Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/2538 E. , 2024/2714 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/2538 Karar No : 2024/2714 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …2- …3- … ,…, 222- … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Mahal…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/2538 E. , 2024/2714 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/2538 Karar No : 2024/2714 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …2- …3- … ,…, 222- … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Mahallesi, rezerv yapı alanına ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 22.06.2022 tarihli işlemiyle onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu imar planları ile sadece plan onama sınırının küçültüldüğü, davacıların temel iddialarının planlamanın ve bu sürecin bütününe yönelik olduğu, işbu davaya konu edilen planların da planlama alanın küçülmesi niteliğinde bir karar içerdiği, planlamanın nihai olarak uygulamasının, doğurduğu sonucunun etkisinin davacıların gerek taşınmazlarına olan etkisi ve gerekse komşuluk hukuku bakımından etkileri menfaat ihlali noktasında ele alınabilecekse de, davacıların hukuka aykırılık iddialarının planlama alanının küçülmesi niteliğindeki işbu uyuşmazlıkla sınırlı olarak ele alındığında bu kapsama girmediği, davacıların plan onama sınırı değişikliğine yönelik olarak herhangi bir iddiaasının bulunmadığı, bu durumda, davacıların, dava konusu planlara yönelik olarak ileri sürdüğü hukuka aykırılık iddiasıyla idarece hazırlanan planların iptalini istemesinde hukuken korunması gereken kişisel, güncel ve meşru bir menfaati bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu imar planın iptalini istemekte menfaatlerinin olduğu, üzerinde değişiklik yapılan önceki imar planlarına karşı da dava açtıkları, bölgede 30 yılı aşkın süredir imar planları uyarınca özel spor alanı niteliğindeki taşınmazlarda zilyet ve irtifak hakkı sahibi olmaları sebebiyle dava konusu işlemin iptalini istemeye ehliyetli oldukları ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığında, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Mahallesi, davacıların taşınmazların komşuluğunda bulunan rezerv yapı alanındaki parsellere ilişkin olarak 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 06.04.2022 tarihinde onaylanmış, 06/04/2022 - 05/05/2022 tarihleri arasında anılan planlar askıya çıkarılmış, askıda yapılan itirazların bir kısmı kabul edilerek planlama alanının küçültülmesine yönelik 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 22.06.2022 tarihli işlemi ile onaylanmış, dava konusu taşınmaza komşu parsel malikleri tarafından, planda sosyal donatı dengesinin bozulduğu, planın nüfusun kişi başına düşen yeşil alanları gözetilmeksizin yapıldığı, planın yapımını yüklenen müellif ve şehir plancılarının yeterliliğinin olmadığı ileri sürülerek görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatler ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddenin 3. fıkrasının c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, yine 14. maddenin 6. fıkrasında, ilk incelemeye ilişkin hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15 inci madde hükmünün uygulanacağı ve 15. Maddenin 1/b fıkrasında ise bu hususta Kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen Kanun maddesinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan ''menfaat ihlali'' doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları, iptal davasına konu idari işlemin niteliğine ve dava açanın hukuken korunması gereken haklarına göre idari yargı yerlerince belirlenmektedir. Yargısal denetimin amacı her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. İptal davası açabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru ve güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkisinin bulunması gerekmektedir. Aksi halde, kişilerin kendisine etkisi bulunmayan, menfaatlerini ihlal etmeyen idari işlemler hakkında da iptal davası açma hakkı doğacak ve bu durum idarenin işleyişini olumsuz etkileyecektir. İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan 'dava açma ehliyeti, iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerlerince değerlendirilmektedir. İdari işlemler yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarından meydana gelir. İptal davasında idari işlemlerin hukuka uygunluğu bu unsurlar bakımından denetlenerek hukuk devleti ilkesinin gerçekleşmesine olanak sağlandığından menfaat ilişkin bu amaç doğrultusunda yorumlanması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden; davacıların komşu parsel malikleri oldukları ve uyuşmazlık konusu alanda irtifak hakkı sahibi oldukları, dava konusu plan ile sosyal donatı dengesinin bozulduğu, plan müelliflerinin yetkisiz ve yetersiz olduğu iddialarıyla bakılan davanın açıldığı, bazı parsellerin plan onama sınırı dışına çıkarılmasıyla davacıların taleplerinin bir kısmını karşılandığı görülmekle birlikte temel yakınmalarının devam ettiği, dolayısıyla hukuki incelemelerinin planın son haline göre yapılması gerektiği, davacıların dava sebepleri dikkate alındığında işbu davada verilecek kararının menfaatlerini bu kapsamda etkilediği dikkate alındığında dava açma ehliyetlerinin var olduğunun kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin idare mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunu reddeden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır. Ayrıca, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince yeniden karar verilirken davacılardan Meri Derazon tarafından, adına kayıtlı taşınmazın yargılama süreci içinde satıldığı hususunun da değerledirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekmektir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/05/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.