Ceza Genel Kurulu 2013/5-17 E. , 2013/372 K. * KANUN YOLU BİLDİRİMİ (TEMYİZ) SÜRESİ * TEFHİM EDİLEN KARARDA KANUN YOLU BİLDİRİMİNDE BULUNMASI GEREKEN TEMYİZ SÜRESİNİN BAŞLANGICININ BELİRTİLMEMYESİNİN, ESKİ HALE GETİRME NEDENİ SAYILMASI GEREKTİĞİ * CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 264 * CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 232 * CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 231 * CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 34 * CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) (1…
**Ceza Genel Kurulu 2013/5-17 E. , 2013/372 K.** * KANUN YOLU BİLDİRİMİ (TEMYİZ) SÜRESİ * TEFHİM EDİLEN KARARDA KANUN YOLU BİLDİRİMİNDE BULUNMASI GEREKEN TEMYİZ SÜRESİNİN BAŞLANGICININ BELİRTİLMEMYESİNİN, ESKİ HALE GETİRME NEDENİ SAYILMASI GEREKTİĞİ * CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 264 * CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 232 * CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 231 * CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 34 * CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) (1412) Madde 310 **"İçtihat Metni"** Mühür bozma suçundan sanık Cemal A.'nın 5237 sayılı TCK’nun 203, 43/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 3.740 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 04.12.2008 gün ve 675-1235 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 19.06.2012 gün ve 13684-6942 sayı ile; “Sanığın yüzüne karşı verilen 04/12/2008 günlü kararı yasal süreyi geçirdikten sonra 15.12.2008 tarihinde temyiz etmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 30.01.2007 gün ve 2007/9-18 sayılı Kararına göre gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hükümlerde yasa yolunun, süresinin, merciin ve şeklinin belirtilmesi ve bu hususların hüküm fıkrasına yazılması zorunlu olduğu halde, hüküm fıkrasında temyiz süresinin '7 günlük süre içerisinde' olarak gösterildiği, temyiz süresinin ne zaman başlayacağı belirtilmediği gibi yasa yoluna başvuru şeklinin de gösterilmediği, anlaşılmakla bu hatanın CMK'nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni sayılıp sanığın başvurusunun yasal süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Dairemizin 2011/13683 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde sanık hakkında aynı yerle ilgili başka bir davanın da bulunduğunun anlaşılması karşısında; bu dosyaların derdest ise birleştirilmesi, karara çıkıp kesinleşmesi halinde ise tümüyle dosya içine alınıp iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediği de belirlenerek, sonucuna göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve mükerrer dava bulunup bulunmadığının tartışılması gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 25.09.2012 gün ve 94110 sayı ile; “5271 sayılı CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde de hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, başvurunun yapılacağı merci, başvuru yöntemi ve süresinin hiçbir tereddüde yer vermeyecek biçimde açıkça belirtilmesi gerektiği hükmüne yer verilmiştir.Bu hükümlere aykırılık, aynı Yasanın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni oluşturacaktır.