9. Ceza Dairesi 2023/11902 E. , 2023/8351 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/15 E., 2022/341 .... SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası ge…
**9. Ceza Dairesi 2023/11902 E. , 2023/8351 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/15 E., 2022/341 .... SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2017 tarihli ve 2017/26 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında mağdurlara karşı ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, mağdur ...'ye karşı, 226 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır. 2. Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2019 tarihli ve 2017/276 Esas, 2019/48 Karar sayılı kararı ile sanığın; a) Mağdur ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Mağdur ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c) Mağdur ...'ye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 nci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, d) Mağdur ...'ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, e) Mağdur ...'ye yönelik müstehcenlik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 2000, TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, f) Mağdur ...'a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 nci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, g) Mağdur ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, h) Mağdur ...'a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 27 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ı) Mağdur ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar vermiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2019/1318 Esas, 2019/690 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının mağdurlar ..., ... ... ve ... yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca mağdur ...'ye yönelik müstehcenlik suçundan kesin olmak üzere esastan reddine, mağdur ...'a karşı nitelikli cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerinin aynı suç işleme kararı çerçevesinde zincirleme biçimde birden fazla kez gerçekleştiği belirtildiği halde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmaması aleyhine istinaf bulunmadığından davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamasına, hüküm fıkrasının H maddesinin 2. paragrafı tümüyle çıkartılarak yerine "Yasal koşulları oluşmadığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasının uygulanmasına takdiren YER OLMADIĞINA," ibaresinin eklenmesi suretiyle sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf isteminin 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinini birinci fıkrası ve 280 inci maddesinin (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 08.12.2020 tarihli ve 2020/201 Esas, 2020/5700 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında müstehcenlik suçundan kurulan hükmün temyizi mümkün olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddine, çocuğun cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından "...mevcut raporlar arasında çelişkilerin giderilmesi için sanığın tüm rapor ve tedavi evrakıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevkiyle Gözlem İhtisas Dairesinde gözlem altına alınmasının ardından buradan alınacak ön raporla birlikte Adli Tıp Üst Kurulundan suç tarihinde müsnet eylemler yönünden cezai sorumluğunun bulunup bulunmadığı, fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olup olmadığı hususlarında rapor aldırılması ve mağdur beyanlarının olayların tek delili niteliğinde ve beyanlarının okunmasıyla yetinilemeyeceğinden mağdurlar duruşmada hazır edilerek dosya kapsamında bulunmayıp Adli Emanetin 2017/246 sırasında kayıtlı olduğu belirtilen soruşturma ifadelerini içeren CD'ler izlenip varsa çelişkilerin giderilmesi, Iğdır Devlet Hastanesinden 03.01.2017 tarihinde alınan raporları ve yaşları dikkate alındığında henüz yedi ve on iki yaşları içerisinde olan mağdurların beyanlarında belirttikleri şekilde krem kullanılarak nitelikli cinsel istismara uğramaları halinde anal muayenede bir bulguya rastlanılmamasının mümkün olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor alınmasından sonra hükümler kurulması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması.." nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2022 tarihli ve 2021/15 Esas, 2022/341 Karar sayılı kararı ile sanığın; a) Mağdur ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Mağdur ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c) Mağdur ...'ye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 nci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, d) Mağdur ...'ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, e) Mağdur ...'a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 nci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, f) Mağdur ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, g) Mağdur ...'a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, h) Mağdur ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair mağdur beyanları dışında somut her türlü şüpheden arınmış delil bulunmadığına, mağdur beyanlarının aşamalarda farklılıklar gösterdiği ve çelişkili olduğuna, Yargıtay bozma ilamı üzerine yeniden yapılan yargılamada yeterince araştırma ve inceleme yapılmadığına, sanığın kullanmış olduğu psikyatrik ilaçların dikkate alınmadığına, sanığın cezai ehliyetinin varlığının açık ve net bir şekilde ortaya konulmadığına, mağdurların soyut ve çelişkili beyanlarının cezalandırma için yeterli olmadığına, beyanların tek başına hükme esas alınamayacağına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mağdur ...'ın, sanığı aynı mahallede oturmaları sebebiyle tanıdığını, okullar başlamadan kısa bir süre önce (2016 yılı) sanığın mağduru şeker vererek yanına çağırıp evine götürdüğünü, evde yine şeker verdiğini, mağdurun pantolon ve külotunu çıkararak arkasına geçerek poposuna krem sürüp anal yoldan ilişkiye girdiğini, sonra evine gittiğini, evde olayı annesine anlattığını ve annesinin bir daha gitmeyeceksin dediğini beyan ettiği, olayı okulda rehber öğretmenine anlattığı ve bu şekilde olayın intikal ettiği, sanığın ...'ı tanıdığını, suçlamaları kabul etmediğini savunduğu, mağdurun raporunda filli livata izine rastlanmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. 