T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:18/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:27/03/2023 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:18/02/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARI…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:18/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:27/03/2023 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:18/02/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacının ...'da faaliyet gösteren tur operatörü olduğunu, Antalya'da seyahat acentesi olarak faaliyet gösteren davalı ile davacı arasında 2015 yılı Nevruz sezonu için davacının ülkemize göndereceği turistlere, otel ve incoming hizmeti verilmesi konusunda sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 7. maddesi ile sözleşme süresinin 14/01/2015 - 11/04/2015 tarihleri olarak kararlaştırıldığını, yine sözleşmenin 7. sayfasında davacının ileride yaptıracağı konaklama ve rezervasyonlardan mahsup edilmek üzere davalıya toplam tutarı ...-USD olan ödemelerin yapıldığını, sözleşmenin son sayfasının 16. maddesinde davacının fazla ödeme yapması halinde kalan tutarın 31/03/2015 tarihinde davalı tarafça iade edileceğinin kabul edildiğini, davacının sözleşmeye uygun olarak ödemelerini yaptığını, 21/03/2015 tarihinde bir araya gelerek ... Tourism Sözleşmesi başlıklı mutabakat ile 2015 yılı nevroz sezonunda ... otelleri için davalıya ...-USD fazla ödeme yapıldığı konusunda anlaştıklarını, 2015 sezonu için bir anlaşma yapılacağı ve bu tutar kadar bir çek verileceğinin taahhüt edildiğini, bu çekin 23/03/2015 tarihine kadar verileceğinin kararlaştırıldığını ancak bu tarihe kadar davalının bir anlaşma yapıp çeki vermediğini, davalının yapılan fazla ödemeyi 31/03/2015 tarihine kadar iade etmemesi üzerine davalıya Antalya 3. Noterliği'nin 21/04/2015 tarih 6035 yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edilerek ...-USD avansın iade edilmesinin talep edildiğini ancak sonuç alınmadığını, davalı aleyhine Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ...-USD'nin tahsili için icra takibine girişildiğini, ödeme emrine davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itiraz dilekçesinde sözleşmeyi ve sözleşmedeki imzayı kabul ettiğini, davalıya yapılan toplam ...-USD'yi de teyit ettiğini, sözleşmede Full No Show uygulaması olduğunu, garantili otellere yolcuların gelmemesi ve rezervasyonların iptal edilmesi halinde davacının davalıya ...-USD cezai şart ödemeyi yükümlendiğini, davacının bir miktar turist getirdiğini ancak diğer rezervasyonların iptal edildiğini, bu nedenle davacının gönderdiği cezai şart tutarının mahsubu sonucu davacıdan ...-USD cezai şart alacağının bulunduğunu, borcun olmadığının ileri sürüldüğünü, davalının borca itirazında anlaşmadaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek bu belgedeki imzayı inkar ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.8 maddesi ile garantili otellerin misafir gelmemesi durumunda veya iptal edilmesi durumunda Full No Show uygulanacağının hüküm altına alındığını, bu hükme göre davalının No Show talebinde bulunabilmesi için davacının göndereceği turistler için bir otel ile garantili oda kontenjan sözleşmesi yaptığını ve bu otele davacının misafir getirmediği ve otel tarafından da No Show faturası düzenlenerek davalının bu bedeli ödeyerek zarara uğradığını kanıtlaması gerektiğini, böyle bir durumun söz konusu olmadığını, yolcu gelmemesi ve iptal durumunda ...-USD ödeneceğine ilişkin bir cezai şart olmadığını ve bunu kabul etmediklerini, sözleşmede transfer bedeli ...-USD ve konaklama toplamının ...-USD olmak üzere toplam bedelin ...-USD olduğunu, sözleşmenin şirket yetkilisi ... tarafından imzalandığı ve şirket kaşesi ile kaşelendiğini beyan ederek, davalı borçlunun Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, taraflar arasında Nevruz sezonu (14/01/15-11/04/15) için davacının Türkiye'ye göndereceği turistlere otel ve incoming hizmeti verilmesi konusunda sözleşme yapıldığını, bu sözleşmede davacının belli turisti Türkiye'ye gönderme garantisi verdiğini, toplamda davacı şirketin ...