17. Hukuk Dairesi 2010/1136 E. , 2010/3209 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili davalılardan ...’nin müvekkiline olan vergi borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında kendisine ait taşınmazla…
**17. Hukuk Dairesi 2010/1136 E. , 2010/3209 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili davalılardan ...’nin müvekkiline olan vergi borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında kendisine ait taşınmazları amme alacağının tahsilini engellemek amacı diğer davalılara sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir. Davalılardan ..., ... ve Sevgili İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. vekili davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılar cevap vermemiştir. Mahkemece koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece davalılardan ... tarafından borcun kesinleşmesinden sonra yapılan bir tasarruf işleminin bulunmadığı ve adı geçen davalıya usulüne uygun biçimde ödeme emri tebliğ edilmemesi nedeniyle koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun düşmemektedir. 6183 sayılı yasanın 35. maddesinde limited şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları, aynı yasanın mükerrer 35. maddesinde ise tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği öngörülmüştür. 213 sayılı vergi usul yasasının 10.maddesinde ise tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve