11. Hukuk Dairesi 2022/3531 E. , 2024/2051 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1162 Esas, 2022/484 Karar DAVA TARİHİ : 23.12.2019 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) EK KARAR TARİHİ : 25.01.2021 SAYISI : 2019/330 E., 2020/153 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ka…
**11. Hukuk Dairesi 2022/3531 E. , 2024/2051 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1162 Esas, 2022/484 Karar DAVA TARİHİ : 23.12.2019 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) EK KARAR TARİHİ : 25.01.2021 SAYISI : 2019/330 E., 2020/153 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.03.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat Veysel Taner Şenel dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine Malatya İcra Müdürlüğü 2019/13721 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davaya dayanak icra dosyasında takip konusu bonoda keşideci olan müvekkili şirket adına atılan imzanın aynı zamanda davalı şirket sahibi ve yetkilisi ...'e ait olduğunu, Malatya Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından anlaşılacağı üzere takip konusu bononun imzalandığı tarihte müvekkili şirket yetkilisi olan ...'in imza yetkisine haiz olduğunu, yetkisi sona ermesine rağmen eski tarihli bir bono düzenlediğini ve müvekkili şirketi kendi şirketine karşı borçlandırmaya çalıştığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 02.01.2016 tediye tarihli kambiyo senedindeki kaşenin bizzat Mapet Petrol Ürn. Oto. Tic. A.Ş.'ye ait olup senedin ... tarafından imza altına alındığını, senedin ... tarafından imzalandığı iddiasının doğru olmadığını, davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini, senedin Demirşah Plazanın muhdesat bedeli olarak müvekkiline verildiğini, davacının iddiasını ispatlayacak herhangi bir belge sunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu bononun düzenlendiği tarih itibari ile keşideci şirketin yetkili temsilcisi olan ...'in aynı zamanda bonoda lehtar olarak görünen şirketin sahibi ve yetkilisi olduğu, borçlu şirket adına söz konusu bononun düzenlenebilmesi için ...'e açıkça bir yetki verilmediğinin tespit edildiği, çifte temsil veya temsilcinin kendisiyle hukuki işlemlerde bulunması için temsilciye bu konularda açık yetki verilmesi ya da böyle bir muameleden dolayı temsil olunanın zarara uğrama ihtimalinin bulunmaması koşullarının varlığı halinde yapılan hukuki işlem geçerli olabileceği, temsilcinin kendisiyle işlem yapmasının kural olarak yasak olduğu, temsilcinin izinsiz olarak kendisiyle yaptığı işlemin sakat bir işlem olduğu, bu işlemin temsil olunanı bağlamayacağı, şirketin çıkarına aykırı bir işlem yapıldığında bu işlemin kural olarak temsil görevinin dışında kalacağı, davacı şirket adına tanzim edilen bononun batıl olduğu, davacının söz konusu bono nedeni ile borçlu kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 2. Mahkemece 25.01.2021 tarihli ek karar ile; 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 305/A maddesi gereğince davacı vekilinin talebi değerlendirilmekle; davalı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için takibin haksız olmasının yanı sıra kötüniyetli olarak da yapılmış olması gerektiği anlaşılmakla davalının kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının takip başlatmakta kötü niyetli olduğunu, asıl alacak miktarının %20'si üzerinden kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bu yönden kaldırılması ve düzeltilmesini istemiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının borçlu olmadığını belirttiğini, ancak bunu ispatlayacak herhangi bir belge, delil sunamadığını, bononun takibe konulduğunu, davacı şirketin ise ödeme emrinin tebliği ile birlikte borca veya imzaya herhangi bir itirazda bulunmadığını, senedin tanzim edildiği 02.01.2016 tarihinde Demir Şah Plazanın muhdesat bedeli olarak müvekkil şirkete verildiğinin bilinmesine rağmen hakkın kötüye kullanılmasını teşkil edecek şekilde dava açılmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu, yemin deliline dayanmalarına rağmen yemin konusunda hiçbir işlem yapılmadığını, bu konu ile ilgili olarak senet tanzim tarihlerinde müvekkil şirketin banka hesaplarından davacı şirket banka hesaplarına geçen paraların incelenmesi gerektiğini, müvekkilinin alacağının gerçek bir alacak olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senetteki imzanın davacı şirket adına ... tarafından atıldığı, senedi düzenleyen ...'in davalı şirketin de ortağı ve yöneticisi olduğu, ancak davacı şirket genel kurulu tarafından ...'e bu yönde bir izin verilmediğinin anlaşıldığı, davalı alacaklının takip başlatmasında kötü niyetli olduğunu gösteren herhangi bir delil gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi, 6012 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 395 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.