-USD'yi davalıya ödemeyi garanti ettiğini, sözleşmede full No Show uygulaması olduğunu, yani otellere yolcu gelmemesi veya iptal etmeleri durumunda davacının yükümlendiği ...-USD'yi eksiksiz olarak cezai şart olarak davalıya ödemeyi yükümlendiğini, davacının bir miktar turisti ülkemize gönderdiğini, ancak daha sonrasında rezervasyonlarda iptallerin olduğunu, buna göre sözleşmede belirtilen full no show'a göre davacının bugüne kadar ...-USD ödediğini ve davacının davalıya ...-USD cezai şart borcunun olduğunu, yani alacaklı olduğunu iddia eden davacının herhangi bir alacağının olmadığını, bu alacakla ilgili Antalya 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki ilamsız takibin derdest olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin bu Full No Show'a istinaden kısmi olarak ...-USD No Show faturası kestiğini, faturanın dilekçe ekinde sunulduğunu, ayrıca 21.04.2015 tarihli ihtarnamede davalının davacıya ...-USD borçlu olduğunu kabul ettiğinin iddia edildiği “... Tourism Anlaşma” başlıklı mutabakat sözleşmesi altındaki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığını, davalının davacıdan ...-USD alacağının bulunduğunu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... taraflar arasındaki anlaşmanın 8.8 maddesine gereğince; “Garanti otellerinde misafirin gelmemesi durumunda veya iptal durumunda Full No Show uygulanır” hükmü bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda da belirlendiği üzere; ... otellerinde Nevruz dönemini içeren 18/03/2015 ile 29/03/2015 (dahil) toplam 12 gün için 1800+360 = 2.160 geceleme yapılacağını, bunun parasal karşılığının ise; ...-USD + ...-USD=...-USD'nin taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında davalı yanca talep edilebilecek No Show bedeli olduğu, bu bağlamda sözleşmenin 8.8. maddesine göre; davalı seyahat acentesinin boş kalan odalar için davacı tur operatörüne no show faturası tanzim edebilmesinin mümkün olduğu, davalı yanca, davacıya kesilen fatura toplamının ...-USD olduğu, bu tutarın ...-USD'lik kısmının No-Show faturası olduğu, kalan ...-USD'lik kısmının konaklama ve transfer bedeli olduğu, davacı tarafça davalıya ...-USD avans ödemesi yapıldığı nazara alındığında; davacı tarafından konaklama ve transfer bedeli dışında kalan ...-USD'lik No-Show faturası bedelinin bilirkişi raporu ile tespit edilen no-show bedeli olan ...-USD'den daha az olduğu anlaşılmakla; davacının davalıdan talep edebileceği bir alacağın bulunmadığı anlaşılmış olup, açıklanan gerekçelerle davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, usul yönünden; davalının imza inkarı hakkında usulüne uygun imza incelemesi yapılmadığı gibi bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğunu, İstanbul Adli Tıp Enstitüsü uzman mütalaasındaki görüşle oluşan çelişki giderilmeksizin yanlış sonuca gidildiğini, Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi'nce ilk olarak ... tarihli ön raporun tanzim edilmiş olduğunu, daha sonra ise davacı tarafından davalıya 100.000-USD tutarlı ödemenin 07/03/2015 tarihli tediye makbuzunun (raporda ödeme alım belgesi) mukayese dışı tutularak hazırlanan ... tarihli raporunda ihtilaf konusu imzaların davalı şirket yetkilisine ait olmadığı yönünde görüş bildirildiğini, yargılamanın önceki bütün aşamalarında davalı tarafından imzasına karşı çıkılmayan 07/03/2015 tarihli tediye makbuzu hakkında, davalının tekrar beyanının istenmesi mümkün olmadığı belirtilerek öncelikle 07/03/2015 tarihli 100.000-USD tutarlı tediye makbuzunun da mukayese belge olarak kabul edilerek yeniden rapor tanzimi gerektiğini, bu talep mümkün görülmez ise İstanbul Üniversite Adli Tıp Enstitüsü veya Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafoloji bölümünden yeniden rapor alınması istemiyle itiraz edildiğini, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafoloji bölümü tercih edilerek