İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde 17/11/1197 tarihinde 17/11/2022 tarihine kadar geçerli 25 yıllık intifa hakkı tesis edildiğini, 16/09/2010 tari…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/210 KARAR NO:2026/329 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:25/09/2025 NUMARASI:2023/838 Esas - 2025/675 Karar DAVA:Alacak (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde 17/11/1197 tarihinde 17/11/2022 tarihine kadar geçerli 25 yıllık intifa hakkı tesis edildiğini, 16/09/2010 tarihinde yapılan tapu işlemi ile intifa süresinin 18/09/2015 tarihine kısaltıldığını, taraflar ve dava dışı.... Şti. arasında yapılan üçlü protokol gereğince, davacının intifa hakkı bulunduğu ve davacının da maliki olduğu taşınmaz üzerinde dava dışı ...,Şti. tarafından akaryakıt istasyonu kurulması yönünde 18/09/2010 tarihli bayilik sözleşmesinin akdedildiğini, bayilik sözleşmesi ve protokol hükümlerine aykırılık nedeniyle Üsküdar ... Noterliğinin 21/03/2014 tarih ve ... sayılı ihtarname ile davacı tarafından sözleşme ve protokol feshedildiğini, söz konusu ihtarname ile dava dışı bayi 07/01/2013 tarihinden ihtarnameni keşide tarihine kadar akaryakıt almadığından bahisle protokolün 4/B hükümlerine aykırı davrandığını, bu sebeple protokolün 6. madde hükümlerine göre ödenmiş olan intifa, yatırım ve işletme yardım bedellerinin iadesinin gerektiğini, söz konusu alacaklar davalıya 17/03/2014 tarihli 985.721,41-TL tutarında fatura tanzim edilerek talep edilmesine bu güne kadar davacıya ödeme yapılmadığını, davalının ileri sürdüğü ve halen geçerli olduğunu iddia ettiği sözleşmenin filine hiç uygulanmadığını, netice itibariyle intifa bedeli ve yatırım tutarın için şimdilik 985.721,41 TL nin davalıya ödeme tarihinden itibaren TCMB'nın kısa vadeli avanslar için uygulandığı faiz oranında faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davacıya iadesi ile mahkeme masrafları, faiz ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların arasındaki ilişkinin başka yönlerinin de bulunduğunu, dava dışı şirket ... ile yapılan sözleşme kapsamındaki istasyon bayiliğinin ruhsat işlerinin uzamış olduğunu, bu uzamanın davacının da bilgisi dâhilinde olduğunu, dava dışı şirketin istasyonu terk ettiğinden feshedilen sözleşmenin yerine davalıların maliki olduğu aynı adresteki dava dışı ... ŞTİ. ile 29.04.2013 tarihli yeni bir bayilik sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmenin başlangıç tarihinin ilk akaryakıt alım tarihine bağlı olarak uzayacağının kararlaştırıldığını, davacı tarafından gönderilen protokol gereğince iş bu dava konuş bedelinin ... firması ile imzalanan bayilik sözleşmesine ilişkin olduğunu, netice olarak davacının halen yürüklükte olan ve taraflar arasında uygulanan bir sözleşmenin intifa bedelini temerrüt - muaccel şartları oluşmadan talep etmesinin hukuka aykırı olduğundan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Mahkememizce kanaatine varıldığına göre, davacının sabit yatırım bedeli olarak talep etmiş olduğu tutar sebepsiz zenginleşmeden dönme ilkesi gereğince davalının elde ettiği yarar esas alınarak hesaplanmalı, protokol hükmü gereğince kıstelyevm usulü ile toplam yatırım bedelinin geriye kalan süreye oranlanması suretiyle hesaplanmalıdır. Bu çerçevede net defter değeri olan yerine kıstelyevm hesabı ile bulunan 131.813,40 TL'nin kabulü gerektiği takdir edilmiştir. Davacının söz konusu alacağının ihtarname tebliği ile 12.04.2014 tarihinden itibaren muaccel hale geldiği kabul edilmekle 12.04.2014 tarihinden itibaren TCMB'nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranında faizin işlemesi gerektiği takdir edilmiştir. Muacceliyet şartına dair usulden reddedilen intifa hakkı bedeli, talep edilen sabit yatırım bedelinin (134.669,18TL) cüzi şekilde reddedilen kısmı ve kısmen kabul yönünden davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti gözetilerek davalı lehine 30.000,00-TL maktu vekalet ücretine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine dair kararın hukuki dayanağının bulunmadığı, usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu intifa bedeli ve yatırımların taraflar arasındaki 15.09.2010 tarihli protokol kapsamında davalı şirkete