Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/834 E. , 2024/1753 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/834 Karar No : 2024/1753 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu işlemlerin iptaline ve maddi tazminatın kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/834 E. , 2024/1753 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/834 Karar No : 2024/1753 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu işlemlerin iptaline ve maddi tazminatın kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde bulunan ve mesken olarak kiraya verilen taşınmazının 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu uyarınca mühürlenmesine ilişkin 08/02/2017 tarihli mühürleme işleminin ve dayanak... tarih ve ... sayılı Belediye Meclis kararının (mühürlemenin 180 gün olacağına dair) iptali ve anılan işlemler nedeniyle uğranıldığı iddia edilen 9.000,00 TL maddi zararın tazmini istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıya ait taşınmazın 180 gün süreyle kapalı kalmasının dayanağını oluşturan... tarih ve ... sayılı Belediye Meclisi kararı yönünden; kanunilik ilkesine aykırı olarak mevzuatta açıkça belirlenmiş bir yaptırımı değiştirecek nitelikte davacıya ait taşınmazın mühürlenme süresinin 180 gün olarak uygulanacağı yolunda tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, mühürleme işlemi yönünden; davacıya ait taşınmazın ruhsatsız olarak apart daire şeklinde kullanıldığı gerekçesiyle mühürleme işlemine dayanak alınan 08/02/2017 tarihli tutanakta ilgili taşınmazın yabancı uyruklu bir şahsa aylık olarak kiralandığı belirtilmiş ise de, söz konusu tutanakta işlemlere esas alınan hususlar yönünden hukuken kabul edilebilir somut ve yeterli bir tespitin yapılmadığı görüldüğünden, eksik inceleme sonucunda tesis edildiği sonucuna ulaşılan dava konusu mühürleme işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemlerin iptaline; 9.000,00 TL maddi zararın tazmini talebi yönünden; hukuka aykırılığı ortaya konulan işlem nedeniyle, davacının taşınmazının mühürlenmesine dair eylemde idarenin hizmet kusurunun olduğundan ve taşınmazın 180 gün süre ile kullanılamadığından anılan süre içerisinde mahrum kalınan kira alacağına karşılık 9.000,00 TL maddi tazminatın davalı idarece davacıya ödemesi gerektiği sonucuna varıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin bulunan mahkeme kararının bu kısmına yönelik istinaf talebi yönünden istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun bu yönüyle reddine; istinaf talebinin kısmen kabulü ile istinafa konu kararın maddi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına; Dairece verilen 26/09/2018 tarihli ara kararı uyarınca davalı idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelere göre uyuşmazlığa konu taşınmazın 08/02/2017 tarihinde mühürlendiği, davacının başvurusu üzerine 10/07/2017 tarihinde mührün kaldırılarak taşınmazın davacıya teslim edildiği görüldüğünden beş ay süreyle mühürlü kalan taşınmaza ilişkin kira bedeli nedeniyle davacının uğradığı maddi zararın 7.500,00 TL olduğu anlaşıldığından 7.500,00 TL maddi tazminatın davalı idarece davacıya ödenmesine, maddi tazminatın fazlaya ilişkin kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacıya ait taşınmazda komisyon görevlileri tarafından yapılan kontrolde bahse konu yerde kalan yabancı uyruklu şahısların adres ikametlerinin olmadığının tespit edildiği, günübirlik apart ve/veya pansiyon olarak kullanılan yerin 2559 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca 08/02/2017 tarihinde dış kapısından mühürlenmek suretiyle faaliyetten men edildiği, önceki denetimlerde ilçe genelinde aynı konuda faaliyet yürütüldüğü için mühürlenen yerlerle ilgili kanun ve mevzuatta herhangi bir süre belirtilmediğinden, bu ve benzeri yerlerin mührünün açılmasının yaptırım olarak yeterli olmadığı, olumsuzlukların artarak devam etmesi nedeniyle ... Belediye Meclisi tarafından, İçişleri Bakanlığının genelgesi ve mevzuat hükümleri çerçevesinde ... sayılı karar ile apart daire olarak kullanıldığı tespit edilen