Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekillinin davalı ... Bakanlığına bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmaktayken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının davacının ücreti olarak öngörüldüğünü, sözleşme hükmüne göre ücretin her yıl as
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekillinin davalı ... Bakanlığına bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmaktayken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının davacının ücreti olarak öngörüldüğünü, sözleşme hükmüne göre ücretin her yıl asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenmesi gerekmesine karşın sözleşmeye aykırı olarak davacının ücretinin asgari ücret seviyesine çekilmek ve bu ücrete %4 zam uygulanmak suretiyle eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek davacının eksik ödemeden kaynaklı fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının 2021 yılı Ocak ayındaki ücretinin miktarı, 28.01.2021 tarihi ile 31.01.2021 tarihleri arasında kalan talep dönemi bakımından arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği, alacakların hesap dönemi ve hesap yöntemi noktalarındadır. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; 08.09.2021 imza tarihli ve 01.01.2021–31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin “Ücret Zammı” başlıklı 33. maddesi hükmü uyarınca, bireysel iş sözleşmesi doğrultusunda belirlenen 01.01.2021 tarihindeki ücrete %12 oranında ücret zammı uygulandığı anlaşılmaktadır. Ne var ki sözü edilen toplu iş sözleşmesi, 28.01.2021 olan arabuluculuğa başvuru tarihi itibarıyla henüz imzalanmamış olup bunun doğal sonucu olarak da dava dilekçesinde bu toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret zammı oranına yönelik bir talep mevcut değildir. Şu hâlde 01.01.2021 tarihi ve sonrasına ilişkin ücret tespitinde, bireysel iş sözleşmesi doğrultusunda belirlenmiş ücrete %12 oranında ücret zammı uygulanması ve fark alacak hesabının buna göre yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3. Dairemizin 16.10.2023 tarihli bozma kararında da belirtildiği üzere, huzurdaki dava ile istenen alacak kalemlerinin davacı tarafından daha önce Ankara 22. İş Mahkemesinin 2021/867 Esas sayılı dosyası ile açılan davada talep edildiği ve davanın kabulüne dair verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının Dairemizin 08.06.2023 tarihli ve 2023/3215 Esas, 2023/8843 Karar sayılı kararı ile onandığı tespit edilmiştir. Temyize konu somut dosyada esas alınan hesap dönemleri ile çakışan dönemlerin bulunduğu tespit edilen Ankara 22. İş Mahkemesinin 2021/867 Esas sayılı dosyası bir değerlendirmeye tâbi tutularak mükerrer hesaplama ve ödeme yapılmaması gerektiği gözetilerek karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile sonuca gidilmesi de bir diğer bozma sebebidir.