11. Hukuk Dairesi 2012/11061 E. , 2013/22094 K. "" MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.03.2012 tarih ve 2011/102-201262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilek…
**11. Hukuk Dairesi 2012/11061 E. , 2013/22094 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.03.2012 tarih ve 2011/102-201262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin murisi ... adına 1973/46972 nolu MISIRLI EŞARPLARI markasının ve müvekkilli adına 2004/13996 nolu marka tescilinin bulunduğunu, müvekkilinin murisinin Mısırlı Eşarpları Tekstil San. ve Tic. A.Ş'ni kurduğunu ve markanın kullanımına vefatından sonra da varisleri ve varislerin marka hakkını müvekkiline devri üzerine de müvekkili tarafından devam edildiğini, davalının bu markayla iltibas yaratacak bir biçimde dava konusu markaları tescil ettirdiğini, bu tescilin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili markasının yaklaşık 31 yıllık eylemli kullanım sonucunda ayırt edici nitelik kazandığının kesinleşmiş mahkeme kararı ile de hükme bağlandığını ileri sürerek, davalı adına tescilli 2007/52772, 2007/53637 ve 2007/53638 sayılı markaların baş giysileri emtiası için kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır MISIRLI ibaresiyle üretim ve satış yaptığını, dava tarihi itibariyle bu markanın ayırt edici nitelik kazandığını, dolayısıyla müvekkilinin markalarının hükümsüz kılınamayacağını, MISIRLI ibaresinin 1951 yılından bu yana müvekkili ile özdeşleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.