buradan seçilecek bilirkişi heyetinden yeni rapor alınmasına karar verildiğini, akademik unvana sahip öğretim üyeleri de bulunmasına karşın, hiç bir akademik unvanı olmayan mesleki bilgi ve tecrübesi tespit edilemeyen öğretim görevlilerinden heyet oluşturularak rapor alınıp, dosyaya gönderildiğini, ... tarihli raporda ise; incelemenin hangi cihaz ve teknikler kullanılarak yapıldığına, hangi belgelerdeki davalıya ait imzalar ile ihtilaf konusu sözleşme ve mutabakattaki imzaların farklılık arz ettiğine ilişkin açıklamaya yer verilmeden görüşlerini destekleyen hiç bir görüntü, ibare, kesit şeklinde kesin kanaat bile bildirilmeden görüş bildirildiğini, bu rapora karşı taraflarınca kesin kanaat içermeyen bir raporun hüküm vermeye elverişli sayılamayacağı belirtilerek itiraz edildiğini, İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü Öğretim Üyesi Adli Tıp ile Adli Belge İnceleme ve Sahtecilik uzmanı Prof. Dr. ... tarafından yapılan inceleme sonucu hazırlanan ... tarihli uzman görüşünün dosyada mevcut olduğunu, İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü nezdinde yapılan inceleme analiz ve bulguların değerlendirilmemesi neticesinde hazırlanan uzman görüşünde, benzerlikler saptandığından inceleme konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğunun kabulü gerektiğinin bildirildiğini, İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü tarafından dosyada mevcut belge asılları ve istiktap tutanakları asılları üzerinde yapılan inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporu ile önceki ATK ve bilirkişi raporları arasında açık görüş farklılığı ortaya çıktığından Mahkemece bu kez çelişkinin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 15/2.maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Heyetinden rapor alınmasına karar verildiğini, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Heyeti'nin ... tarihli raporları ile ihtilaf konusu imzaların davalı şirket yetkilisine ait olmadığı yönünde görüş bildirildiğini, Mahkemece Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Heyeti'nin ... tarihli raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ATK tarafından Mahkemenin talimatına rağmen bazı belgelerin incelendiği bazılarının ise incelemeden rapor tanzim edildiğinin anlaşıldığını, bu haliyle İstanbul Adli Tıp Enstitüsü'nün imzanın davalıya ait olduğuna dair raporu ile ortaya çıkan çelişkinin ATK'nın son raporu ile giderildiğinden bahsedilemeyeceğini, her ne kadar raporlar arasındaki çelişki giderilmeye çalışılmış ise de üçüncü raporun kesin kanaat belirtilmediğinden önceki raporlar arasında çelişkinin giderilmesinden bahsedilemeyeceğini, esas yönünden; Mahkemece garantili kontenjan sözleşmesi hüküm ve koşulları ile öncelikle davalının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispat edip etmediği incelenmeksizin, davalının tüm beyan ve iddiaları doğru kabul edilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tek satıcılık yetkisi verilmesi taahhüdünü gerçekleştirmeyen bir yerel seyahat acentesi/otelin, tur operatörü/seyahat acentesi adına oda ayırmış olsa dahi, ön ödeme istemeyeceği gibi ayırdığı odalar boş kalsa bile sözleşme yapıldıktan sonra tur operatöründen/seyahat acentesinden konaklama taahhüdünü gerçekleştirmesini istemek veya gerçekleşmeyen konaklamalar için odaların boş kaldığı iddiasıyla No Show talep etme hakkı olamayacağını, somut olayımızda davalının imzasını kabul ettiği Mahkemece hükme esas alınan 17/01/2015 tarihli ...-USD bedelli sözleşme hükümleri incelendiğinde; sözleşmenin 8.8.maddesinde "Garantili otellerde yolcuların gelmemesi veya iptal durumunda Full No Show (Müşterilerin yer ayırttığı halde otele gelmemesi durumunda oda fiyatının tanzim edilmesi) uygulanır." hükmünün bulunduğunu, sözleşmenin geçerli olduğu 14/01/2015-11/04/2015 tarihleri arasındaki dönemin Nevruz dönemine denk gelen 18/03/2015-29/03/2015 dönemine münhasıran yalnızca ... Resort Otel için ilk hafta 150 oda garantili, ikinci hafta 150 oda garantili olarak anlaşma yapıldığını, diğer oteller için davacının herhangi bir garanti taahhüdünün bulunmadığını, Sözleşmenin 9. maddesinde " İlan edilmiş garantili oteller, odaların sayısı son dakikaya kadar ... Şirketine aittir veya yolcu listesi ne zaman ilan edilirse edilsin, kabul edilir" hükmünün bulunduğunu, davalının davacıdan ...