ödendiğini, anılan protokol hükümleri gereği davalı bayinin protokol hükümlerine uymaması halinde bu protokol kapsamında yapılan ödemeleri faiziyle birlikte geri ödemek zorunda olduğunu, 15.09.2010 tarihli protokolün imzalandığı tarihte dava konusu taşınmaz üzerinde davacı şirket lehine tesis edilmiş olan 17.11.1997 tarihli ve 25 yıl süreli intifa hakkı bulunduğunu, davacı tarafça davalı şirkete yapılan ödemelerin 15.09.2010 tarihli protokol kapsamında kabul edildiğini ve gerçekleştiğini, 15.09.2010 tarihli protokol kapsamında yapılan ödemelerin intifanın tapudan terkin edilmiş olma şartına bağlı tutulmasının yerinde olmadığını, tacir olan tarafların açıkça dava konusu ödemelerin protokol hükümlerine uyulmaması halinde geri iade olacağını kararlaştırdıklarını, davalı şirketin protokol ve bayilik sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği ve Bayilik Sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin açık olduğunu, yargılama esnasında davalı tarafın, kendilerine e-posta olarak gönderildiğini iddia ettiği protokolü savunma ve cevaplarına esas olarak almakla ve delil listesinde göstermekle davayı açıkça kabul ettiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararlarının taraflardan birinin sebepsiz zenginleşmesine yol açmaması gerektiğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da sabit yatırım tutarının iadesinde gerçek zararın esas alınacağını, amortismanlarla tüketilmiş ve vergisel karşılığı alınmış bir tutarın yeniden talep edilmesinin ''sebepsiz zenginleşme'' niteliğinde olduğunun açıkça vurgulandığını, sabit yatırım bedeli yönünden verilen kabul kararının hukuka aykırı olduğunu, sektör bilirkişisinin ''Yatırım yok, değerleme yapılamaz.'' derken Mali bilirkişinin varsayımsal amortisman hesabının davalı tarafça kabulünün mümkün olmadığını, davacının talep hak ve yetkisi bulunan hiçbir alacağı bulunmadığı gibi iadesi gerekli herhangi bir sabit yatırım giderinin de bulunmadığını, mahkemenin olmayan bir yatırımın varlığını karineyle kabul ettiğini, karinenin maddi imkânsızlık yaratmayacağı; karinenin uygulanabilmesi için temel olgunun (yatırımın varlığının) ispatlanması gerektiğinin göz ardı edildiğini, mahkemece hükmedilen vekalet ücreti miktarının, reddedilen kısmının kabul edilen kısımdan çok daha fazla olduğu için hatalı olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın para alacağına dayandığını, vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava; davalı malik adına kayıtlı Konya İli, Selçuklu İlçesi, ... Mahallesi, 13208 ada, 5 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde davacı lehine tesis olunan intifa hakkının; dava dışı bayinin sözleşme şartlarına uymaması nedeniyle bayilik sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle bakiye süreye tekabül eden intifa bedelinin ve istasyona yapılan sabit yatırım tutarının tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İlk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen 2014/1384 E. 2019/365 K. Sayılı kararının davalı ve davacı tarafın istinafı üzerine dairemizin 2020/949 E. 2023/969 K. Sayılı ilamı ile; Mahkemece intifa bedeli ve istasyon yatırım tutarının istenebilmesi için öncelikle intifa hakkının tapudan terkini ile mümkün hale gelebileceği, terkinin yargılama aşamasında 18/09/2018 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacının sabit yatırım gideri talebi yönünden intifa hakkının tapudan terkin edilmesinin şart bulunmamaktadır. Buna göre mahkemece yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek işin esasına girilip gerekli inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. " gerekçesiyle kaldırılmıştır. İntifa hakkının kalan süreye yönelik bedelinin istenebilmesi için dava tarihinden önce intifa hakkının Tapu Sicil Müdürlüğü'nden terkininin yapılması gereklidir. İntifa hakkının bedelsiz terkin edilmesi halinde artık bakiye intifa bedelinin istenemeyecektir. (Y19.HD.nin 25.03.2016 tarih ve 2015/12031-K2016/5462 ).Dosyaya toplanan delillerden ve tapu kayıtlarında intifa hakkının dava tarihinden sonra 18/09/2018 tarihinde sözleşmede belirlenen intifa süresinin dolması nedeniyle hak sahibi... A.