ... ada, ...) ve ... (yeni ... ada, ...) parsel sayılı taşınmazlar ilişkin kısmının BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 28/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.