11. Hukuk Dairesi 2024/3832 E. , 2025/2186 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/349 Esas, 2024/563 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/183 E., 2021/292 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Te
**11. Hukuk Dairesi 2024/3832 E. , 2025/2186 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/349 Esas, 2024/563 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/183 E., 2021/292 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 27. sınıfta tescilli 2009/34529 sayılı ve “...” ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının 2019/57318 sayılı “...” ibareli markanın 20, 24, 27, 35 ve 42. sınıflarda tescili için davalı Kuruma başvurduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa, başvurunun iltibas, temsilcinin izinsiz olarak kendi adına markayı tescil ettirmesi ve kötüniyet nedenleriyle tüm sınıflarda reddedilmesi gerektiğini, zira davalı şirketin tek ortağı ve tek yöneticisi olan ...’ın 05.11.2013-21.04.2018 tarihleri arasında müvekkili şirkette çalıştığını, ...’a vekaletname ile geniş yetkiler tanındığını, 24.07.2018 tarihli azilnameyle de vekillikten azledildiğini, itiraza mesnet markanın ... Tekstil A.Ş.’den müvekkili tarafından devralınmasına dair 09.09.2014 tarihli marka devir sözleşmesinin, müvekkilini temsilen, şu an davalı şirketin tek ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan ... tarafından imzalandığını, sınırsız tercih hakkına sahip davalının tek ortağının uzun yıllar çalıştığı şirketin markasının aynısını kendi adına tescil ettirmek istemesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, ...’ın sırf uzun yıllar çalıştığı şirkete zarar vermek amacıyla, önce 24 ve 35. sınıflar için 23.05.2018 tarihinde 2018/50621 sayılı “...” markası için başvuru yaptığını ve bu başvurunun YİDK kararıyla kısmen reddedilmesinden on beş gün sonra ise 15.06.2019 tarihinde davaya konu “...” ibareli başvuruyu yaptığını; davalı şirketin 2018/50621 sayılı “...” ibareli markası için 35. sınıf bakımından kısmen hükümsüzlüğüne karar verildiğini ve davanın istinaf aşamasında olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptali ve tescili halinde 2019/57318 sayılı “...” ibareli markanın tüm mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzer olmadığını, müvekkili şirket yetkilisi davacı yanında 2013-2018 yılları arasında çalışmış iken, davacının "..." markasını devir alıp hak sahipliğinin başladığı tarihin 25.06.2019 olduğunu; davacıya karşı kullanmama def'ini ileri sürdüklerini ve davacının dava konusu markanın ilgili sınıflara ilişkin ciddi markasal kullanımını ispat etmesi gerektiğini, dava konusu markaya ilişkin tescil başvurusu yapılan 15.06.2019 tarihi itibarıyla davalı şirket yetkilisinin davacı ile hiçbir hizmet veya temsil ilişkisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markasının 20. sınıfa konu “Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, Aynalar. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller” malları ile 35. sınıfa konu “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, Aynalar. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul portatif merdivenler, hareketli merdivenler. Bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular mallarının bir araya getirilmesi” hizmetleri yönünden ilişkili ve bağlantılı mal ve hizmetler olarak değerlendirilmesi gerektiğinden ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede görsel ve sescil benzerlik oluştuğu, dava konusu başvuru markası açısından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/9 hükmü anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı ileri sürülmüş ve davalı firma temsilcisinin daha önce davacı firma ile ticari vekil bağı olsa da mesnet markanın sahibinin daha önce başka bir firma olmasından dolayı sonradan davacı tarafça devir alındığından davaya konu markanın başvuru tarihi esas alınarak SMK'nın 6/9 hükmü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, dava konusu YİDK kararının yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden iptali ile markanın bu mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekillerince ileri sürülen istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, davalı şirketin 28.12.2017 tarihinde kurulduğu, tek ortağının ... olduğu, ...'ın davalı şirketi kurduğu tarihte aynı zamanda davacı şirkette çalıştığı ve davacı şirketi temsile yetkili olduğu, davacı şirketçe azledilmeden önce 23.05.2018 tarihinde kendi kurduğu şirket adına 2018/50621 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunu yaptığı, 24.07.2018 tarihinde azledildiği, 2018/50621 sayılı başvuruya ilişkin itiraz süreci sonuçlanmadan, bu kez işbu davaya konu "..." ibareli marka başvurusunu yaptığı, marka başvurusu yapan davalı şirketin sahibinin davacı şirketin yetkilisi olarak 2013-2018 yılları arasında çalışmakta iken, esasen davaya mesnet gösterilen "..." ibareli 2009/34529 sayılı markanın dava dışı .... AŞ'den davacı şirkete devrine ilişkin marka devir belgesinde de yetkili olarak imzasının dahi bulunduğu, bu marka devrinin TÜRKPATENT kayıtlarına işlenmediği, devir talebinin 25.06.2019 tarihinde yapıldığı, olayların bir bütün olarak irdelenmesinde, bu ibarenin davalı tarafından tesadüfen seçilip tescil ettirilmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, davalı şirketin tek ortağı ...'ın davacı şirkette çalıştığı dönemde düzenlenen 27.02.2011, 15.01.2014 ve 18.02.2014 tarihli faturaların dosyaya delil olarak sunulduğu, bu faturalarda davacı şirketin ticaret unvanının yanında stilize bir tarzda yazılmış "... Halı-ithal duvar kağıdı-perde-döşemelik" ibarelerinin bulunduğu, davalı şirketin dava konusu başvurusunda da aynı yazım stilinin kullanıldığı, kendisine duyulan güveni kötüye kullanan kişilerin başvurusunun kötüniyetli olduğunun kabulünün gerektiği, davalı şirketin 2018/56621 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunun hükümsüzlüğü talebiyle Ankara 3. FSHHM'nin 2019/315 E.-2020/137 K. sayılı dosyasında görülen davada dava konusu markanın kısmen hükümsüzlüğüne dair verilen kararın Dairelerinin 14.02.2022 tarih ve 2020/753 E.-2022/132 K. sayılı kararı ile kaldırılarak başvurunun kötüniyetle yapıldığı gerekçesiyle tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verildiği ve anılan kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.11.2023 tarih ve 2022/3051 E.-2023/6626 K. sayılı kararı ile onandığı, davalının kötüniyetli başvurusunun bütün sınıflar yönünden reddinin gerektiği, davalının marka tescilinin kötü niyetle yapılmış bulunduğu belirlendiğinden bu yöne ilişkin kullanmama define yönelik savunmanın incelenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, davalının 2019/57318 sayılı ve "..." ibareli markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 27.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.