3. Hukuk Dairesi 2024/3865 E. , 2025/2547 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1926 E., 2024/1071 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/585 E., 2023/397 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından haz…
**3. Hukuk Dairesi 2024/3865 E. , 2025/2547 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1926 E., 2024/1071 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/585 E., 2023/397 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Gölbaşı Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi olan dava dışı ... firmasının henüz mevcut olmayan ve doğmamış KDV alacağının 400.000,00 TL'yi 1. temlik alacaklısı dava dışı ...'e, aynı iade alacağından 231.000,00 TL'yi 2. temlik alacaklısı ...'a ve yine aynı alacağın 434.000,00 TL'lik kısmını 3. temlik alacaklısı davalı ...'ye temlik ettiğini, 1. temlik alacaklısı ... adına düzenlenen temliknamenin vergi dairesine intikal ettiğinde dava dışı şirketin vergi dairesi nezdinde mevcut KDV alacağının bulunmaması ve 1. temlik alacaklısı dava dışı ...'ün dava dışı şirketin KDV alacağı doğduktan sonra vergi dairesine başvurmamış olması nedeniyle dava dışı KDV alacaklısı şirketin borçları mahsup edildikten sonra, kalan kısmın 2. temlik alacaklısı olan dava dışı ... hesabına 18.01.2013 tarihinde 128.093,58 TL ve 27.03.2013 tarihinde 50.525,09 TL olmak üzere yatırıldığını, 2012 yılı Nisan dönemine ait KDV iadesinden kalan 433.922,82 TL'nin ise 3. temlik alacaklısı olan davalının hesabına 27.03.2013 tarihinde intikal ettirildiğini, 1. temlik alacaklısı olan ...'ün temlik alacağının ödenmemesine ilişkin işlemin iptali için Ankara 2. Vergi Mahkemesinde açtığı davanın 15.10.2020 tarihli ve 2020/1449 E., 2020/1649 K. sayılı kabul kararı ile sonuçlandığını ve işlemin iptali ile dava konusu temlik tutarının davacıya iadesine karar verildiğini, bunun üzerine söz konusu miktarın dava dışı ...'ün alacağını devrettiği dava dışı ... Makine İnş. Ltd. Şti.ne 400.000,00 TL ana para ve 425.276,71 TL faizi olmak üzere toplam 825.276,71 TL olarak 25.11.2021 tarihinde ödendiğini, hal böyle olunca davalı yönünden sebepsiz zenginleşme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek; 433.922,82 TL alacağın kamu zararının oluştuğu tarihten itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı Kurumun temlik sıralamasında hata yaparak 2. ve 3. temlik alacaklarına ödeme yapmasının temlik sözleşmesinin muvazaalı olduğunu göstermeyeceğini, davacının kendi kusuruna dayanarak talepte bulunamayacağını, müvekkiline yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşmeye neden olacak bir ödeme olmayıp dava dışı ... şirketinin borçlarına mahsuben yapılan bir ödeme olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı şirketin temliknamelere konu davacı Kurum nezdindeki KDV iadesi alacağının 2012 Haziran dönemine ilişkin 164.684,70 TL olduğu, şirketin vergi borçları mahsup edildikten sonra kalan 128.093,58 TL'nin ikinci temlik alacaklısı dava dışı ...'a ödendiği, 2012 Nisan dönemine ait KDV iadesi alacağının ise 486.402,00 TL olduğu ve şirketin vergi borçları mahsup edildikten sonra kalan 484.447,91 TL'nin 50.525,09 TL'sinin ikinci temlik alan dava dışı ... ve 433.922,82 TL'sinin üçüncü temlik alan davalıya 27.03.2013 tarihinde ödendiği, davacı tarafından birinci temlik alacaklısı ...'e temliknamenin intikal ettiği tarihte şirketin doğmuş KDV alacağının bulunmadığı ve KDV alacağı doğduktan sonra idareye yazılı başvuruda bulunmadığından ödeme yapılmadığı, ancak temlik alacaklısı ... tarafından davacı İdareye karşı işlemin iptali ve 400.000,00 TL'nin ödenmesi için Ankara 2. Vergi Mahkemesinin 2020/1449 E. sayılı dosyasında dava açıldığı, Mahkemenin 2020/1449 E. ve 2020/16409 K. sayılı ilamı ile Vergi Dairesi tarafından ...'e ait temliknamenin idareye yazılı başvuru olmadığından reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunun tespitini ve dava dışı ...'e 400.000,00 TL alacağının temliknamenin idare kayıtlarına intikal ettiği 16.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesinin hüküm altına alındığı, kararın Danıştayın denetiminden geçerek kesinleştiği, karar sonrasında davacı İdare tarafından, dava dışı ...'ün alacağını devrettiği ... Ltd. Şti.'ne 400.000,00 TL ana para ve 425.276,71 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 825.276,71 TL ödeme yapıldığı, davacı İdare tarafından dava dışı şirkete ait 2012/ Haziran ve Nisan dönemine ilişkin KDV iade alacaklarının öncelikle dava dışı ...'e ödenmesi gerekirken ödenmediği, davalının temlikname kapsamında sırası gelmeden kendisine yapılan 433.922,82 TL'yi iade etmeyerek davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği, bu durumda davalının belirtilen miktarı davacıya geri vermekle yükümlü olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda; davacı Kurumun davalıya 27.03.2013 tarihinde ödediği 433.922,82 TL vergi iadesi alacağının 160.541,49 TL'sini temlikname uyarınca ödemesi gerekeceği davalıdan talep edemeyeceği, hata ile yersiz ödenen 273.381,33 TL vergi iadesi alacağını ise davalıdan talep edebileceği belirtilmiş ise de, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nın 143. maddesine göre takasın ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle gerçekleşeceği, bu kapsamda davalının açıkça takas ve mahsup talebinin bulunmadığı gözetilerek davacı Kurumun davalıya ödediği 433.922,82 TL vergi iadesi alacağının tamamını talep edebileceği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 433.922,82 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkilinin ... firmasına yaptığı nakit ödemeye karşılık oluşan alacağı için KDV iadesi alacağından 434.000,00 TL’lik kısmını temlik aldığını, temliknamenin hukuka uygun olduğunu, somut olayda müvekkilinin sebepsiz zenginleştiğinden söz edilemeyeceğini, davacı Kurumun kendi hatası ile ilk sıradaki temlik alacağını ödemek yerine 2. ve 3. sıradaki temlik alacaklılarının alacağını ödemesinin müvekkilin alacağının ve dolayısıyla temlik sözleşmesinin muvazaalı olduğunu göstermeyeceğini, davacının kendi kusuruna dayalı olarak talepte bulunamayacağını, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı Kurumun 160.541,49 TL'yi temlikname uyarınca zaten davalıya ödenmesi gerektiğinin tespit edilmesi nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kurum zararının sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davalının bakiye KDV iade alacağı yönünden açıkça takas talebinin bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.