1. Hukuk Dairesi 2016/949 E. , 2018/14969 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, ehliyetsizlik ve hile hukuksal nedenine dayalı tap…
**1. Hukuk Dairesi 2016/949 E. , 2018/14969 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, ehliyetsizlik ve hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, maliki olduğu 351 ada 56 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1, 2 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin davalıya devir edildiğini, yapılan işlemlerde hukuki ehliyeti olmadığını, ehliyetsizlik ve hile yolu ile kandırılmak suretiyle tapuda işlem yapmak durumunda kaldığını, davalıya herhangi bir bedel karşılığı hiç bir şekilde taşınmazları satmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, taşınmazları bedeli karşılığında satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının işlem tarihinde ehliyetli olduğu ve hilenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 437 ada 56 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1,2 ve 5 nolu bağımsız bölümler davacı adına kayıtlı iken 1 ve 2 nolu bağımsız bölümün 06.04.2009 tarihli akitle, 5 nolu bağımsız bölümün 23.08.2008 tarihli akitle davalıya devredildiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, davada, ehliyetsizlik hukuki sebebi yanında, hile hukuksal nedenine de dayanıldığına göre, ehliyetsizliğin kamu düzeni ile ilgili olması sebebiyle mahkemece kendiliğinden gözetilerek, önemine binaen öncelikle inceleme yapılması gerekeceği kuşkusuzdur. Bilindiği üzere; davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme kudreti (gücü) bulunmayan bir kimsenin kendi iradesi ile hak kurabilme, borç (yükümlülük) altına girebilme ehliyetinden söz edilemez. Nitekim Medeni Kanunun “ fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir “ biçimindeki 9. maddesi hükmüyle hak elde edebilmesi, borç ( yükümlülük ) altına girebilmesi, fiil ehliyetine bağlamış. 10. maddesinde de, fiil ehliyetinin başlıca koşulu olarak ayırtım gücü ile ergin (reşit) olmayı kabul ederek “ ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan bir ergin kişinin fiil