Ş.'nin talebi ile terkin edildiği sabit olmakla bu talep yönünden ilk derece mahkemesince intifa hakkı bedeli talebinin muacceliyet şartları oluşmamış olduğundan reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur.Sabit yatırım bedeli yönünden : Mahallinde yapılacak keşif yapılarak dava konusu taşınmazda davacı tarafça yapılan ve halen kullanılmakta olan sabit yatırımlar saptanarak davalı tarafın bu yatırımlardan yararlandığının ve bu sabit yatırımların taşınmaza değer kattığının tespiti halinde sabit yatırım bedeli talep edilebilecektir. Yine İntifanın terkin edilmemiş olması sözleşme ilişkisinden kaynaklanan sabit yatırım bedeli talebinin incelenmesine engel değildir. (Y.19.H.D'nin 17/10/2019 tarih ve E: 2018/2253 -K: 2019/4818) Dosyaya kazındırılan bilirkişi raporları ile bayinin Protokol hükümlerini ihlal ettiği, davacıya yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı, davacının fesih hakkının doğduğu 21.03.2014 tarihli ihtarname ile gerçekleştirdiği fesih işleminin haklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 15.09.2010 tarihli protokolün 6. maddesinde "Malik ve/veya Bayii'nin, işbu protokoldeki maddelerden herhangi birine uymaması ya da yükümlülüklerden herhangi birini yerine getirememesi durumunda,... protokolü tek taraflı olarak fesih hakkına sahiptir. Böyle bir durumda ...veya Bayi, ...'in işbu protokole istinaden yaptığı tüm ödemelerini (intifa, yatırım bedelleri dahil) faizleriyle birlikte geri ödemeyi kabul ve taahhüt eder" hükmü yer almaktadır. Davalının protokol yükümlülüklerine aykırı davranması nedeniyle davacının haklı feshi sonrasında bu hüküm gereğince yatırım bedellerinin iadesi yükümlülüğü doğmuştur.Kaldırma kararı sonrası mahallinde talimat yolu ile yaptırılan inceleme sonucu sunulan 26.04.2024 tarihli raporunda; tapuda Konya İli, Selçuklu İlçesi, ... Mahallesi, 13208 ada ve 5 parselde kayıtlı, konum olarak da Konya 1. Organize Sanayi Bölgesi girişinde Adana-Afyonkarahisar çevre yolu üzerinde dava konusu taşınmazın daha önceden bulunduğu anlaşılan yere gidilerek gerekli incelemelerin yapıldığını, yapılan incelemelerde daha önce akaryakıt istasyonunun bulunduğu anlaşılan yerde şu anda ... Oteli'nin devamı işletmeler olan lokanta, cafe vb. tesislerin bulunduğunu, dava konusu yerde akaryakıt istasyonu olduğuna ilişkin herhangi bir yapı, tesis, makina ya da cihazın kanopi, akaryakıt pompaları, fiyat panoları, idari bina, market, wc vb. bulunmadığının görüldüğünü, dava konusu ve tespiti istenen akaryakıt istasyonunun yerinde şu anda ... Oteli'nin devamı işletmeler olan lokanta, cafe vb. tesisler bulunmakta olup akaryakıt istasyonundan kalan herhangi bir bina, teçhizat ya da taşınabilir meta bulunmadığından istasyonun güncel değeri ya da istasyona yapılmış olan yatırımların değeri hususlarında herhangi bir değerleme ve hesaplama yapabilmenin mümkün olmadığı hususlarını tespit etmiştir.İlk derece mahkemesinin davalı tarafın davacı tarafından yapılan sabit yatırımları fiilen kullandığı, bu yatırımları daha sonra ortadan kaldırarak fesih tarihinde halen yararlanabilir durumda olup olmadığını ispat imkanının davalı tarafça yok edildiği, ispat imkanının yok edilmesi halinde yararlanma karinesi gereği davalının bu yatırımlardan fesih tarihi itibariyle yararlandığının kabul edilerek dosyaya önceden kazandırılan bilirkişi raporlarındaki belirlemeler esas alınarak 15.09.2010 tarihli protokolün 5. maddesinde kullanılmayan sözleşme süresine tekabül eden kısım kıstelyevm esasına göre hesaplanarak, davacının yasal defter kayıtlarında tespit edilen toplam sabit yatırım maliyeti 375.834,44 TL'nin kullanılamayan süre 535 gün (1 yıl 5 ay 25 gün) toplam sözleşme süresi ise 1.800 gün ( 5 yıl) oranına göre bakiye süre için sabit yatırım bedeli 111.706,30 TL've %18 KDV ilavesi ile 131.813,40 TL sabit yatırım bedelinin hüküm altına alınmasında ve davacının söz konusu alacağının ihtarname tebliği ile 12.04.2014 tarihinden itibaren muaccel hale geldiği kabul edilerek 12.04.2014 tarihinden itibaren TCMB'nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı ile hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.252,00 TL harcın, alınması gerekli olan 9.004,17 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.752,17 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026