-USD avans aldığının çekişmesiz olup bu durumda davalının taraflar arasında geçerli olduğunu iddia ettiği 17/01/2015 tarihli ...-USD bedelli sözleşmeye göre sözleşmedeki bu koşullar altında davalı-acentenin davacı müvekkilden aldığını kabul ettiği ...-USD avansı nereye harcadığını belgelemesi, davacı müvekkili tarafından ne kadar yolcu rezervasyonu yapıldığına, bu yolcuların ne kadarının ülkemize geldiğine, gelen yolcuların hangi otele, hangi tip odada (kara-deniz manzaralı), kaç kişilik odada(tek-çift-üç) kaç gece konaklatıldığı, sözleşmeye göre ne kadar konaklama ve transfer hizmeti verildiğini, bu hizmetin davacı tarafından alındığını yasal delillerle ispat etmesi gerektiğini, nitekim Antalya 3. Noterliği'nin 20/05/2015 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalı tarafından davacıya verildiği iddia olunan konaklama ve transfer hizmetine ilişkin müvekkili şirkete 20/05/2015 tarihinde tebliğ edilen faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, böyle bir hizmetin alınmadığını, faturaya konu böyle bir borcun bulunmadığı belirtilmek suretiyle faturalara itiraz edildiğini ve sözde hizmet faturalarının ihtarname ekinde iade edildiğini, aynı şekilde 11/04/2015 tarihli ... seri nolu 313.144,60 TL'lik (...-USD) sözleşmenin 7. maddesine istinaden no show bedeli faturasının da kabul edilmeyerek taraflarınca aynı ihtarname ile davalıya iade edildiğini, yargılama sırasında davacının iade ettiği faturalar dışında davacıya hizmet verildiğine dair hiçbir delil ve belge sunulmadığını, dava dosyasına ..., ..., ... Beach, ..., ... ... Hotel ve ... Hotel Otellerde konaklamalara ilişkin listelerin geldiğini, bu listelerdeki yolcuların ise davacı müvekkil tur operatörü tarafından ...'dan Türkiye'ye gönderilen yolcular olduğuna dair herhangi bir açıklama olmadığı gibi davalı tarafından bu yolcuların davacıya ait olduğuna dair voucher vb. belge de sunulamadığını, davacı müvekkili şirket tarafından sözleşmenin geçerli olduğu 14/01/2015-11/04/2015 tarihleri arasındaki dönemine ilişkin kayıtlarının tetkikinde davalı seyahat acentası üzerinden ..., ... ve ... Hotel adlı otellerde ekli listelerde yer alan yolucuların konaklatılmış olup, gerek adı geçen otellerden gelen listelerdeki diğer misafirlerin ve gerekse ... Beach, ..., ... ... Hotel'den gelen listelerdeki tüm misafirlerin davacı müvekkili ile ilgisi olmadığını, bilirkişi raporlarında bu hususlar hakkında hiçbir inceleme yapılmadığını, bilirkişi raporunda dahi davalının konaklama hizmeti nedeniyle ne kadar hakedişinin olduğu hesaplanamazken mahkemece adeta ezbere hesaplama ile kurulan hükmün hatalı olduğunu, davalının sözleşmede ... Otel'de 18/03/2015- 01/04/2015 tarihleri arasında (Nevruz Dönemi) ... pazarı için ilk hafta 150 oda 2. hafta 150 odayı davacı adına boş olarak hazır halde bulundurduğunu ispat edemediğini, tüm sözleşme süresince bu otelde tek satıcılık yetkisi verme taahhüdünü başka bir ifadeyle davalının ...'da bu oteli kendi adına pazarlamama taahhüdünü yerine getirdiğini de ispat edemediğini, tam aksine adı geçen otelden gelen konaklama listeleri incelendiğinde davacı müvekkilinin bildirdiği yolcular dışında, davalının davacıyı devre dışı bırakıp, doğrudan kendi adına otelde yolcu konaklattığının da ortaya çıktığını, davalının davacıdan no show talep etmek hakkı olduğunu ispat ettiği varsayılsa bile, sözleşmenin davalı tarafından ifası halinde davalının yapacağı muhtemel işletme giderlerinden (otel konaklama bedeli, transfer bedeli vb.) tasarruf edeceğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini ve hiç hizmet vermediği halde no show bedeli olarak talep ettiği tutarlardan