8. Hukuk Dairesi 2019/1925 E. , 2021/3423 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, 16 parsel sayılı taşınmazın davacı kurum adına kayıtlı olduğunu, davalı yanın taşınmaza tecavüzde bulunduğunu il…
**8. Hukuk Dairesi 2019/1925 E. , 2021/3423 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, 16 parsel sayılı taşınmazın davacı kurum adına kayıtlı olduğunu, davalı yanın taşınmaza tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 01.01.2008 - 31.12.2012 tarihleri arası 23.892,00 TL ecrimisilin kademeli kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, 24.01.2008 ila 24.01.2009 dönemi için 22.200,00; 24.01.2009 ila 24.01.2010 dönemi için 21.672,00; 24.01.2010 ila 24.01.2011 dönemi için 23.232,00; 24.01.2011 ila 22.04.2011 dönemi için 6.453,00 TL olmak üzere toplam 73.337,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, ecrimisil istemine ilişkindir. Hemen belirtmek gerekir ki; 3533 sayılı Umumi Mülhak ve Hususi Bütçelerle İdare Edilen Daireler ve Belediyelerle Sermayesinin Tamamı Devlete veya Belediye veya Hususi İdarelere Ait Daire ve Müesseseler Arasındaki İhtilafların Tahkim Yoliyle Halli Hakkında Kanun'un 1. maddesi hükmünde açıkça; “Umumi, mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete veya belediyeye veya umumi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanları, bu kanun da yazılı tahkim usulüne göre halledilir." düzenlemesine yer verilmiştir . 03.07.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile değişik aynı Kanun'un 4. maddesi ile de; “Katma bütçe ile idare edilen daireler, belediyeler, özel bütçe ile idare olunan veya sermayesinin tamamı Devlet, belediye veya özel idarelere ait olan daire ve müesseselerin veya bu daire ve müesseselerden biriyle ikinci maddede yazılı dairelerden biri arasında çıkan uyuşmazlıklar, bulunduğu yerin ve taşınmaza ilişkin uyuşmazlıklarda, taşınmazın aynına yönelik olanlar hariç olmak üzere o taşınmazın bulunduğu yerin ve taraflar değişik yerlerde bulunuyorlarsa davalı durumunda olan daire veya müessesenin ve davalılar birden çok olduğu takdirde bunlardan birinin bulunduğu yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından hakem sıfatıyla çözümlenir.” düzenlenmiştir. Somut olaya gelince, dava konusu taşınmazda davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün tam malik bulunduğu, davacı ile davalı 3533 Sayılı Kanun'un 1. maddesinde gösterilen kuruluşlardan olduğu sabittir. Bu Kanun'un 2570 sayılı Kanun'la değişik 4. maddesi gereğince eldeki uyuşmazlığın "Hakem" sıfatı ile çözümlenmesi gerekeceği kuşkusuzdur .