2. Mağdur ...'un, sanığı aynı mahallede oturmaları sebebiyle tanıdığını, kendisini yaklaşık bir ay önce (Aralık 2016) evine çağırdığını, şahsın kendisine para vereceği zannıyla evine gittiğini, çünkü bazen para ve pasta verdiğini, burada eve girince şahsın pantolonunu isteği dışında çıkardığını ve poposunu ellemeye başladığını, daha sona sanığın kendi kıyafetlerini çıkartıp arkasına geçerek yuvarlak küçük bir kutundan poposuna krem sürerek anal yoldan cinsel ilişkide bulunduğunu, daha sonra para verdiğini ve evden ayrıldığını, şahsın bu eylemlerinin 5-10 kez devam ettiğini, para veriyor diye gitmeye devam ettiğini beyan ettiği, mağdurun raporunda filli livata izine rastlanmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. 3. Mağdur ...'nin, sanığı aynı mahallede oturmaları sebebiyle tanıdığını, okullar açıldığı zaman arkadaşı ...'ın sanığın kendilerine para vereceğini söyleyerek evine gidelim dediğini, ... ile birlikte sanığın evine gittiklerini, kapıyı çalınca "İçeri girin müzik dinleyelim sonra para vereyim bakkala gidin" dediğini, burada ... ile kendisine "..." isimli yiyecek verdiğini, daha sonra kendilerine anal yoldan cinsel istismarda bulunduğunu, üzerini giyindikten sonra ... ve kendisine 1 TL para verdiğini, tek başına ve ... ile birlikte bir çok kez sanığın evine gittiğini, şüphelinin kendilerine "Eve gelmezseniz siz döverim daha çok canınızı acıtırım" dediğini, 1 TL para verdiğini, en son 31.12.2016 tarihinde evine gittiğini ve yine anal yoldan cinsel istismarda bulunduğunu, her ne kadar mağdur mahkemede ifadesini değiştirmiş ise de sosyolog tarafından belirtildiği üzere mağdurun olayın travmasından kaçmak için çelişkili beyanlar verdiği, korku ve utanma duygusu ağır bastığı, bu nedenle mahkeme huzurunda verilen ifadesine itibar edilmemesi gerektiği, mağdurun raporunda filli livata izine rastlanmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. 4. Mağdur ... beyanında, sanığı arkadaşlarının tanıştırması nedeniyle bildiğini, yaklaşık 5 ay kadar önce sanığın kendisini evine çağırdığını, su taşımasını istediğini ve kendisine 1 TL ve sigara verdiğini, daha sonra korktuğu için sanığın evine gitmediğini, sanığın kendisine cinsel istismarda bulunmadığını beyan ettiği, mağdurun raporunda anal bulgu bulunmadığı, tanıklar ve ... ve ...'in mağduru sanığın evinde gördüklerini anlattıkları anlaşılmıştır. Sanığın suçlamaları kabul etmediği, mağdurlardan ... ve ...’ı tanıdığını belirttiği, evinde yapılan aramada prezervatif, cinsel gücü artıcı hap bulunduğu, telefonunda yapılan incelemede on üç - on dört yaşlarında iki erkeğin dudak öpüştüğü resim çıktığı, rehber öğretmen ... .... tarafından tutulan tutanaklarda mağdur ...’ın, sanığın özel bölgelerine dokunduğunu söylediği, mağdur ... ...’nin sanığın kendisi ile cinsel ilişkiye girdiğini söylediğini ve yine mağdur ...’un sanığın özel bölgelerine dokunduğunu söylediğinin tutanak altına alındığı, bozma kararından sonra alınan Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 20.06.2022 tarihli raporlarında dosyada mevcut tüm tıbbi evrak ve her türlü belgenin tetkiki ile mağdurlar hakkında rapor düzenlenmesinin istendiği, anal yolla cinsel istismar sonrası görülmesi beklenen ekimoz, mukoza veya sfinkter yırtığı gibi travmatik değişimlerin olaydan kısa bir süre sonra iz bırakmaksızın kaybolabileceği gibi, kişinin yaşı, fizik gelişimi, olay sırasında penis girişini kolaylaştırıcı kaygan madde kullanımı ile hile, tehdit gibi nedenlerle direncinin kırıldığı durumlarda anal sfinkterin çok büyük travmatik değişim olmaksızın penisin girişine müsait olacak şekilde genişleme yeteneğinin bulunmasının da tıbben mümkün olduğu ve olayın hemen akabinde yapılmış bir anal muayenesi olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde; mevcut bulgularla kişinin anal yoldan cinsel istismar eylemine maruz kalıp kalmadığının tıbben tespit edilemediğinin belirtildiği, sanık hakkında Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinden ve Adli Tıp Birinci Üst Kurlundan alınan raporlarda sanığın cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekât serbestisini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ve zekâ geriliği saptanmadığı, adli dosya tetkikinde sanığın mezkûr suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak boyutta bir akli arızanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulgu ve belgeye de rastlanmadığı; bu duruma göre ... ...’in 2016 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğunun oy birliği ile mütalaa olunduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Mağdurlara Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Sanık müdafii kanunî süre içerisinde sunduğu temyiz dilekçesiyle kararı temyiz etmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 294 maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde dosyaya özgü herhangi bir gerekçe içermeyen temyiz dilekçesinde hükmün neden dolayı bozulması gerektiği hususunda sebep göstermediği anlaşılmakla, sanık müdafiinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin temyiz isteğinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir. B. Sanık Hakkında Mağdurlar ..., ... ve ... ...'ye Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel istismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Mağdurların aşamalardaki beyanları ile rehber öğretmene anlatımlarının çelişkili olması, bu beyanların doktor raporlarıyla doğrulanmamış olması, sanık savunmusı ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın olay tarihlerinde yaşı küçük mağdurlara karşı tehdit kullanmak suretiyle nitelikli cinsel istismarda bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle sübuta eren eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu ve sanığın mağdurlar ... ve ... ...'ye yönelik eylemlerinin birden fazla olması nedeniyle aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırılması gerektiği gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur. C. Sanık Hakkında Mağdur ...'e Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun aşamalardaki beyanlarında kendisine karşı gerçekleşen bir cinsel istismardan söz etmemesi, tanık beyanlarının görgüye dayalı olmaması, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Mağdurlara Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Mağdurlar ..., ... ve ... ...'ye Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel istismarı ve Mağdur ...'e Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2022 tarihli ve 2021/15 Esas, 2022/341 Karar sayılı hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.