işletme gideri olarak yapmaktan kurtulduğu giderlerin mahsubundan sonra kalan bedel kadar no show bedelini isteyebileceğine dikkat edilmesi gerektiğini, yeniden yapılacak yargılama sonucunda öncelikle imza inkarı hakkında denetime elverişli yeni bir heyetten rapor alınmasını, alınacak neticeye göre imzanın davalı şirket yetkilisine aidiyeti tespit olunamadığı takdirde, istinaf itirazlarına göre davalı tarafından geçerli kabul edilen sözleşmedeki yükümlülüklerini dahi davalının yerine getirdiğini ispat edemediğinden davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, davacı tur operatörü ile davalı seyahat acentesi arasında imzalandığı iddia edilen fiyat ve kontenjan sözleşmesine dayalı bakiye avans ödemesinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı şirket tarafından davalı borçlu şirkete karşı Antalya 3. Noterliği'nin 21/04/2015 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi gereği ödenmeyen 147.896-USD cari hesap bakiyesinin tahsili açıklaması ile toplam ...-USD (...-TL karşılığı ile) alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin davalının 04/052015 tarihinde süresinde itirazı üzerine durdurulduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK'nın 67. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Dava ve takip konusu alacağın 23/03/2015 tarihli mutabakat ve ...-USD bedelli sözleşmeye dayalı olarak talep edildiği ancak davalı tarafça borca itiraz dilekçelerinde ve cevap dilekçelerinde mutabakat sözleşmesindeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığı, taraflar arasında ...-USD bedelli sözleşmenin varlığı savunmasında bulunulduğu anlaşılmaktadır. Şu halde taraflar arasında hangi sözleşmenin uygulanacağının ve sözleşme altındaki imzaların geçerliliğinin öncelikle çözüme kavuşturulması gerekmektedir. 6100 sayılı Kanun'un 211/a. maddesine göre yapılan incelemeye rağmen hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamış ise 6100 sayılı Kanun'un 266. ve devamı maddelerine göre çözümü özel veya teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesine karar verilir. 6100 sayılı Kanun’un 211/b maddesine göre bilirkişi incelemesinden önce mevcutsa o tarafa ait karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar ilgili yerlerden getirilir. Bilirkişi o mahkemede elde edilen yazı ve imzalarla inceleme yapar. Bu husus maddenin gerekçesinde "...Bilirkişi incelemesinde, bu yazı ve imzalarla mahkemece elde edilen yazı ve imzalar esas alınır. Bilirkişi inceleme için gerekli görürse kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir..." şeklinde açıklanmıştır. Bu hükümden anlaşılacağı üzere takibe dayanak sözleşme ve mutabakat sözleşmesinin geçerliliğinin bilirkişi raporu ile ispatlanması gerekir. Bilirkişi incelemesinde kullanılacak belgeler mahkeme veya bilirkişi huzurunda alınan imza örnekleri ve mukayeseye esas belgelerdir. İmza incelemesinde öncelikle ilgili belgenin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, tanzim tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilerek tarafların, mahkemenin ve Yargıtayın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.04.2023 tarihli ve ... Esas, ... Karar; 08.10.2019 tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Somut olayda, davacı alacaklı tarafından borçlu şirket aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinde dayanak Antalya 3. Noterliği'nin 21/04/2015 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi gereği cari hesap alacağı gösterilmiş, bahsi geçen ihtarname ile taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği ...-USD ödeme yapıldığı, tekrar bir araya gelinerek "... Turizm Anlaşma" başlıklı sözleşme ile davacı şirket tarafından ...-USD fazladan ödeme yapıldığı konusunda mutabakata varıldığı, fazla ödemenin iade edilmediği davalı tarafa ihtar edilmiş olup, davalı tarafın "... Turizm Anlaşma" başlıklı mutabakat üzerindeki imzaların davalı şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince imza incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. ... tarihli grafoloji uzmanlarından oluşan heyettten alınan bilirkişi raporunda 23/03/2015 tarihli mutabakat ve ...