1. Hukuk Dairesi 2015/1212 E. , 2015/2625 K. "" MAHKEMESİ : MARDİN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/07/2014 NUMARASI : 2013/235-2014/376 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, duruşma isteği değer yönünden reddedilerek dosya incelendi, Tetkik Hakimi ......... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği gö…
**1. Hukuk Dairesi 2015/1212 E. , 2015/2625 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : MARDİN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/07/2014 NUMARASI : 2013/235-2014/376 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, duruşma isteği değer yönünden reddedilerek dosya incelendi, Tetkik Hakimi ......... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve miras payları oranında tescil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu temlikin muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; ortak mirasbırakan F.. K..’ın kayden malik olduğu 1118 parsel sayılı taşınmazını 09/06/2003 tarihinde davalı ikinci eşine satış suretiyle devrettiği, davacıların anılan devirlerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtıkları, murisin 31/10/2004 tarihinde öldüğü ve geride mirasçı olarak davacı çocukları ile davalı eşininin kaldığı anlaşılmaktadır. Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun 706., Türk Borçlar Kanunun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.