dairelerin mühürlendikten sonra 180(yüzseksen) gün süre ile kapalı kalması hususunda 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/b maddesine istinaden karar alındığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idarenin gerekli incelemeyle davacının kiracısı adına olan elektrik, gaz ve internet aboneliklerini tespit edebilecekken bunu yapmamış olmasının eksik inceleme ile işlem tesis edildiğinin göstergesi olduğunu, kapatılan yerin şahsi kullanıma özgülendiği, kiracıya kira sözleşmesi ile tahsis edilmiş mesken nitelikli bağımsız bölüm olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyiz edilen kısmının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Davacı tarafından, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ... Sokak, No:... adresinde bulunan ve mesken olarak kiraya verilen taşınmazının 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu uyarınca mühürlenmesine ilişkin 08/02/2017 tarihli mühürleme işleminin ve dayanak ... tarih ve ......sayılı Belediye Meclis kararının (mühürlemenin 180 gün olacağına dair) iptali ve anılan işlemler nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Temyize konu kararın mühürleme işleminin iptali ve tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Kararın,... tarih ve ... sayılı Belediye Meclis kararının iptaline ilişkin kısmına gelince; 5393 sayılı Belediye Kanununun 15. maddesinin (b) bendinde; kanunların belediyeye verdiği yetki çerçevesinde yönetmelik çıkarmak, belediye yasakları koymak ve uygulamak, kanunlarda belirtilen cezaları vermek, (l) bendinde de; gayri sıhhi müesseseler ile umuma açık istirahat ve eğlence yerlerini ruhsatlandırmak ve denetlemek, belediyelerin yetki ve imtiyazları olarak belirlenmiştir. 2559 sayılı Kanunun 7. maddesinde, izin alınmadan açılan umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin kapatılacağı kurala bağlanmıştır. Dayanağı kanunlar arasında 2559 sayılı Kanun da yer alan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in 32. maddesinde de; izin alınmadan açılan umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin, yetkili idarelerin ilgili birimleri tarafından sebebi bir tutanakla belirlenmek ve mühürlenmek suretiyle re'sen kapatılacağı düzenleme altına alınmıştır. Yukarıda alıntısı yapılan yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; belediyelere yetki ve görev alanları ile ilgili konularda yasak koyma ve bu yasağa uymama halinde yaptırım belirleme yetkisinin verildiği açık olup, umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinde ruhsatsız faaliyet gösterildiğinin tespit edilmesi halinde ruhsatsız faaliyetin sonlandırılmasını teminen işyerlerinin kapatılması şeklinde bir yaptırım öngörülmüştür. Bu açıklamalara göre; belediyeler kabahat teşkil eden fiilleri düzenleyici işlemleri ile belirleyebilecek, emir ve yasaklar koyabilecek ve yaptırımı, yaptırım gerektiren fiilin düzenlendiği kanunun çizdiği sınırlara göre belirleyebileceklerinin açık olduğu, somut olayda, dava konusu işleme konu fiil, ruhsatsız faaliyet göstermek olup, bu fiil ve bu fiilin karşılığı uygulanacak olan işyerinin kapatılması şeklinde öngörülen yaptırım aktarılan kurallarda açıkça düzenlenmiş olup, mesken olarak kiraya verildiği halde ruhsatsız olarak günübirlik apart daire kiralama faaliyetinin yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda kiralanan taşınmazın mesken olmasının, bu taşınmazın, işyeri olarak faaliyet gösterilmediğinden bahisle ruhsat alınmasından muaf hale getirmeyeceği açık olduğundan ...tarih ve ... sayılı Belediye Meclis kararı ile mühürleme süresinin 180 gün olarak belirlenmesinin kanunilik ilkesine aykırılık teşkil etmediği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, ...tarih ve ... sayılı Belediye Meclis kararında hukuka aykırılık bulunmadığından bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşü ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme Kararına yönelik istinaf isteminin reddi yolundaki İdare Dava Dairesi kararının onanmasına ilişkin Daire kararına, belirtilen kısım yönünden katılmıyorum.