-USD bedelli sözleşme altındaki imzanın kuvvetle ihtimal davalı eli ürünü olmadığı sonucuna varılmıştır. İlk Derece Mahkemesince yeniden rapor alınmasına karar verilmesi üzerine ATK Fizik İhtisas Dairesi'nin 31/07/2017 tarihli raporunda "23/03/2015 tarihli mutabakat ve ... USD bedelli sözleşme altındaki imzanın dosyada mevcut 07.03.2015 tarihli ödeme alım belgesinin mukayese dışı tutularak tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu belgelerde ...'a atfen atılı imzalar ile ...'ın mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği" kanaatine varılmıştır. Davacı vekili tarafından 05/03/2018 tarihli beyan dilekçesi ekinde ibraz edilen 26/02/2018 tarihli uzman mütaalasında ise "...tevdii edilen inceleme konusu belgelerdeki ... adına atfen atılmış basit tersimli, kendi aralarında polimorfizm gösteren imzalar ile adı geçen şahsın yine kendi aralarında polimorfizm gösteren mevcut mukayese imzaları arasında (sadece 07.03.2015 tarihli, ... USD bedelli ödeme makbuzu aslı değil diğer mukayese imzaları arasında da) gerek yukarıda işaret edilen hususlar gerekse grafolojik tanı unsurlarından tersim tarzı, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından benzerlikler saptandığından inceleme konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğunun kabulü gerektiği" belirlenmiştir. Mahkemece bu kez söz konusu raporlar arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle yeniden bilirkişi incelemesine başvurulmuş ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun ... tarihli raporu ile "... tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; belgelerde ...'a atfen atılı imzalar ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği" hususlarında kanaat bildirmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, ... tarihli grafoloji uzmanlarından oluşan heyettten alınan bilirkişi raporu kesin kanaat içermediğinden hükme esas alınamayacağı açıktır. Ancak bilirkişi incelemesinde kullanılacak belgeler mahkeme veya bilirkişi huzurunda alınan imza örnekleri ve mukayeseye esas belgeler olmasına rağmen, Mahkemece dosyanın ATK bilirkişi incelemesine gönderim aşamasında ... ve ... tarihli üst yazılarında belirlenen mukayese belgelerinin ATK'nun ... tarihli ve ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun ... tarihli raporlarında mukayese belgeler arasında bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda uzman mütalaasında incelendiği bildirilen ancak ATK bilirkişi raporlarında incelenmeyen mukayese belgeler bulunduğundan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği ve ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunun raporun hükme esas alınamayacağı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesi tarafından ATK Genişletilmiş Uzmanlar Heyetine dosyanın yeniden tevdii ile itiraz dilkeçesinde ve istinaf dilekçesinde belirtilen belgeler de incelenerek ek rapor aldırılarak ve bu suretle alınacak bilirkişi raporu da değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Taraflar arasında uygulanacak sözleşmenin tespitinin ardından bu kez uyuşmazlık; davacı şirketin sözleşme gereğince taahhüt ettiği müşterileri sağlayıp sağlamadığı, bunun üzerine davalının davacı adına no-show faturaları düzenleyip düzenleyemeyeceğinin belirlenmesi ile diğer oteller yönünden konaklama bilgileri değerlendirilek davacının yaptığı ödemeye karşılık ne kadarlık hizmet aldığı, davacının alacaklı olup olmadığının tespitine ilişkindir. 