1. Hukuk Dairesi 2009/239 E. , 2009/2069 K. "" MAHKEMESİ : SEFERİHİSAR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/06/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalılar adına kayıtlı olan 64 ada 57 parsel sayılı taşınmazın 2580 m2 lik kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürüp, anılan bölümün tapusunun iptali ile tescil harici bırakılması isteğinde bulunmuştur. Davalılar, çekişme konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi dışında kaldığını belirtip, davanın reddini s…
**1. Hukuk Dairesi 2009/239 E. , 2009/2069 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SEFERİHİSAR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/06/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalılar adına kayıtlı olan 64 ada 57 parsel sayılı taşınmazın 2580 m2 lik kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürüp, anılan bölümün tapusunun iptali ile tescil harici bırakılması isteğinde bulunmuştur. Davalılar, çekişme konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi dışında kaldığını belirtip, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kabulüne dair önceden verilen kararın, Dairece; “… hükümden sonra tespit edilen kıyı kenar çizgisinin kesinleşip kesinleşmediği üzerinde durulması, kesinleşmiş ise buna itibar edilmesi, aksi halde mahkemece belirlenen çizgi ile idarenin saptadığı çizgi arasındaki farklılığın sebebinin araştırılması, sonucuna göre karar verilmesi…” gereğine değinilerek bozulması üzerine bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; “… idarece, tespit edilip onanan kıyı kenar çizgisinin bizzat ve ilanen bildirime karşı idari yargı yoluna başvurulması sebebiyle kesinleştiği ve bu çizgiye itibar edilmesi gerektiği, buna göre de dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi dışında kaldığı, davacının davasının sübut bulmadığı…” gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve sicil kaydının kütükten terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmüne uyulan bozma ilamında uyuşmazlığın niteliği vurgulanmak suretiyle izlenmesi gereken yol açıkça belli edilmiştir. Bilindiği ve bozma ilamında da vurgulandığı üzere, idarece belirlenen kıyı kenar çizgisi sadece davalılardan M.E.e tebliğ edilmiş olup, diğer davalılara tebliğ yapılmamıştır. Bu durumda, idarece belirlenen kıyı kenar çizgisinin tüm davalılar yönünden kesinleştiğini, buna bağlı olarak da davacı Hazine’yi bağlayıcı olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Hal böyle olunca, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda gerekli araştırma ve soruşturmanın yapılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.2.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.