T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/923 - 2025/1489 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/923 KARAR NO : 2025/1489 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/04/2024 NUMARASI : 2022/1154 Esas - 2024/330 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02/12/2025 Mahalli mahkemesince verile…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/923 - 2025/1489 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/923 KARAR NO : 2025/1489 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/04/2024 NUMARASI : 2022/1154 Esas - 2024/330 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... plaka sayılı aracı ile 30/11/2021 tarihinde seyir halinde iken önüne başıboş köpek çıkması nedeniyle trafik kazasının gerçekleştiğini, davalı sigorta şirketinin sigortalısı diğer davalının ... firmasından uzun süre kiraladığı aracın takip mesafesini takip etmemesinden, aşırı hızlı gitmesinden ve dikkatsiz olmasından dolayı müvekkilinin aracına arkadan çarptığını, aracın arka kısmının zarar gördüğünü, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında değer kaybının meydana geldiğini belirterek, kısmi alacak davasının kabulü ile fazlaya ilişkin ve ileride değer artırım hakkının saklı kalması kaydıyla 100,00 TL maddi tazminatın 30/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müteselsilen alınarak davacı müvekkiline verilmesini talep etmiş, 10.11.2023 tarihli dilekçesi ile dava değerini 45,000,00-TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete ilgili düzenleme gereği usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, işbu davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davanın kısmi dava koşullarını taşımadığını, araçta meydana gelen araç hasarı ve değer kaybı ücretinden müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalısının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, olay tarihinde poliçe limitinin araç başına 43.000 TL olduğunu, trafik kazası sonrası davaya konu aracın kasko sigortacısı ...A.Ş. tarafından hasar dosyasının açıldığını ve araç ile ilgili hasar dosyası kapsamında onarıldığını, kasko sigortacısı tarafından onarıma müteakip müvekkili şirketten rücuen ödeme talep edildiğini, müvekkili şirketçe bahse konu hasara ilişkin toplam 43.000,00TL rücuen davaya konu aracın sigortacısına ödendiğini, yapılan bu ödemeler neticesinde müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, teminat limitinin tüketildiğini, zaman aşımı def’ilerinin ve itirazlarının dikkate alınmadığını bildirerek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının KTK m.97'de düzenlenen sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmış olması şeklindeki dava şartını sağlamamış olduğunu, bu sebeple dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca delillerini ispata elverişli bir şekilde sunmadığını, dava dilekçesinde açıkça hangi delilin hangi vakıaya ilişkin olduğunu neyi ispatlamaya yönelik olduğunu belirtmediğini, trafik kazasının bir hayvanın aniden yola fırlaması ile gerçekleşmiş olduğunu, olayın müvekkili şirket bakımından olağan trafik işleyişinin dışında, öngörülemez ve kaçınılmaz olması bakımından mücbir sebep teşkil ettiğinden müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığını, bir hayvanın fırlayarak aracın önüne çıkması sonucunda önündeki aracın aniden fren yapması üzerine o araca çarpılmasından müvekkili şirketin kiracısı olduğu aracın şoförü olan ...'in veya müvekkili şirketinin sorumluluk alanına dahil edilmesinin mümkün olmadığını, mücbir sebebin bulunmadığı kanaatine varılması halinde alınacak bilirkişi raporu ile ... plakalı aracın sürücüsü ...'in herhangi bir kusurlu hareketiyle zarara yol açmadığını ve bu sebeple müvekkili şirketin de zarardan sorumlu olmadığının anlaşılacağını, müvekkili şirketin zarardan sorumlu olduğu kanaatine varılması halinde davacı tarafından hayvana vurulması sebebiyle aracın ön kısmında meydana gelen hasar ve daha önceden oluşan hasarların değer kaybı tazminatı hesaplamasında dikkate alınmaması gerektiğini bildirerek, davanın dava şartı eksikliğinden usulden reddine, mahkemede aksi kanaat hasıl olması halinde ise davanın müvekkili şirket bakımından esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 30/11/2021 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile seyrederken yola çıkan başıboş hayvana çarpması, devamında aynı yönde arkasında seyreden sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın ... plakalı aracın arka kısmına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 24.10.2023 tarihli raporda, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusuru olmadığı, kaza nedeniyle araçta oluşan hasar nedeniyle 45.000,00 TL değer kaybı oluşabileceğinin bildirildiği gerekçesi ile alınan raporlar hükme esas alınmak suretiyle davanın kabulü ile 45.000,00 TL değer kaybı tazminatının 4.102,84 TL’lik kısmının davalı sigorta şirketinden, 15/12/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... A.Ş.'den kaza tarihi olan 30/11/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 40.897,16 TL’lik kısmının davalı ... A.Ş.'den kaza tarihi olan 30/11/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ile davalılardan ... A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece faiz türünün hatalı belirlendiğini, davalı ... A.