T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/456 Esas KARAR NO: 2026/582 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2023/237 Esas - 2025/964 Karar TARİHİ: 19/12/2025 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/456 Esas KARAR NO: 2026/582 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2023/237 Esas - 2025/964 Karar TARİHİ: 19/12/2025 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'a olan alacağın ödenmesi için İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ödeme emri gönderildiğini, davalı tarafın ödeme emrine haksız yere itiraz ettiğini, borçlunun itirazının haksız olduğunu, borcunu ödememek için zaman kazanmaya yönelik olduğunu, itirazın hukuki mesnetten yoksun ve haksız olması nedeniyle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının icra takibinde ve dava dilekçesinde cari hesap alacağı olan 41.481,89 TL lik alacağının hangi faturalardan ve cari hesabın hangi yıllara ait olduğunun belgelenmediğini, hangi faturalara karşılık ödeme yapılmadığını gösteren belge olmadığını, davalı şirketin 104,51 TL cari hesap alacağı olduğunun görüleceğini, davacı şirket tarafından davalıya tebliğ edilen başka bir faturanın olmadığını ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 19/12/2025 tarih ve 2023/237 Esas - 2025/964 Karar sayılı kararında;"....... Mahkememiz tarafından daha önce verilen hüküm İstinaf incelemesi sonucunda ''...bilirkişi raporunda belirtilen davacı defterlerinde kayıtlı olup davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 4 adet irsaliye faturalarının aslının davacı tarafından dosyaya ibrazının sağlanarak belge asıllarının mahkeme kasasına alınıp davacı tarafından dosyaya sunulan sevk irsaliyelerinde yer alan kaşe ve imzaların davalıya ait olup olmadığının tesbiti yönünde davalı tarafa isticvap davetiyesi çıkartılarak irsaliye faturalarındaki imzanın davalıya veya çalışanına ait olup olmadığı hususlarında beyanının alınması, imza inkarı halinde davalının irsaliye faturaların tanzim tarihlerinden öncesini içeren emsal imzalarının bulunduğu belge asıllarının dosyaya getirtilip imza incelemesi yaptırılarak, mal teslim olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi..'' gerekçesiyle kaldırılmış olduğu, İstinaf sonrası bahsi geçen 4 adet irsaliye faturalarının aslının getirtildiği, davalının isticvap edildiği ve imzaların kendisine veya çalışanına ait olup olmadığı hususunun sorulduğu, davalının kendisine veya çalışanına ait olmadığını beyan ettiği, Mahkememiz tarafından ATK'dan rapor alındığı, rapor sonucunda imzaların davalıya ait olmadığının anlaşıldığı, davacının yemin teklifinde bulunduğu ve davalının faturalara konu malları kendisinin, çalışanımın veyahut kendisi tarafından yetkili kılınmış üçüncü bir kişinin kendisi adına teslim almadığına, faturada yazmakta olan malların akıbetine ilişkin bilgisi/görgüsü olmadığı husunda yemin ettiği, açıklanan sebeplerle davacının söz konusu faturalara ilişkin malları davalıya teslim ettiğini ispatlayamamıştır. Açıklanan sebeplerle ispatlanamayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Kötü niyet tazminat talebinin, davacının kötü niyetli takip başlattığına dair kanaat oluşturacak nitelikte delil bulunmadığından ve bu yönde kanaat oluşmadığından yerinde olmadığı görülmekle, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu faturalarda bulunan imzalar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık öncesi yapılan ticarete ilişkin faturaların / sevk irsaliyelerinin mukayese edilmesi gerektiğini, ancak Adli Tıp Raporunun 4.2 'Mukayese Belgeler' başlıklı yazının altında belirtilen belgelerde bulunan davalıya ait imza örnekleri ile dava konusu faturalardaki imzalar mukayese edilmiş olsa da, BAM bozma ilamında açıkça belirtilen emsal nitelikteki ticari belgelerin bu mukayeseye dahil edilmediğini, taraflarınca dosyaya sunulmuş olan dava konusu 4 adet faturadan önceki tarihli irsaliyeli faturalar ile sevk irsaliyelerinde yer alan davalı kaşesi üzerindeki imzalar mukayese edilerek sonuca varılması gerektiğini, BAM kararında yazdığı üzere "irsaliye faturaların tanzim tarihlerinden öncesini içeren emsal imzalarının bulunduğu belge"lerin adli tıp raporunda diğer evraklar arasında sayılmakta olduğunu, ilgili evrakların dava konusu faturalar ile mukayese edilmeden rapor tanzim edilmesinin mahkeme huzurundaki somut uyuşmazlığı çözme noktasında yeterli olmadığının tespiti ile yerel mahkeme ilamının kaldırılması gerektiğini, Davayı konu 4 adet fatura düzenlendikten ve davalı tarafa faturada yazan ürünler teslim edildikten sonra da taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam ettiğini, davalı tarafın her ne kadar malları bizzat veya çalışanı aracılığı ile teslim almadığını ve bu sebepten teslim olgusunun gerçekleşmemiş olduğuna ilişkin iddiası bulunuyor ise de, davacı şirket tarafından düzenlenmiş olan uyuşmazlığa konu faturalardan önce tanzim edilen tüm irsaliyeli faturaların davalı tarafından ticari defterlere kaydedildiğini, uyuşmazlık öncesi yapılmış olan ticari alışverişin de davalı / davacı tarafın bir itirazı olmadığı gibi davaya konu faturalarda yazan ürünlerin zımmen yetkili kimselerce teslim alınması noktasında hukuka aykırılık bulunmadığını, böylece davalı tarafın "faturaya konu malların teslim alınmadığı, faturadaki imzaların davalıya veya çalışanına ait olmadığı" itirazının hükme esas teşkil etmemesi gerektiğini, Somut yargılamada istinaf bozma ilamında yer verilen hususlar araştırılarak, yani davalı tarafından kabul edilen önceki tarihli irsaliyelerdeki imzalarla inkar olunan imzalar karşılaştırılarak, inkar edilen imzaların önceki tarihlerde kabul edilen imzaları atan kişiye ait olup olmadığı ve bu doğrultuda inkar edilen imzaları atan kişinin zımnen yetkili kılınıp kılınmadığının anlaşılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, ticari ilişkiden kaynaklı bakiye açık hesap alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece, dairemizin 2020/1874 Esas - 2023/512 Karar sayılı 23/03/2023 tarihli kaldırma kararımız doğrultusunda davalının isticvabına karar verildiği, davalı asil 24/11/2023 tarihli duruşmada; ''Davaya konu faturalarda geçen ürünleri teslim almadığı, gösterilen fatura ve irsaliye fişlerindeki kaşenin kendisine ait olmadığı, faturalarda kaşe üzerine atılan imzaların kendisine ve çalışanına ait olmadığını,'' beyan ettiği, davalı taraf imza inkarında bulunduğundan mahkemece imza incelemesi yaptırıldığı, İstanbul ATK.'dan alınan raporda; söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalara kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı tespit edilmiş, ATK. Raporundan sonra mahkemece davacı tarafa yemin delili hatırlatıldığı, davacı vekili tarafından yemin teklif edildiği, davalı asilin 19/12/2025 tarihli duruşmada yemini eda ettiği anlaşılmıştır.Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça, cari hesap alacağını oluşturan davacı defterlerinde kayıtlı olup davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 4 adet irsaliye fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğini ve bu faturadan kaynaklı alacaklı olduğunu isbat edemediği anlaşılmakla;Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin mahkemenin kabulüne ve malın teslim edildiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.