12. Ceza Dairesi 2021/6628 E. , 2023/5137 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulund…
**12. Ceza Dairesi 2021/6628 E. , 2023/5137 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, davalı vekilinin, davacı vekilinin temyiz dilekçesiyle kendisine 17.05.2019 tarihinde tebliğinin ardından 20.05.2019 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinin katılma yoluyla temyiz olduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 06.09.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin Giresun adliyesinde hakim iken 15.07.2016 tarihindeki darbe girişiminin ardından Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etmek suçundan 17.07.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 19.07.2016 tarihinde tutuklandığını ve 21.09.2016 tarihinde de tahliye edildiğini, yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek; haksız koruma tedbiri nedeniyle 2.500 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminatın 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir. 2.Davalı vekili 17.10.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir. 3.Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2017 tarihli ve 2017/317 Esas 2017/462 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. 4.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 18.04.2019 tarihli ve 2018/311 Esas 2019/1143 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.09.2021 tarihli, davacı ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