4. Hukuk Dairesi 2024/6188 E. , 2024/9979 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1270 E., 2021/2073 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/323 E., 2021/181 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... Ticaret A.Ş. tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul ek…
**4. Hukuk Dairesi 2024/6188 E. , 2024/9979 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1270 E., 2021/2073 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/323 E., 2021/181 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... Ticaret A.Ş. tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalı ... İnşaat AŞ. Yetkilisi ... ve vekili Av. ... geldiler. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 21.10.2024 gününde Tetkik Hakimi tarafından rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ... ve ...’ın çocukları ve ... ile ...’ın ağabeyleri olan ...'ın 08.10.2011 tarihinde sevk ve idaresindeki otomobili ile seyir halinde iken yol çalışması nedeniyle sola mecburi yön verilen yerde aracının orta refüje çarpması ve akabinde direksiyon hakimiyetini kaybederek şarampole yuvarlanması neticesinde meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, olay mahallinde bulunan yol çalışmasının davalı ... Ticaret A.Ş.'ye ait olduğunu, davalı ...'nun davalı şirket nezdinde şantiye şefi, davalı ...'in ise davalı şirkette görevli olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik davacılardan baba ... için 1.000,00 TL, anne ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacılardan baba ... için 40.000,00 TL, anne ... için 40.000,00 TL, kardeş ... için için 20.000,00 TL, kardeş ... için 20.00,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin taleplerini davacılardan ... için 91.023,26 TL, ... için 199.050,55 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ceza dava dosyasında Adli Tıp Kurumundan alınan raporda davacıların desteğinin alkollü olarak araç kullanması sebebiyle asli kusurlu, yolun bakımından ve yapımından sorumlu kuruluş yetkililerinin ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacıların hiçbirinin vefat eden sürücünün bakım ve yardımına muhtaç olmadıklarını, manevi tazminat talebinin fazla olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; davaya konu kaza tarihinde her ne kadar kazanın meydana geldiği yerdeki yol yapım işini üstlenmiş olan ... Ticaret A.Ş. nezdinde çalışıyor ise de şantiye sahasında hiçbir görev ve sorumluluğunun olmadığını, kendisinin ofis çalışanı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sürücünün olay sırasında emniyet kemerinin takılı olmaması ve alkollü olması sebebiyle kusurlu olduğunu, davalı şirket tarafından yol yapım şantiyesinde gerekli tüm önlemlerin alındığını, yol işaretlemelerinin yapıldığını, gerekli tüm özenin gösterildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ... Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Alt Yapı Hizmetleri Müdürlüğü ile müvekkili şirket arasındaki ihale çerçevesinde Başakşehir- Esenyurt TEM ilave köprü ve bağlantı yolları işine dair sözleşme bulunduğunu, söz konusu sözleşme çerçevesinde idare tarafından verilen kararlar üzerine belirlenen plan ve projeye göre inşaatın yapıldığını, davaya konu kazanın bu kapsamındaki inşaatın şantiyesinde meydana geldiğini, idari yargının görevli olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, sürücünün kaza sırasında aşırı hızlı ve alkolün etkisi altında olduğunu, emniyet kemerinin takılı olmadığını, olayın meydana geldiği yerde gerekli önlemlerin alındığını, müvekkili tarafından bu konuda çalışanın seçiminde, talimat verme ve denetlemede gerekli özenin gösterdiğini, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kalmadığını, talep edilen tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 07.02.2018 tarihli rapora göre davacıların desteği sürücü ...’ın kazanın meydana gelmesinde %80, yol yapım ve bakımından sorumlu kuruluş yetkililerinin ise %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneğinin 02.02.2020 tarihli yazısında 2011 yılı şartlarında ayakkabı sektöründe yönetici olarak çalışanların gelirinin belirtildiği, söz konusu gelire ve %20 kusur oranına göre tazminatın 03.06.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile hesaplandığı gerekçesiyle maddi tazminat davasının kabulüne, davacılardan ... için 91.023,26 TL, ... için 199.050,55 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 08.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak anılan davacılara verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacılardan ... için 8.000,00 TL, ... için 8.000,00 TL, ... için 4.000,00 TL, ... için 4.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 08.