Ş.’nin tüzel kişi tacir olduğunu, bu nedenle avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, bilirkişi tarafından hesaplanan 45.000TL değer kaybının çok düşük olduğunu, dosya kapsamındaki uzman görüşü ile alınan rapor arasında çok büyük fark olduğunu, bilirkişinin dava konusu aracın daha evvel de onarıma uğraması nedeniyle değer kaybına esas alınamayacağı yönündeki görüşünün yerinde olmadığını, rapora itirazlar dikkate alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece İl Emniyet Müdürlüğünden talep edilen MOBESE görüntüleri dosyaya sunulmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, davalı sigorta şirketine başvuru yapılmadan açılan davada dava şartı noksanlığı bulunduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin işleteni olduğu araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, değer kaybına ilişkin bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlar dikkate alınmadan karar verildiğini, somut olayda hayvan sahibinin kusursuz sorumluluğu kapsamında yola fırlayan hayvanın sahibi tespit edilerek sorumluluğuna başvurulması gerekirken müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesinin doğru olmadığını, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler tespit edilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan araçtaki değer kaybının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalılardan ... A.Ş. vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 30/11/2021 günü davacı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Sandıklı istikametinden Afyonkarahisar istikametine seyri sırasında aniden yola çıkan başıboş hayvana aracının ön kısımları ile çarpması, devamında da davacının arkasından aynı istikamete doğru seyreden davalı ... A.Ş.’nin işleteni olduğu, dava dışı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya ait aracın sağ arka kısımlarına çarpması ile çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacının kazadan kaynaklı olarak aracında meydana gelen değer kaybının tazmini için eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından davaya konu kazada tarafların kusur durumunun tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, 24/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı ... A.Ş.’nin işleteni olduğu, diğer davalı ... A.Ş.’ye ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu mütalaa edilmiş olup, alınan raporda belirlenen kusur durumu dosya kapsamına ve kaza tespit tutanağına uygun düştüğünden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Her ne kadar davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, ilk derece mahkemesi tarafından İl Emniyet Müdürlüğünden kaza anına ilişkin MOBESE kayıtlarının getirtilmesi istenilip, bu kayıtlar incelenerek kusur durumu değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürmüş ise de, dosya kapsamında yer alan Sinanpaşa İlçe Emniyet Amirliği tarafından gönderilen 26/09/2023 tarihli tutanak ile Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilen 08/02/2024 tarihli cevabi yazı içeriğinden, dava konusu kaza ile ilgili herhangi bir MOBESE kaydının bulunmadığı anlaşılmış olup, davalı ... A.Ş. vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir. İlk derece mahkemesi tarafından dava konusu kazadan kaynaklı olarak davacının aracında meydana gelen değer kaybının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, alınan raporda, davacıya ait BMW marka aracın ön arka kısmında kazaya bağlı olarak meydana gelen hasarın arka panel, arka tampon demiri, çıtası, braketi, köpüğü, bagaj kapağı ve tabanı, arka stoplar, arka susturucu, arka sağ çamurluk, havuz alt koruması, sol alt bagaj lambası gibi parçaların değiştirildiği, havuz sacı ve sağ arka şasenin işçilikle düzeltildiği, kaporta-boya -elektrik cam işçiliklerinin yapılarak KDV hariç 105.110,67 TL tutarında hasar oluştuğu, davacıya ait aracın bu kaza öncesinde 5 adet kazaya daha karıştığı, aracın ön taraf ve arka tarafında hasar oluştuğu değerlendirilmek suretiyle davaya konu aracın daha önceki kazaları ve hasarın boyutu irdelenmek suretiyle kaza öncesi değeri ile kaza sonrası değeri arasındaki farktan ibaret değer kaybı tutarının hesaplanması yöntem itibariyle doğru olduğundan hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Her ne kadar davacı vekili tarafından, değer kaybına ilişkin olarak dosyaya sundukları uzman mütalaası ile yerel mahkemece alınan bilirkişi raporu arasında tespit edilen değer kaybı miktarı yönünden farklılık ve çelişki olduğu ileri sürülmüş ise de, davacı tarafça dosyaya kazandırılan uzman mütalaasının dava konusu aracın daha önce karıştığı kazalar yönünden herhangi bir değerlendirme içermediği, dolayısı ile dosya kapsamındaki bilirkişi raporu ile uzman görüşü arasındaki çelişkiden de söz edilemeyeceği anlaşıldığından, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalılardan ... A.Ş. vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ve davalılardan ... A.Ş. vekillerinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... A.Ş.’den alınması gereken 2.793,67 TL istinaf karar harcının peşin olarak alınan 10.224,29 TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.430,62 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.