23/03/1983 tarih ve 17996 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla Birbirleriyle ve Müşterileriyle İlişkileri Hakkında Yönetmeliği'nin 3. kısmında belirli bir sürenin üzerindeki rezervasyonlar için yapılacak sözleşmeler başlığı altında kontenjan (tahsis) sözleşmeleri öngörülmüştür. Yönetmeliğin 41. maddesinin başlığı tahsis (kontenjan) sözleşmesi olmasına rağmen bir tanımlamaya yer vermek yerine kontenjan sözleşmesinin hangi hallerde düzenleneceği anlatılmıştır. Buna göre, özel organizasyonlar ve odaların belirli bir dönem tahsisini gerektiren hallerde olmak üzere iki şekilde kontenjan sözleşmesinin düzenlenebileceği belirtilmiştir. Yönetmelikte kontenjan sözleşmesinin tanımına yer verilmediği gibi ne tür sözleşmeler yapılabileceği hususu üzerinde de durulmamıştır. Uygulamada garantili (boş-dolu) kontenjan sözleşmesi, garantisiz kontenjan sözleşmesi ve karma kontenjan sözleşmesi olarak üç farklı şekilde sözleşme düzenlenmektedir. Kontenjan sözleşmesinin çerçeve bir sözleşme olduğu gözetildiğinde, bu sözleşmenin kapsamında her bir münferit ya da grup müşterisi için ayrıca sözleşme kurulduğu ifade edilebilir. Kontenjan sözleşmesi, otel ile acenta arasında belirli bir dönemi kapsayacak şekilde ya da özel organizasyonlar için otelcinin acenta müşterisine belirli sayıda oda tahsis etmeyi kabul ettiği, acentanın da otel tarafından tahsis edilen yerlere müşteri sağlamayı kabul ettiği sözleşme olarak tanımlanabilir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere kontenjan sözleşmesi tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme tiplerindendir.Garantili kontenjan sözleşmelerinde, otel belirli sayıda odayı ayırmayı taahhüt eder ya da seyahat acentası belirli sayıda geceleme ya da ciro tutarını sağlamayı ve seyahat acentası sözleşme konusu bu odaları kullandırmayı ve kullandırmasa dahi bedellerini, ciro farkını ödemeyi taahhüt eder. Garantili kontenjan sözleşmelerinde, otel belirli sayıda oda ayırmayı taahhüt etmiş ise, bu odalarda belirlenen dönem için konaklama yapılmasa dahi, seyahat acentası bu ödeme yükümlülüğü altında olduğu için otel tarafından düzenlenen no show faturalarını (rezervasyon iptal ücreti faturaları) ticari kayıtlarına alıp, ödeme yükümlülüğündedir. Geceleme garantisi verilen kontenjan sözleşmelerinde, acenta belirlenen dönem zarfında belirli sayıda geceleme yaptırmayı, belirlenen geceleme sayısına ulaşılmazsa dahi aradaki farktan doğan no show bedelini ödemeyi garanti eder. Tur operatörleri ile seyehat acentaları arasındaki sözleşmeler de genellikle 2-3 sezonluk hizmet tedariğini kapsayan kontenjan, transfer, günlük tur gibi içerikleri olan fiyatlandırma, erken rezervasyon, ödeme koşulları ve sorumlulukları belirleyen sözleşmelerdir. Somut olayda davacı tur operatörü ile davalı seyahat acentesi arasında çekişmeli olsa da ...'dan getirilecek müşterilere hizmet sağlanmasına dair sözleşmenin bulunduğu, sözleşme kapsamında davacının ...'dan gönderdiği yolculara, davalının konaklama, transfer, turistik gezi gibi imkanları sağlayacağı, buna karşılık davacının da hizmet bedelini ödemekle yükümlü kılındığı, taraflar arasında varlığı iddia edilen ...-USD bedelli ve ...-USD bedelli her iki sözleşmenin de 14/01/2015 ile 11/04/2015 tarihleri için geçerli kabul edildiği, ... Lara ve ... Belek, ... Resort ve ... Resort, ... Hotel Lara, ... Hotel Lara otelleri için konaklama ve ödemelerin belirlendiği yine her iki sözleşmenin 8.8. maddesi ile "Garanti otellerinde misafirin gelmemesi durumunda veya iptal durumunda full no show uygulanır" düzenlemesinin yer aldığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesi tarafından sözleşme içeriğinde yer alan otellerden konaklama bilgileri getirtilerek, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. ... tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda; davalı defter kayıtlarına göre davacının ... USD ödeme yaptığı, davalının ... USD fatura kestiği, aradaki farkın bankaların döviz transferinden kaynaklandığı, aslında davacının yaptığı havale toplamının ... USD olduğu, davalı tarafından kesinlen faturanın ... USD'sinin konaklama ve transfer ücreti olduğu belirtilmiştir. ... tarihli bilirkişi heyet raporunda ise sözleşmelerde konaklama yapılacak otellerin aynı oteller olduğu, davacı tarafından yapılan ... USD ödemenin iki tarafın da kabulünde olduğu, garantili oda sözleşmesi