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak anılan davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, ... vekili ve ... Ticaret A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu kazanın sürücünün yüksek derece alkollü olması sebebiyle meydana geldiğini, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan kusur raporunda yol işaretleri ve uyarı levhalarının bulunduğunun tespit edildiğini, ancak yeterli olmadığı gerekçesiyle müvekkiline %20 oranında kusur izafe edildiğini, söz konusu kusur oranını kabul etmediklerini, müvekkilinin davalı şirketin maaşla çalışan mühendisi olduğunu, kendisine atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, mahkemenin davalıların sorumluluk oranlarını ayrı ayrı belirlemesi gerektiğini, davacıların desteğe muhtaç olmadıklarını, bu nedenle mahkemece tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müteveffanın hayat sigortasının, kazaya karışan aracın ölüm halinde destek sağlayan sigorta poliçesinin, müteveffanın SGK kaydının bulunup bulunmadığının, bulunması halinde davacıların bundan yararlanıp yararlanmadığının mahkemece araştırılması, davacılara davaya konu kaza nedeniyle SGK tarafından ödeme yapıldıysa, ödenen miktarın hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini beyan etmektedir. 2.Davalı ... Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu kazanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında değil, olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu kapsamında olduğunu, kazanın meydana geldiği yerin, yol çalışması sebebiyle trafiğe ve kamunun yararlanmasına kapatılmış bir inşaat (şantiye) alanı olduğunu, müteveffanın ağır kusurlu olduğunu bu nedenle 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 55 inci maddesine göre müvekkillinin meydana gelen zarardan sorumlu olmadığını, müvekkilinin şantiyede davaya konu kazanın meydana gelmemesi için bütün önlemleri aldığını, bu konuda çalışanın seçiminde, talimat vermede ve denetlemede gerekli özeni gösterdiğini, sürücünün kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığını, sürücünün aracının bagajında alkol ile birlikte kullanılması halinde alkolün etkisini arttıracak nitelikte ilaçların bulunduğunu, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan kusur raporunun doğru olmadığını, rapora karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, davacıların desteğe muhtaç olmadıklarını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ...'ın davacıların desteği olduğunun davacılar tarafından ispatlanamadığını, davacıların şirket ortağı olduğunu, desteğin eylemli yardımına muhtaç olmadıklarını, ölenin malvarlığından kazanç elde eden davacıların destekten yoksun kaldıklarının kabul edilemeyeceğini, aksinin kabulü halinde ise elde edilen kazancın tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini, müteveffa ... ile birlikte ....ı San. ve Tic. Ltd. Şti., ....ı San. ve Tic. Ltd. Şti ve .... Teknolojileri Ltd. Şti isimli şirketlerin hissedarları olan davacıların, ...'ın ölümünden sonra, ...'ın hisselerinin mirasçısı olduklarını, mahkemece müteveffanın gelirinin hatalı tespit edildiğini, müteveffanın şirket yöneticisi olduğuna ilişkin delilin bulunmadığını, davacılara sigorta kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, mahkemece müteveffanın SGK kaydının bulunup bulunmadığı, bulunması halinde davacıların bundan yararlanıp yararlanmadığı, müteveffanın hayat sigortası olup olmadığının araştırılmasını, davacılara bu kapsamda ödenen bir miktar varsa hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, yeniden bilirkişi raporu alınmasına ilişkin taleplerinin mahkemece dikkate alınmadığını, eksik ve hatalı bilirkişi raporlarına itibar edilerek hatalı bir şekilde hüküm kurulduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı şirketin çalışanlarının kusuru nedeniyle davalı şirket tarafından yürütülen yol yapım inşaatında meydana gelen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar davacılardan ... için 4.000,00 TL, ... için 4.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 07.02.2018 tarihli rapora göre davacıların desteği sürücü ...’ın kazanın meydana gelmesinde %80, yol yapım ve bakımından sorumlu kuruluş yetkililerinin ise %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmesine, buna göre davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olmasına, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olmamasına, dava tarihi itibariyle ceza zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşılmasına, davaya konu kazanın karayolunda meydana gelmesine bu nedenle kazanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında değerlendirilmesinin isabetli olmasına, sürücünün müterafik kusurlu olduğuna ilişkin delilin bulunmadığının anlaşılmasına, davacı anne ve babanın oğulları ...'ın davaya konu kazada vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kaldıklarının anlaşılmasına, desteğin gelirinin doğru bir şekilde tespit edilmesine, desteğin kaza tarihinde şirket yöneticisi olduğunun Ticaret Sicili Gazetesinde belirtilmesine, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda tazminatın doğru bir şekilde hesaplandığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve ... Ticaret A.Ş. vekilinin davacılardan ... ve ... yönünden temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı ... Ticaret A.Ş. vekilinin temyiz dilekçelerinin davacılardan ... ve ... yönünden miktardan REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı ... Ticaret A.Ş. vekilinin davacılardan ... ve ... yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ... İnşaat AŞ'den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar .... ve ... İnşaat AŞ'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.