9. Hukuk Dairesi 2025/9792 E. , 2026/119 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/547 E., 2025/308 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereğ…
9. Hukuk Dairesi 2025/9792 E. , 2026/119 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/547 E., 2025/308 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 29.08.2009-14.08.20 10... .05.2013-25.11.2016 tarihleri arasında demirci olarak saatlik net 4,25 USD ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence sonlandırılıp Türkiye'ye gönderildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirket çalışanı olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, yurt dışında yapılan çalışmalarından dolayı Türk mevzuatının olayda uygulanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.09.2021 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF ... 20. İş Mahkemesinin 06.09.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 30.11.2021 tarihli kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 09.03.2022 tarihli kararı ile; davacının 14.05.2013-25.11.2016 tarihleri arasındaki ikinci çalışma dönemi yönünden bir hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan dava konusu alacakların ait olduğu söz konusu çalışma dönemi hakkında Belarus hukukunun uygulanması gerektiği, hâl böyle olunca gerekirse Belarus hukukunda uzman bir bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle dava konusu uyuşmazlık bakımından değerlendirme yapılması ve dosya kapsamındaki delil durumu birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. ... 20. İş Mahkemesinin 31.10.2023 tarihli kararı ile; davacının 14.05.2013-25.11.2016 tarihleri arasındaki çalışma döneminde Belarus hukukunun uygulanması gerektiği, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 25.11.2016 tarihinde sona erdiği, davanın ise 28.02.2020 tarihinde açıldığı, dolayısıyla Belarus Cumhuriyeti İş Kanunu'nun 242. maddesi gereğince dava tarihi itibarıyla bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma süresi olan üç aylık sürenin geçtiği, Türk hukukunun uygulandığı dönem yönünden ise davacının ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 31.10.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 28.02.2024 tarihli kararı ile; kıdem ve ihbar tazminatları yönünden davanın kısmi dava türünde açıldığı, davacı vekilinin 16.08.2021 tarihli dilekçesi ile ihbar tazminatı talebini ıslah ettiği, davalı vekilinin ise 23.08.2021 havale tarihli dilekçesi ile yasal süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunduğu, dava dilekçesinde talep edilen miktar ile Türk hukukuna tâbi çalışma dönemindeki fesih tarihi (14.08.2010) dikkate alındığında bu döneme ilişkin ihbar tazminatı bakımından ıslaha karşı zamanaşımı def'ine değer verilmemesinin hatalı olduğu, diğer yandan İlk Derece Mahkemesince Belarus hukukuna tâbi çalışma dönemine ilişkin alacak taleplerinin Belarus Cumhuriyeti İş Kanunu'nun ilgili hükmü uyarınca zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi karşısında Dairenin önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine bu reddedilen miktarlar nedeniyle vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Yabancı hukuk uygulanmasının dayanağı olan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 27/1 hükmünün Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli kararı ile iptaline karar verildiğini, b. Belarus İş Kanunu'nun 242. madde gereğince geçerli sebeplerden dolayı sürelerin dolması hâlinde sürenin mahkeme tarafından yenilenmesi gerektiğini, c. Kamu düzeni ve emredici kurallar açısından Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, d. Yabancı iş mevzuatına göre mahkemeye başvuru sürelerinin dikkate alınmasının hak arama hürriyetini kısıtladığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davanın tamamen zamanaşımına uğradığını, b. Davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini, c. Yargılama konusu davada müvekkili Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, d. Hizmet süresinin hatalı belirlendiğini, e. Net ücretin brüt ücrete çevrilmesinin hukuka aykırı olduğunu, f. Davacı lehine kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; Türk hukukuna tâbi çalışma dönemine ilişkin ihbar tazminatı talebi bakımından ıslaha karşı zamanaşımı def'inin gözetilmesine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.