yapılan ... oteli için hesaplama yapılabilmesi için belli kayıtların olması gerektiği ancak bunların dosyada bulunmadığı, ... otelin de garantili oda sözleşmesinin bulunduğu ancak taraflarca imzalanan sözleşmelerde bu otel için garantili oda sözleşmesinin yapılacağının belirtilmediği, bu sebeple bu otelin düzenlediği ve tahsil ettiği no show faturasında takdirin mahkemeye ait olduğu, yine bu oteller yönünden hesaplama yapılabilmesi için belli kayıtların bulunması gerektiği belirtilmiştir. Davacı vekilinin ise otellerden gelen yazı cevaplarına karşılık ... Hotel, ... ve ... otellerinden gelen listelerin davacı misafirleri ile ilgisinin olmadığı, davacının getirdiği turistlerin ..., ... ve ... Hotelde konaklatıldığı beyan edilmiş, ayrıca ... otel için 150 oda garantili, ... otel için 30 oda garantili sözleşme yapıldığı beyan edildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesi tarafından davacı taraf ticari defter ve belgeleri celbedilmeden, mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, davacı tarafın davalı tarafından gönderilen bir kısım faturalar ve 11/04/2015 tarihli ...-USD bedelli no show faturasına da itiraz ettiklerine dair beyanlarının tartışılmadığı, bilirkişi heyet raporunda belirtilmesine rağmen sözleşme konusu otellerden gelen yazı cevapları ile davacı tarafça getirilen müşterilerin karşılaştırmasının yapılmadığı böylelikle davalının no show talep edip edemeyeceği belirlenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Sonuç olarak her iki sözleşme içeriği değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki sözleşmenin karma kontenjan sözleşmesi niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, sözleşmede belirlenen garantili oteller yönünden full no show uygulanacağının belirlendiği, varsa garantisiz kontenjan sözleşmesi kapsamında davalının fazla aldığı tutarı iade ile yükümlü olduğunun kabulü gerektiği gözetilerek inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar neticesinde Mahkemece yapılacak iş; öncelikle dosya kapsamında celbedilen tüm mukayese belgeleri incelenmek suretiyle 23/03/2015 tarihli mutabakat ve ...-USD bedelli sözleşme altındaki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığı yönünde çelişkileri giderecek şekilde Adli Tıp Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan ek rapor almak ve taraflar arasında uygulanacak sözleşme hükümleri belirlendikten sonra davacı vekili her ne kadar 14.06.2019 tarihli beyan dilekçesinde davacının TTK'nın hükümlerine tabi ticari şirket olmadığından defter tutma zorunluluğu olmadığını beyan etmiş ise de; bu hususta gerekirse Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden davacının tabi olduğu ülkesinde uygulanan usulün sorularak, davacı tarafa buna ilişkin delil ve belgelerini sunmak üzere süre verilerek, tarafların defter ve belgelerinin incelenmesi, davacının faturalara itirazlarının da değerlendirilerek, celbedilen konaklama bilgileri yönünden, davacının davalı için getirdiği müşteriler olup olmadıklarının, davalı tarafından davacı ile yapılan sözleşmeye dair voucher belgelerinin de celbi ile karşılaştırması yapılarak davalının davacı için ne kadar konaklama, transfer bedeli, ne kadar no show bedeli talep edebileceği hususlarında, yine boş kalan odalar yönünden sözleşmenin ifası halinde davalının yapacağı muhtemel işletme giderlerinden tasarruf edeceği, bedelin tamamen ödenmesi durumunda bu giderler kadar sebepsiz zenginleşeceği, (Yargıtay 19. HD'nin 19/01/2010 tarih ve 2009/2576 Esas, 2010/183 Karar) dikkate alınarak, bu hususta bilirkişi heyet raporundaki deliller de toplanarak, dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdii ile rapor tanzim ettirilerek oluşacak sonuca göre karar vermek olmalıdır. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/03/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı vekilinin sair istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesi'nce ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.18/02/2026 ...